m

Milli Şuur

2 üye
Takip
Maziden gelerek halimizi harekete getiren ruh kuvvetleri, gelmiş oldukları hızla mütenasip olarak istikbalin hayatını mey­dana getirirler, geleceğin hayatını yaratırlar. Gerilerden gelerek ileri ufuklara doğru akan bir nehir gibi, mazi, istikbalimizin yara­tıcısı olur. Eski dediğimiz mazi, bizim seciyemizin sanatkarı, hatta şuu­rumuzun yaratıcısıdır. Mazinin bittiği yerde, millet biter, insan biter, İzan biter, nihayet bulurlar. Millet, tarihinden ibarettir. Onu tarihinden sıyırınız, insan sürüsü kalır. Eskinin bize devrettiği unsurların, bolluğu, zenginliği nisbetinde, meydana gelen yeni eser canlı ve devamlı olur. Eskiden bir şey olmadan yeni eser yap­maya kalkanlar ölü varlıklar elde ediyorlar. Bunların cemiyetleri ölü, davaları ölü, vicdanları ölü, kendileri de canlı ölülerdir. Milletlerin mazisini teşkil eden bütün eski hareketler, eski eserler ve düşünüşler, ona bir zincirin halkaları gibi gelmektedir. Ben babama, o da Kosova'nın kahramanına ve Yıldırım Han'a bağlanır. Bunların ruhu ise Yunus'larla Alpaslan'lardan geçerek, Hazreti Muhammed'e kadar uzanan zincirin, bize daha yakın bulunan halkalarını teşkil ederler. Bizim bu atalarımızın varlığı geçmişten ibaret bir bütün teşkil ederek, bizim ruhumuz, bizim dimağımız olmuştur. Millet, bir büyük dimağın, böyle büyük bir ruhun adıdır.
Milli Şuur
Şimdi dar bir idrak ve düşünme alanına hapsolmuş durumdayız, mazi ile alâkasız, çağrışımsız ve köksüz kelimelerle bir felsefe üretemiyor, köklü bir şiir yazamıyor; dolayısıyla güçlü bir kültür/medeniyet hamlesi yapamıyoruz. Onun içindir Karakoç’un “Dilimi çaldın, kelimelerimi çaldın/Bana ne bıraktın kanlı soygun/Bu korkunç talandan ne umdun…” dizelerindeki feryadı. Sahi bu ‘korkunç talan’dan ne ummuşlardı?.. Bu talanı yapanlar bir iktidarı/medeniyeti yıkmanın ve yerine kendi iktidarlarını inşa etmenin o kanlı soygundan geçtiğini pekâlâ biliyorlardı. O nedenle var güçleriyle karşı oldukları iktidarın kültürüne; mimarîsine, musikîsine, diline, edebiyatına saldırdılar. Örneğin Divan edebiyatına hücum ettiler; onun diline, kelimelerine, sesine… Alaattin Karaca
Milli Şuur
Reklam
"İnsanın asıl hayatı, vücudunun küçük makinesini harekete getiren bir sıkımlık can değil, milletini ölümsüz yaşatan, mukaddes ve ebedi topluluk şuurudur. "
Sayfa 184·Kitabı okudu
Milli Şuur
Kuvayı Milliyenin Ruhu
" Kuvayı milliye salt bize özgü değildir kuvayi milliye sadece şehrimizin yahut sadece milletimizin malı da değildir. Kuvayı milliye evrensel bir ruhtur. Kuvayi milliye'nin romanı yazılacak olsa, bu roman milli bir anlatı olmanın ötesinde evrensel bir anlatı olacaktır. Yine de, Kuvayi Milliye ruhunun en şanlı tezahürü bizde vücut bulmuştur"
Sayfa 411 - Metin Savaş·Kitabı okudu
Milli Şuur
Ebesiz Doğan bu talimatı beğendi ve bilgisayarın başına çökerek facebook ortamında Tokmaklı Gençler Ha- reketi'nin vatan sathındaki bütün üyelerine şu mesajı gönderdi: "Kuvayı Milliye hareketi bir saldırı, bir istila, bir vurgun ve bir bozgunculuk hareketi değildir. Kuvayı Milliye hareketi vatan savunmasının ruhudur. Ve bu ruh evrenseldir."
Sayfa 142 - Ebesiz Doğan·Kitabı okudu
Milli Şuur
Yeni Türkiye’nin kalkınması “milli kalkınma”, eğitimi “milli eğitim”, dili milli dil olacaktı.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Milli Şuur
Reklam
Reklam