7/10
·336 syf.··
2026 20. kitabı
Bakmak ve görmenin arasında kalan ince,aynı zamanda derin bir boşluk.Gördüğünü idrak edemeyecek farkındalılığı yitirmiş ahlak çöküntüsü.Güneşin ışıltısına , yağmurun serinliğine , doğan bir çocuğun ruhunun kokusuna , sevmenin ve sevilmemin mütevaziliğine ve daha birçok şeye kör kalmak.Anlatılmak istenen anlaşılandan daha değerli olabilir.Eserde olumlu olduğu kadar olumsuz gördüğüm yerlerde hayli fazla.Her konuyu cinsellikle örneklendirmek ve bu örneklendirmelerin sapıkça oluşu gerekli miydi diye sormadan edemiyorum.Böyle değerli bir konuya değinmenin başka yolları varken , bu vasat örnekler bende olumsuz bir iz bıraktı.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
Gözler mi Kör, İnsan mı?
Puan vermedi·336 syf.··
2026 7. kitabı
Körlük, sadece görme yetisini kaybeden insanların hikâyesi değil; insanın, toplumun ve vicdanın sınandığı bir roman. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın körlüğü fiziksel bir rahatsızlıktan çok, insanın görmezden geldiği gerçeklerin bir metaforu olarak kullanması oldu. Düzenin ne kadar kırılgan olduğunu, insanların zor şartlar altında nasıl değişebildiğini ve vicdanın ne kadar önemli olduğunu düşündüren bir eser.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu kitabı okumak için mideniz sağlam olmalı
Puan vermedi·336 syf.··
2026 10. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
Merhablar, Körlük kitabında ışıklı bir görme bozukluğunun salgın şeklinde tüm dünyaya yayılması sonrası yaşananları okuyoruz. 1-2 kişi hasta olursa gerisi onlara bakabilir bu kolay iş, ama günümüzde hiçbirimiz gerçekten üretmezken, birilerinin yiyecekleri marketlere üretip taşıyıp getirmesiyle beslenirken eğer herkes görmez olursa ne olurdu? Marketlere yiyecek taşıyan o ağ çöktüğü anda. İnsanlar bir anda kör olma korkusuyla araç bile kullanamaz olduğunda. Hangi dünyada olursak olalım bu kadarını ben de hayal edemezdim. Ne okudum ben ya dedirtiyor insana. Yazarın ilk Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabını okuyup çok sevmiştim. O yüzden ilk fırsatta herkesin okuduğum körlük ve görmek kitaplarını aldım. Ama bundan sonra diğerlerini okuyabilir miyim emin değilim. Herkesin deli gibi okuduğu kitap bu muymuş, insanlar bunu nasıl okuyor dedirtti. Yanlış anlaşılmasın eleştirdiğim asla edebi yön, yazarın kalemi falan değil. José Saramago 'nun kendine has bir tarzı var. Paragrafsız yazar derler ona ve bu yüzden seviyorum ancak. Bu kitabı hiçbir kadın yazamazdı, yazmazdı. Benim eleştirdiğim çirkin erkek beyni. Erkekler kötülük düşününce illa akıllarına karşı cinse yapılan cinsel suçlar geliyor. Müslüman kadın beynim o ortalarda okuduğum şeyleri asla kabul edemedi. Hatta başlarda okuduklarımı da edemedi. Biz düşeni kaldırmak, eksiği tamamlamak yardım etmek üzere kodlanmışız. Askerlerin körlere böcek, zombi gibi davranmasını da asla anlayamadım. Öldürüp kurtulma isteklerini de, ilaç isteyenlere yardım etmemelerini de. Yazar aslında kitapta iyi ve kötü insanları çok net anlatmış. Askerlerin arasında da yardım etmek isteyenler vardı, en azından öldürmeye karşı olanlar. E karantina sürecinde dışardan yemekleri de yardımseverler yapıyordu. Pandemiyi aklı başında yaşayanlar bilir ki çinde ilk virüs çıktığında da
