Gıda endüstrisinin olumsuzluklarını bilen biri olarak, ne zaman bunlardan bahsetsem büyük bir çoğunluk 'yiyecek bir şey bırakmadınız, onu yeme bunu yeme o halde ne yiyelim' gibi itirazlarda bulunuyor. Peki, bu itirazlar haklı mı? Gıda tüketiminde seçici olmak, insanları çaresiz mi bırakıyor yoksa koruyor mu? Yenmesinde 'sakınca' görülen ürünleri tüketmediğimiz zaman, hakikaten geriye yiyecek bir şey kalmıyor mu? Esasen yeryüzü, sayısını henüz bil(e)mediğimiz, muhtemelen de tam olarak öğrenemeyeceğimiz tüketilebilir tabii nimetlerle dolu. Bir insan bu yiyeceklerin tümünü tüketemeyeceği gibi zaten tüketmekle de mükellef değil. Dünyanın fiziki büyüklüğü karşısında esamisi bile okunmayan insan, cürümü ölçüsünde hatta cürümünden de az şeyle yetinebilir...
Yapmamız gereken geçmiş çağların bilgeliğinden ve en gelişmiş teknolojilerden yararlanarak gıda üretiminde bir tür "üçüncü yol" bulmak. Böylesi bir yaklaşımla mahsülleri arttırırken köklerinde yatan yaşam ağını da yok etmez aksine yeniden canlandırabiliriz.