Şahsiyetimizi inşa eden usta, biziz. Mimarlar başka insanlardır:
Öğretmenler, akıl hocaları, entelektüeller, peygamberler, filozoflar, sanatçılar... bize tesir eden kişiler.
Kendi mimarımız olamayız ama mimarlarımızı seçebiliriz.
Eğer belirli ve uyumlu ilişkiler sağlanabildiyse kendimizi yapıta az çok kaptırmış oluruz. Mimarlık "uyumlu ilişkiler bütünüdür, "ruhun saf yaratısıdır."
Modern şehir planlaması konusunda önemli fikirler geliştirmiş ve şehircilik teorisinin temel taşlarını atmıştır. Le Corbusier, modernist mimarlık akımının en tanınmış figürlerinden biridir ve bu kitap, onun şehircilik anlayışını, özellikle sanayileşme, özgürleşmiş mekanlar ve toplumsal düzen üzerine olan görüşlerini yansıtır.
Le Corbusier’in şehircilik anlayışı, o dönemdeki kentleşme sorunlarına karşı bir çözüm arayışıydı. Şehirleri daha daha düzenli, verimli ve hijyenik hale getirmeyi amaçlayan bir vizyon sundu. Şehri sadece bireysel ihtiyaçları karşılamak için değil, aynı zamanda toplumsal refahı artıracak şekilde yeniden tasarlamayı savundu.
Sonuç olarak, modern şehir planlamasına dair devrimci bir yaklaşım sunar. Onun önerdiği düzenli, sağlıklı, işlevsel ve estetik şehirler, 20. yüzyılın şehirleşme anlayışında derin etkiler bırakmış, şehirlerin tasarımını daha fonksiyonel bir hale getirmiştir. Fiziksel düzenin, toplumsal refahı artırabileceğini savunarak, kentleşme sürecinde büyük bir vizyon ortaya koymuştur.