Medeniyet gidince geriye kalanlar…
10/10
·336 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:13
Okurken çok etkilendiğim tamamen ilkel insan doğasını anlatan bir eser. José Saramago bir salgın hikâyesi yazıyor gibi görünse de aslında gözlerini kaybetmeyen insanların bile ne kadar az şey gördüğünü anlatıyor. Roman boyunca beni en çok etkileyen şey, medeniyet dediğimiz yapının ne kadar ince bir kabuk üzerine kurulu olduğunu göstermesi. Kurallar, unvanlar ortadan kalktığında geriye ne kalıyor? Bu sorunun cevabını son derece gerçekçi sahnelerle yazıyor. Kitaptaki karakterlerin isimlerinin olmaması da dikkat çekici. Okurken karakter isimlerinin olmaması bende “aslında bu tüm insanlığa hitap ediyor” görüşü yarattı. Okurken kendinizi yalnızca olayları izleyen biri gibi hissetmedim sanki o karanlık ve belirsiz dünyanın içinde kendimi izledim. Bana göre romanın en güçlü yanı, insanlığın en kötü taraflarını gösterirken umudu tamamen yok etmemesi. Bencilliğin, korkunun ve şiddetin arasında bile merhametin var olabileceğini hatırlatıyor. Doktorun eşi karakteri bunun en güçlü göstergesi. Körlük çok beğendiğim bir kitap ve herkes bence mutlaka bu kitabı okumalı.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Körlerin en kötüsü artık görmek istemeyen kördür.
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:38
Kötü olan gözlerin körleşmesi değil, kalplerin körleşmesi ve körlük bakmak ile görmek arasındadır. Daha da kötü olan gözler gördüğü halde kalplerin birbirini görmemesidir. Fiili olmasa da, ruhen veya kalben -ki kalp dediğimiz de aslında yine beynin düşünce, sezgi, süzgeç kabul veya ret süreçleridir- kör olduğumuz ya da kör olmayı seçtiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Toplu olarak yaşamamızın sonucu olarak uymamız gereken kurallar, içinde bulunduğumuz koşullara uyum sağlamamız, kendimizi tekten ziyade çok olarak düşünmemiz sadece duyu organlarımıza mı bağlı? Bunlardan birini kaybedince biz biz olmaktan çıkıyor muyuz? Bide olanı yanımızdakinde yoksa onunla paylaşmayı mı seçiyoruz? Yıllar ilerleyip çağ atladıkça sağ duyumuzu daha mı çok kaybediyoruz? Oysa ki bir kişi düşündüğümüzün aksine dünyayı değiştirebilir. Kelebek etkisi misali.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Reklam
8/10
·336 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:58
Kitap ilk olarak şehirde trafikte aniden kör olan bir adamla başlıyor. Bir yardimsever onu evine bıraktıktan sonra körlük hızla etrafa yayılıyor. Hükümet bu olağandışı durumu kontrol altına almak ve 'halkı korumak' adına körlük salgınına yakalanan insanları boş olan akıl hastanesinde karantina altına alıyor. Orada ise bir Göz Hastanesinde tanışan yedi kişinin etrafında yaşam mücadelesi devam ediyor. Asıl kritik nokta ise kitapta sadece bir kadın görüyor 'Doktorun karısı' olarak ele alınıyor. Bu yedi kişiden biri (Aslında kitapta hiç kimsenin adı yok. İlk kör, ilk körün karısı, siyah bantlı yaşlı adam,şaşı çocuk, doktor, doktorun karısı, koyu renk gözlüklü genç kız "Kör olduktan sonra adların ne önemi var ki ? " ) Etrafin ne hale geldiğini, insanlığın daha ne kadar pislenecegini sadece o kadın görüyor. Aradaki bir köprü gibi ,O 6 kişiyi sanki cocuklariymis gibi hep koruyor, sorumluluk alıyor ve tüm yük onun omuzlarinda Kitabın dili sade ,ve açıkçası biraz zor. Nokta ve virgül hariç hiç bir noktalama isareti yok. Ama konusu itibariyle de hayli ilgi çekici Kitapta Yazar aslında körleşmeyi yazmamış, gerçekleri, hayatı,görmemeyi, toplumu, hükümeti,insanlığı eleştiriyor. Ve bunu sembolizmden yararlanarak kitabında yer veriyor. Çok beğendigim ve ara ara tekrar dönüp gözden geçirmek istediğim bir kitap oldu. Yazarın Mart 1997’de evinde kendi adına olan, şöyleşi de körlük hakkinda şu cümleleri söylüyor: Körlük için aklınıza gelen fikir nasıl gelişti? JS: Bir restaurant’daydım, siparişimin gelmesini bekliyordum. Tam o anda birden aklıma bir düşünce geldi: Ya hepimiz kör olsaydık? Kendi soruma kendim cevap verecek olursam aslında hepimiz körüz. İşte bu noktaydı romanın embriyosu. Daha sonra başlangıç durumlarını düşündüm ve sonuçların doğmasına izin verdim. Sonuçları
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Yüz Körlüğü
Puan vermedi·312 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:11
