p

Perdeler

2 üye
Takip
SEN HİÇ OSCAR ALAN PERDE GÖRDÜN MÜ?
Kendimde övülecek ne gördümse kendimi olduğumdan başka görmekten arkadaşım. Çünkü övülmek illa yaratanın hakkıdır. Zaten "Elhamdülillah" da bunun ifâdesidir. Yani "Lâ ilâhe illallah!" ile "Elhamdülillah!" arasında "zaruret" ilişkisi vardır. O buysa, bu da odur. Evet. Eğer Allah'ın "tek" olduğunu sahiden kabullendimse, dilimdeki şu ahd u peyman yalan değilse, neticeden hâsıl olan hamdı da başkasına parsel edemem. Eser kiminse övgüsü de ona gider. Fakat, ne yazık, "ben" araya giriyorum. Kendimi de hisse sahibi sayıyorum. Hatta, yetmiyor, başkalarına da parsel dağıtıyorum. Sanki varlık babamın tarlasıymış gibi... O yüzden ayet bir köşesinde beni de uyarıyor işte: "Yapmadıkları hayırlarla övünen kimseleri azaptan kurtulurlar zannetme!" Cümle şirkler bu ilk adımdan başlıyor. Beşer önce fahirden kırıntılar araklıyor. Evvel Mâlik-i Hakîki'nin hakkı senâyı tırtıklıyor. Sonra hırsızlığın şe'ni olan "başkalarının gasbına da gözyumma'" aşaması geliyor. Evet. Gâsıbın tabiatı böyledir. Hesap günü geldiğinde "Yalnız ben mi çaldım canım?" diyebilmek için suç ortaklarının çoğalmasına sevinir. Belki böylelikle enselenmemeyi de bekler. Kalabalığın kaynatıcılığını umar. (Alîm-i Kadîr'e karşı ne boş bir umuttur o.) Benim de ilk hırsızlığım övgüde hırsızlığımdır. Fiilin kendisine cür'etimden önce neticesini tırtıklamaktır. Ve o yüzden İslâm bize, bir sırr-ı azîm ile, her nimete karşı "Elhamdülilah" demeyi öğütler. Yani elhamdülillahım sirkatimin bileğine vurulan bıçaktır. Bizzat benim kulluk ihtiyacımdır. Allah'ın, hâşâ, övülmeye muhtaciyeti yoktur. Kendini bana övdürmesi bana ihsânıdır, ihtârıdır, ikazatıdır. Keremine binlerce şükür... Mazhar değilim memerim. **Üzerimden gösterilenler emanettiler. Aslâ malım olmadılar. Bende gösterilmekle beni benden başka
Perdeler
Perdeler; iki şey arasında... Perdeler; tecrid eden, ayıran... Perdeler; bölen, seçen, kayıran... Perdeler; bölünmez "hakîm"i, "o kim?" letâfetinde bölen... Perdeler; "hâkim" ile "hâkî", "hakî" ile "hak" arasında!.. "Perdeler" isimli şiirinde, "Perdeler, hep perdeler... Her yerde, her yerdeler. - Pencerede, kapıda, - Geçitte, kemerdeler... Perdeler, hep perdeler..." diyor Üstadım!..
Vâridât: Müzik, ″PERDE PERDE BEN″ başlıklı 26 Eylül bölümü, İBDA Yayınları.
Perdeler
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
SİRÂYET ve NÜFÛZ
"Parça, bütünün habercisi, sırrı, delili ve sirâyet edilenidir. Bir şeyin başka bir şeye sirâyet ve nüfûzu, sirâyet ve nüfûz eden şeyin, kendisine sirâyet ve nüfûz edilen şeyle perdelenmesidir. O hâlde, zamanın gaye noktasına nisbetle tarihî "konjonktür-dalga" dilimleri zâhir hükmünde; ve gâye noktası da, ayrı ayrı hakîkatleri belirten bu dilimlerin gıdası, "bâtın"ı hükmündedir.
Vâridât: Müzik, ″PERDE PERDE BEN″ başlıklı 26 Eylül bölümü, İBDA Yayınları.
Perdeler
HAYÂLLER ve PERDELER...
Mevlânâ Hazretleri Mesnevî'sinde: "Başının üzerinde bir sepet ekmek varken, sen şaşkınca kapı kapı dolaşıp ekmek istemektesin. Şaşkınlık teme! kendi başını yokla. Gönül kapısına git, her kapıyı dolaşma! Tâ dizine kadar suya gark olmuşsun da, gaflet içinde başkalarından su istemektesin! Suya susamış, su ise önünde, bilmez ki, o akar suyun içindedir! Aradığı şey onun yanındadır, yine onu ister. O şeyi ve şerhini bilmez. İnci de denizin dibinde ama, deniz, nerede? Sedef gibi olan hayâl, ona bir perdedir." der. Ama unutmamak lâzım perde, insanın dışında değil bilâkis zihnindedir...
Sayfa 507 - HİKMET, Sulhi Ceylan, -Perdeleri Yırtmak-, 29 Eylül 2023, Ahenk Kitap
Perdeler
Ey dükün oğlu
Planların içindeki planların içindeki planları gözlemle.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Perdeler
Peçe takmanın Verdiği Özgürlük
“Hangi sınıftan olursa olsun hiçbir kadın, biri gözleri hariç bütün yüzünü, diğeri de tüm kıyafetini gizleyen iki parça kumaş olmaksızın sokağa bırakılmasa dahi, bizden daha çok hürriyete sahip oldukları kolayca anlaşılıyor... Bunun onları nasıl da gizlediğini, asil bir hanımefendiyle kölesini ayırt etmenin mümkün olmadığını, en kıskanç kocanın bile karısıyla karşılaştığında onu tanımasının imkânsız olduğunu ve hiçbir erkeğin yolda gördüğü bir kadına dokunmaya veya onu takip etmeye yeltenemeyeceğini tahmin edersiniz... bu sürekli tebdili kıyafet onlara, kimseler farkına varmadan istediklerini yapma konusunda sonsuz bir özgürlük sağlıyor”
Perdeler