“Zübük”, Aziz Nesin’in 1961’de yayımlanan “Zübük” romanındaki İbrahim Zübükzade tipinden türemiş, çıkarı için her yolu mubah gören, sözünde durmayan, üçkâğıtçı siyasetçi tipini anlatan halk dilindeki bir lakap. Terim zamanla “ahlâksız, düzenbaz politikacı” anlamıyla genelleşti; 1980’de Kemal Sunal’ın başrolde olduğu film uyarlaması da bu imajı kalıcılaştırdı.
Yazar, romanına bir atasözüyle başlıyor: “İt, kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgem sanırmış.” Romanın kahramanı Zübükzâde İbraam Bey de, çevresinin saflığı sayesinde sâyeban olan, dolandırıcılıkları yanı sıra, belediye başkanlığına, milletvekilliğine kadar yükselen, kırk yaşlarında bir açıkgözdür.
Olay Türkiye-İran transit yolu üzerinde bir Doğu ilçesinde geçer. Eserin ilk sayfalarında ebe Hayriye Hanım’ı Alucanlı Sabri Ağa’yı, terzi Cemali, kalaycı Kör Nuri’yi işlerini yapacağı vaadiyle türlü yollardan dolandırmış olan Zübük sözde ilçeye gelecek devlet adamlarını evinde ağırlamaya hazırlanmaktadır. Gerçekten iki otomobil gelirse de içindekiler, Zübük’ün kadınlı-erkekli âlem yapmaya gelen tanıdıklarıdır. Başgedikli İhsan Efendi’nin yanlış yorumu yüzünden bu iş de örtbas edilir.
Zübük rakiplerini ustalıkla atlatarak önce belediye başkanı, sonra da milletvekili olur; ilçeye baraj ve köprü yaptırması için Ankara’ya gönderilen heyeti de dolandırır, neden sonra ilçeye döner, foyası Ankara’da meydana çıktığı için milletvekilliğine aday gösterilmez bir daha. Ortalarda kalırsa da, zamanla ilçenin gene gözdesi olur: İlçeyi ile çevirteceği vaadiyle eski kandırmalarına tekrar başlamıştır.
Yazarın en tanınmış mizahî romanlarından biri olan eserde Zübükzâde’nin portresi, dolandırılan, atlatılan, kendisini yakından bilen kişilerin ağzından bölüm bölüm anlatılarak bütünlüğe kavuşturulmaktadır.
Aynı adda bir de gülmece