Herhangi bir günü pazar kılan her şeyden uzak olduğum halde, uyanır uyanmaz günlerden pazar olduğunu hatırladım.
Oysa ne pazar kahvaltısı var hayatımda artık ne pazar gazeteleri ne aile ziyaretleri.
Umurumda mı günlerin adı?
Pazar günü araba gezisi, televizyon matinesi, kâğıt oyunu, partiler. Doğumdan ölüme, pazartesinden cumaya, sabahtan akşama bütün etkinlikler rutin ve prefabriktir. Bu rutin ağma yakalanan kişi, bir insan olduğunu; eşsiz bir birey, umutlarıyla ve hayal kırıklıklarıyla, hüznü ve korkusuyla, sevgi özlemiyle ve hiçlik ve ayrılık korkusuyla yaşamak için sadece bir şansı olan bir insan olduğunu unutmasın da ne yapsın?
Aslında yazın yerini çabucak bir başka yaz alıverdi diyebilirim. Sıcakların bastırmasıyla birlikte beni yeni bir şeylerin beklemekte olduğunu biliyordum.