Masamın üzerinde, bir arkadaşıma yazdırdığını hat yazısı
da duvara asılmayı bekliyordu;
" Bu da geçer Ya Hu!"
Ah evet! Bu sahiden benim için önemliydi.
Bu da geçer
Ya Hu !
Kendi kendime defalarca kez tekrarladığını bir zikir haline gelmişti.
Bu da geçer. Bu da geçecek. Bu da geçmeli. Bu da geçsin
Ya Hu !
Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem aydınlık hem karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; Hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete.
"Çoğumuz yarı uykuda gezer bir durumda yaşarız; günlük işlerimizi yaparız ve günler uçup gider. Bu durumun iki istisnası çocukluk dönemi ve âşık olduğumuz zamanlardır."