VIII. Henry’nin Vatikan'dan kopuşu, dünya tarihinin gördüğü en büyük, en organize kamulaştırma ve mülk transferi operasyonlarından biridir. Aşk, evlilik ve veliaht krizleri, bu devasa ekonomik operasyonun sadece ideolojik vitrini ve kitlelere sunulan magazinel kılıfıydı. Arka plandaki mekanizma incelendiğinde, Henry ve başbakanı Thomas Cromwell’in tam bir "şirket evliliği feshi" mantığıyla hareket ettiği görülür. 1530'ların İngiltere’sinde Katolik Kilisesi ve manastırlar, ülkedeki işlenebilir toprakların yaklaşık üçte birine sahipti. Bu, kralın bile erişemediği, vergilendiremediği ve doğrudan Roma’ya (Vatikan’a) bağlı devasa bir ekonomik devletçikti. Bir mülke çökmek istiyorsanız, önce o mülkün sahibini ahlaken itibarsızlaştırmanız gerekir. Cromwell, 1535 yılında tüm manastırlara müfettişler göndererek devasa bir mali ve ahlaki denetim başlattı. Müfettişlerin hazırladığı raporlarda, manastırların "yozlaşma, batıl inanç ve ahlaksızlık yuvası" olduğu ilan edildi. İşte bu, kutsal mülk transferinin hukuki ve ahlaki kılıfı oldu. Manastırların kapatılmasıyla (Dissolution of the Monasteries) kiliseye ait altınlar, gümüşler, kutsal emanetler ve en önemlisi topraklar tahtın mülkiyetine geçti. Henry, Fransa ve İspanya gibi Katolik güçlerin olası bir işgaline karşı ülkeyi korumak zorundaydı. Kiliseden gelen bu devasa nakit ve mülk akışıyla, hazineyi ağzına kadar doldurdu. İngiliz tarihinin ilk büyük düzenli donanmasını (Royal Navy) kurdu ve kıyı kalelerini tahkim etti.
İşin siyasi dehası ve sonraki tiranlıkları besleyen kısmı tam olarak burasıdır. Henry bu toprakları sadece kendi elinde tutmadı; çok ucuz fiyatlarla ya da hibe olarak taşradaki yerel zenginlere, tüccarlara ve saray bürokrasisine (yani aristokrat olmayan erken burjuvaziye, İngilizlerin deyimiyle Gentry sınıfına)