Alice Feeney’nin Taş Kağıt Makas romanını biraz rötarlı da olsa bitirdim. Genel olarak sürükleyici, merak unsurunu son sayfaya kadar canlı tutan ve ters köşeleriyle dikkat çeken bir kitaptı. Ancak hikâyenin merkezinde yer alan Adam karakterinin yüz körlüğü (prosopagnozi) konusu bana yeterince derin işlenmemiş gibi geldi. Roman boyunca Adam’ın yüzleri ayırt etmekte zorlandığı vurgulanıyor; fakat bu durumun sınırları tam olarak netleşmiyor. Adam insanları hiç mi tanıyamıyor, yüzleri gördüğü anda mı unutuyor, yoksa sadece yüzleri birbirinden ayırt edemiyor? Yüz körlüğü hikâyenin birçok düğüm noktasını açıklayan önemli bir unsur olmasına rağmen, hastalığın günlük yaşamdaki etkileri ve Adam’ın bunu nasıl deneyimlediği daha detaylı anlatılabilirdi. Bu nedenle kitabın başındaki anlatımla sonlara doğru ortaya çıkan açıklamalar arasında bir kopukluk hissettim. Başlangıçta yüz körlüğü daha merkezi ve belirleyici bir mesele gibi sunulurken, ilerleyen bölümlerde daha çok olay örgüsünü destekleyen bir araç hâline geliyor. Bu da bazı gelişmelerin okur açısından tam anlamıyla ikna edici olmasını zorlaştırıyor. Yine de Alice Feeney’nin gerilim yaratma becerisi, karakterler arasındaki güvensizlik atmosferi ve finaldeki sürprizleri kitabı okunmaya değer kılıyor. Benim için eksik kalan nokta, hikâyenin kilit taşlarından biri olan Adam’ın yüz körlüğünün daha derin ve tutarlı işlenmemiş olmasıydı. Belki de bu konuya biraz daha yer verilseydi, karakterin yaşadıklarıyla daha güçlü bir bağ kurmak mümkün olabilirdi.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,5bin okunma
İnsan Kalabilmenin Sınavı
Puan vermedi·336 syf.·
2026 3. kitabı
İlk Jose Saramago kitabını Körlük'le okumuş oldum. Daha önce adını sıkça duyduğum ve içeriğini merak ettiğim bir kitaptı doğrusu. Lakin sürekli popüler olup önümüze çıkan kitaplardan bazıları beni hayal kırıklığına uğrattığı için bu kitabı geç okumuş oldum. Kitap insanın kendi ile yüzleşmesini sağlayan sarsıcı bir içeriğe sahip. Yeri geldiğinde üzüldüğün, acıdığın, korktuğun ve yeri geldiğinde öfkelendiğin, iğrendiğin yerleri var. İnsana bir çok duyguyu tattıran ve hissettiren bir kurgusu var. Herhalde okuyup da kendini körlerin yerine koymayan onlardan biri gibi hissetmeyen çok az kişi vardır. İnsanlığın o durumda bile ne kadar vahşileşebileceğini kitapta görmüş oluyoruz. Kitap ve körlük biraz daha devam etse yamyama da dönüşebilirdi insanlık. Bence gerçek hayatla örtüşen çok noktası vardı. Önemli olanda insana hisleri ve duyguları ne kadar aktarabildiği bence ve bu kitapta Saramago bunu çok iyi yapmış. Kitabı bitirdikten sonra bile geçmedi içimdeki iğrenti durumu. Sonuç olarak ne olursa olsun insanlığını yitirenlerin çoğunluğuna rağmen insan olarak kalabilenlerin olması bizim en büyük umudumuz. Medeniyet dediğimiz şeyin nasıl ince bir kabukla çevrili olduğunu ve her an çatlayıp kırılabileceğini görmüş oluyoruz. Bazen yaşamak ve bilmek yetmiyor demek ki. Hissetmek gerekiyor.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Körlük
Puan vermedi
Bir şehirde yaşayan adam, kırmızı ışıkta beklerken aniden kör olduğunu anlar. çevreden yardıma gelenler olur bir kişi onu yardım etmek için evine götürür, daha sonrasında bütün insanlar yavaş yavaş kör olmaya başlar. Devlet bu durumun durdurulabilmesi için kör olan bu insanları eski bir akıl hastanesine götürür ve kapatır. insanlar artık karantina altındadır. Çünkü bu körlüğün bulaşıcı olduğunu düşünmektedirler. kitapta yedi ana karakter var, yedi karaktere daha sonra gözyaşı yalayan köpek katılıyor . Farklı bir yazım dili var yazarın.mevcut düzene başkaldırı olarak yazdığını düşündürdü bana. Kitap belirsiz bir şehirde geçiyor ne şehrin ne de karakterlerin isimleri yok. İsimlerin değil,karakterlerin davranışlarını psikolojilerini öne çıkarma amaçlı yapıldığını düşünüyorum… Bir anda kör olduğunda, günlük hayatta farkına varmadan doğal akışıyla yaptığın, yaşadığın,gördüğün bütün işlevlerin bir anda nasıl Allah bullak olduğunu hissettirdi. belki de buradaki anlatılmak istenen körlük;manevi bir körlük,vicdani bir körlük,duygusal körlük,belki de çok önemli olan ahlaki körlük… Kitabı okurken Corona zamanı yaşanan karantina günleri aklıma geldi, keşke daha önce okusaydım dedim. Karantina altındaki insanların bir grup insan tarafından ne kadar ezildiğini horlandıdığını istedikleri zaman insan dışında çok daha korkunç bir yaratığa dönüşebilirdiklerini ve bunları okurken de, yumruklarımı sıkıp, neden bunun olmasına izin veriyorsunuz diyerek bir anda geçmişte yaşadıklarımıza geri dönüp onları çok iyi anladığımı hissettim. Görmek istemeyen kader kör, duymak istemeyen kadar sağır kimse olamaz … öyle bir detay geçiyor ki, görebilen birisi bile görebildiğini görmeyen diğer insanlarla paylaşmaktan korkuyor. Kendilerinden olmadığı onlar gibi olmadığı için. Jose Saramago 1998 yılında
Duygu ve Düşünce
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024132,1bin okunma
Reklam
Reklam