Şahsiyetimizi inşa eden usta, biziz. Mimarlar başka insanlardır:
Öğretmenler, akıl hocaları, entelektüeller, peygamberler, filozoflar, sanatçılar... bize tesir eden kişiler.
Kendi mimarımız olamayız ama mimarlarımızı seçebiliriz.
Eğer belirli ve uyumlu ilişkiler sağlanabildiyse kendimizi yapıta az çok kaptırmış oluruz. Mimarlık "uyumlu ilişkiler bütünüdür, "ruhun saf yaratısıdır."
Anadolu’ya ilk geldiklerinde Yunanlar, evlerini muhtemelen kendi vatanlarındaki geleneklerine göre inşa etmişlerdir. Örneğin, Bayraklı İzmir’de ortaya çıkarılan M.Ö. 10. yüzyıl sonuna ait, çatıları sazla kaplı, taş temel üzerine kerpiç duvarlı oldukça küçük oval planlı evler, bugüne kadar daha önceki Anadolu yerleşmelerinden bilinmeyen köy mimarisi özellikleri taşımaktadır. Bu durum, Yunanistan’dan gelen ilk göç dalgalarının aslında yeni toprak arayışındaki çiftçiler olduklarını açıkça göstermektedir.