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
Puan vermedi·150 syf.·
2026 441. kitabı
"Alışılagelmişlik adını verdiğimiz şey belirginlik değil, bulanıklıktır: Bir körlük biçimi, bir uyuşma hali." Georges Perec Yasanmisligin üzerinden geçmek anılara ortak olmak hayal etmek çok farklı bir duygu perec'le bu dokuzuncu buluşmamız az,çok yazım dilini okura neler kattığını okumaktan dusunmeye keyif almaya davet ediyor okuru. Boş sayfa ile başlayıp yatak, oda, daire, apartman, sokak, mahalle, şehir, sayfiye, ülke, dünya ve uzay sıralamasını izleyen, iç içe halkalar oluşturarak adım adım genişleyen kitap boyunca yaşamöyküsel verilerin mekânlarla ilişkisi; yararsızlık, sıradanlık, ikamet edilebilir, yaşanabilir olan; pencereler, ölçüler, sınırlar; yerlerin bellekle kurduğu tuhaf etkileşim üzerine düşünüyor, Düşlüyor, yeni projeler, biçimler üretiyor, sorular soruyor: Bir odada ikamet etmek ne demektir? Bir yer neden ve nereden itibaren bütünüyle bize ait olur? Bir odada yatağın yerini değiştirecek olursak, oda değiştirmiş olduğumuzu söyleyebilir miyiz? Hiç nasıl düşünülür? Neden otobüsler falanca yerden filanca yere gidiyorlar? İnsan kendi şehrini nasıl tanır? Dünyaya dair ne bilebiliriz? Yeni başlayanlar için mekâna ilişkin notlar, çıkmalar, ödevler, bakma, görme alıştırmaları, planlar, takıntılar, sınıflandırmalar, listelemelerden oluşan bir mekân kullanma kılavuzu; “bir mekân kullanıcısının günlüğü.” Mekân Feşmekân Mekân erir, parmakların arasından kayıp giden kum gibi. Zaman onu alır götürür ve geriye kalır biçimsiz parçalar: Yazmak: Özenle bir şeyleri saklamaya, bir şeyleri idame ettirmeye çalışmak: Giderek oyulan boşluktan birkaç kıymık koparıp almak, bir yerlere bir çizik, bir iz, bir im ya da birkaç işaret bırakmak. Georges Perec ·
Anı-Mektup-Günlük Anlatı Edebiyat
Mekân FeşmekânGeorges Perec · Everest Yayınları · 2023177 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 23. kitabı
Ana Tema: Ahlaki çöküş, empati yoksunluğu ve toplumsal vahşet. İnceleme: Beyaz bir körlük salgını üzerinden insanlığın medeniyet maskesini düşüren sarsıcı bir romandır. Saramago, fiziksel olarak görmenin değil, başkasının acısına "göz yummanın" asıl körlük olduğunu savunur. Sistem çöktüğünde geriye sadece insanın çiğ doğası kalır. Kritik Soru: Herkesin kör olduğu bir dünyada, gören tek kişi olmanın yükünü taşıyabilir misiniz?
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
9/10
·96 syf.··
2026 45. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:23
Gizemli Bir Maske, Fernando Pessoa’nın insanın kendine bile yabancılaşmasını, toplumun dayattığı maskeleri ve modern insanın bitmeyen kimlik arayışını melankolik bir dille anlattığı bir iç yolculuktur. Kitap, insanın başkalarından çok kendi içinde kayboluşunu anlatır. Yazarı ve eserlerini tanıyanlar bilir; Fernando Pessoa, melankolinin en derin seslerinden biridir. Gizemli Bir Maske de onun iç dünyasını ve insan ruhunun kırılganlığını yansıtan eşsiz bir eser. Melankoliyi sevenler için kesinlikle tavsiye ederim.
Gizemli Bir MaskeFernando Pessoa · Kolektif Yayınları · 2016335 okunma