Sabaha karşı uyku arasında bir an sanki nefesimle bulacak gibi oldum seni, çabucak dağılıverdi ürpertin, gözlerimi aralayıp soluk soluğa titreştiğin yeri taramaya başladım kirpiklerimle, kalp ibrem inceldi aramaktan, neden sönüp gittin hemencecik?
Herkesin kendine göre bir ‘gitme’ deyişi ve gene herkesin kendine göre bir gitmeyişi vardır. İkimiz de meşrebimizce yapmıştık üstümüze düşeni. Ben, ‘Git’ derken bile, ‘Gitme’ demeyi becermiştim, o da en nihayet giderken bile aslında kalabilmeyi.