İslâm'da Kadın

6 üye
Takip
Bir kız evladı gereği gibi takdir etmediğinizde, aslında kendisi vasıtasıyla bu dünyaya geldiğiniz annenizi takdir etmemiş sayılırsınız.
Sayfa 155·Kitabı okudu
İslâm'da Kadın
Muhteşemmm
"İçlerinden birine bir kız bebek müjdesi verildiğinde..." Demek ki, adam eşinin doğumu için bekliyor; o zamanlar ultrason olmadığını hatırlayalım. Ve nihayetinde bebek doğuyor. Bir erkek olsun, diye umuyor. Ebe gelip de, "O bir kız!" deyince. Allah "el ünsâ" "O kız" buyuruyor. Bütün kültürlerde "ünsa" dersiniz, "el ünsa" değil. Diğer bir deyişle, "Herhangi bir kız" dersiniz "O kız" değil. Fakat Allah nezdinde doğan kız özeldir, bu sebeple "el ünsâ" diyor "ve izâ büşşira ehadühüm bi ünsâ" demiyor. Onun yerine "bi'l ünsâ" buyuruyor. Kelimenin başındaki "el" takısı şereflendirmek için kullanılıyor.
Sayfa 154·Kitabı okudu
İslâm'da Kadın
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''Çocuğu oyundan, kadını süsten men ederseniz fıtratları bozulur.'' diye bir söz vardır. Bu durumda kadının neşeli, çocuksu yanını kaybetmemesi lazım.
Sayfa 398·Kitabı okudu
İslâm'da Kadın
Peygamberimiz (sav) Müslümanlar'a
"kadınlara daima iyi davranmalarını, onları kendi akıllarınca düzeltmeye kalkmamalarını, maddi ve manevi ihtiyaçlarını temin etmelerini" tavsiye etmiş, "İyileriniz, kadınlarınıza karşı iyi olanlarınızdır." buyurmuştur.
Sayfa 66·Kitabı okudu
İslâm'da Kadın
Geleneğiniz batsın!
Bütün bu bilgilerin ardından toparlamak gerekirse, kadın, İslam geleneğinde erkeklerin (baba, koca) mutlak hakimiyeti altında olan ve adeta köle statüsü gibi eda (fiil) ve vücub (hak) ehliyetlerinden kimi zaman tamamen, kimi zaman da kısmen mahrum tutulan bir varlık hükmündedir. Bu sebepledir ki kadın İslam fıkhında velayet, şahadet ve kazadan hükmen (hukuken) aciz bir varlık gibi telakki edilir. Kadınların mescitlerde cemaatle namaz kılma, cihada katılma, talak yetkisine sahip olma, tek başına hacca veya başka bir maksatla seyahate çıkma, karı-koca ilişkisindeki huzursuzlukta (nüşuz) kocanın dayakla tedip hakkına karşılık ancak kocaya belli bir meblağ ödemek gibi bir mali fedakarlıkla boşanma hakkına sahip olması (muhalea) gibi kısıtlar ve mahrumiyetler dikkate alındığında, kadının islam geleneğindeki yeri ve statüsü kuşkusuz daha iyi anlaşılır.
İslâm'da Kadın
Batı ve İslam
Kadını 19. yüzyıla kadar boynuna tasma takarak; 20. yüzyılda ise soyarak satan Batı, hokkabaz mantığıyla kadın haklarında referans kabul edildi. Kadını ana hatlarıyla ve mahrem çizgileriyle kayda geçen, 12 ayette anne olmasına vurgu yapıp insanlığa mevkisinin yüceliğini hatırlatan, muhataplarını ona karşı saygılı olmaya çağıran İslâm yargılandı; kadın tacirleri itibar gördü. Kadını hayvan pazarında satan İngiliz iradesi, “kadın hakkı müdâfî” kabul edildi. Müslümana ebeveynine iyi davranmayı emreden, umumi planda ise bütün milletleri anneye karşı saygılı olmaya çağıran,23 yeryüzünün en mazlum varlığı kadının davasına el koyan İslâm ise sorgulandı.
Sayfa 28·Kitabı okudu
İslâm'da Kadın