İnsan, sahip çıkanı olmadığı zaman rüzgâra kapılmış kuru bir yaprak gibi sağa sola savruluyor. Sesini duyurabilenler bu kadar sıkıntı yaşıyorsa sesini duyuramayan insanlar kim bilir daha nice sorunlar yaşıyor? Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere toplumun tüm kurumları el ele vermeli, ne yapıp ne edip mümkün olduğunca çok insana ulaşmalı ve olabildiğince çok tohumun filizlenip yeşermesine katkıda bulunmalı." diye düşünüyordum
Kısacası, yardım kuruluşları zenginle yoksul arasında tampondu. Zengin yoksulla karşılaşmadan ona yardım edebiliyor ve kirlenmemiş kıyafetleriyle evine dönebiliyordu.
Hz. Ali (radıyallahu anh] demiştir ki: "Müslüman kardeşi kendisine bir ihtiyacı için geldiğinde, nefsini hayır için ehil görmeyen müslüman adama şaşarım. Onun, bir sevap beklentisi ve azap korkusu olmasa bile, güzel ahlâk adına yardıma koşması gerekir. Şüphesiz güzel ahlâk kişiyi kurtuluş yoluna sevkeder."