''Bütün ruhumla iyi bir insan olmayı arzuluyordum . Ama iyi bir insan olmanın peşinde koşmak için çok genç, tutkulu ve yapayalnızdım. Bu samimi arzumu her dile getirişimde aşağılanma ve alayla karşılaştım. Ne zaman adi ihtiraslara teslim oldum, o zaman insanlar beni övdüler ve teşvik ettiler. Hırs, iktidar düşkünlüğü, açgözlülük, şehvet , kibir, öfke ve intikam bunların hepsi saygı gören şeylerdi. Yazarken de hayatta yaptığımın aynısını yapıyordum; üne ve paraya kavuşmak için yazıyordum ve bunun için iyiyi saklamam ve kötüyü göstermem gerekiyordu.
Ölmeye ve dirilmeye dair yüzlerce olay hatırladım. Gördüm ki ben yalnızca Tanrı'ya inandığımda yaşıyorum. Tanrı'yı düşünmem yetiyordu, o zaman hemen diriliyordum. O'nu unuttuğum, O'na inanmadığım zamanlarda ise, yaşam yok oluyordu. Yaşamın bu diriliş ve ölümleri neydi? Tanrı'yı bulmak konusunda az da umudum olmasa , yaşamıma çoktan son verirdim. Fakat yaşıyordum. O'nu hissettiğim ve O'nu aradığım zaman yaşıyordum. Öyleyse O vardır. O, O'nsuz yaşanamayan şeydir.''
|TOLSTOY|
Geçmişte yaşadığın korkular, geleceğini esir almak
zorunda değil. Eğer çocukluğundan bu güne kadar boyun,
kilon, giydiğin kıyafetlerin değiştiyse, davranışların da
değişebilir.
Çekingenliğin yerini, kendine güven, güç ve cesaret
duyguları alabilir.
…ve sen bunu başarabilirsin.
Şu ana kadar çekingenlik rolünü nasıl oynaman
gerektiğini öğrendin ve profesyonelce oynadın rolünü.
Artık kendine güven rolünü oynama zamanı geldi ve bu rol
sana çok yakışacak, biliyorum.
…ve rolüne kendini öylesine kaptıracaksın ki, bir süre
sonra rolün, kimliğinin bir parçası olacak.