Bitmemiş Hikâye
6/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Bu kitap bir garip Bu kadar nesini abartmışlar asla anlamadım. Yine yahudilerin kötü zamanlarına değinen bir hikaye. Olay bir köylü çocukla başlıyor gemiye kadar da çocuk üzerinden gidiyor sonra birden bir adam çıkıyor ve hikayenin başı çöp oraya kadar geçen her şey gereksiz oluyor öncelikle sonra mevzu gemideki 25 senedir santranç oynamamış ama dünya şampiyonunu yenebilecek seviyedeki bu travma yaşamamış adam üzerinden yürüyor ve yaşadığı alman sorgulamaları falan anlatılıyor psikolojik işkence daha çok e tamam diyorsun tam olay kızışıyor adam kriz geçiriyor falan derken hop kendine geliyor ve hikaye öylece bitiyor Yani Mother(2017 yapımı) filmi vardı garip bir şekilde sonlanan aaa ne oldu ya bitti mi neden diye söylendiğim bu da kitap olarak o filmle yarışır öyle diyeyim. Hikaye başları hariç gemideki soylu adamın hikayesi kısımları açısından iyiydi lakin kitaplığımda yer almaz ama dinlediğime/okuduğuma pişman değilim diyebilirim.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 243. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 07:38
(Işıklar yeniden yandığında, Heja Ağa, kasrın avlusunda tek başınadır. Mazgallardan birinin önünde durmuş, ellerini arkasında kavuşturmuş, dışarıyı seyretmektedir. Dimdiktir. Bir süre fotoğraf donukluğu. Sessizlik. Az sonra bir ulak girer. Bir süre sessiz, korkak durur. Konuşmaz. Az sonra Heja Ağa başı- ni usulca ondan yana çevirir. Bambaşka biri olmuştur.) ULAK- Yıkanmıştır, duası okunmuştur. Buyurursan huzura getireceklerdir ağam. HEJA AĞA - (Az sonra) Getirsinler! (Ulak çıkar. HejaAğa yeniden dışarıyı seyreder. Gene ses- sizlik. Az sonra dört köylü kişi, omuzlarında bir taht, üstünde bembeyaz kefenle Fasla Kadın'ın ölüsünü getirirler. Kısa bir süre dururlar eşikte. Heja Ağa döner bakar, başını sallar. Dört köylü kişi, az önce Bedirhan Ağanın ölüsünün bulunduğu yere koyarlar cesedi. Geri geri çekilirler. Heja Ağa yaklaşır.) HEJA AĞA- Herkes çekilsin huzurdan! Ağlayıcı Kadınlar da gelmesin! Onların iniltili dudaklarına düşürmem anamın taziyesini. Hiç kimse gelmesin! Buyruğumdur bu. Herkesçe biline! Bu avluya her kim ki bir adım atar, alnının çatından vururum onu. Tek başıma tutacağım anamın taziyesini. Bir başıma ve sessiz. Havar ki gayrı acılarımı sak- layacak bir ıssızlık bulamam. Haydi herkes çekilsin huzurdan!
Hayata Dair
TaziyeMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2012351 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap İncelemesi ve Yorumu
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Sabahattin Ali’nin tüm öykülerini bir araya getiren bu külliyat, Türk edebiyatında romantik idealizmden kopup ayağı yere basan sert bir gerçekçiliğe geçişin miladıdır. İlk dönem öykülerinde tutkulu ve melodramatik temalar ağırlıktayken; yazar Anadolu’yu, kasaba hayatını ve bürokrasinin hantallığını gözlemledikçe kalemi sınıfsal bir keskinlik kazanır. Onun dünyasında köylü sadece "saf", memur sadece "kötü" değildir; her karakter derin yalnızlıkları ve insani zaaflarıyla ete kemiğe bürünür. Sabahattin Ali, Anadolu’nun tozunu ve mahkeme salonlarını dışarıdan bir gözlemci gibi değil, o çamura batan bir "içerideki" olarak anlatır. Hikayelerinin merkezine insanı ve toplumsal adaletsizliği koyarken, zamansız trajediler üretmeyi başarır. Bu yönüyle eser, Türkiye'nin sosyolojik sancılarının ve değişmeyen insan tabiatının en güçlü edebi vesikasıdır.
Tüm Eserleri - ÖykülerSabahattin Ali · Epsilon Yayıncılık · 2019136 okunma
Sanatçı güzel şeylerin yaratıcısıdır
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:08
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde "Yaşamın amacı kendi kendini geliştirmek, tekâmül etmektir. Dünyaya gelme sebebimiz özümüzün farkına varmaktır." Oscar Wilde'ın en önemli ve tartışmalı eserlerinden birisi olan Dorian Gray'in Portresi, Dorian adında oldukça yakışıklı ve çevresi tarafından hayranlık duyulan bir adamın, ebedi gençlik arzusu sonucu yapılan sanat eserinin, bir insanın ömrünü nasıl bu kadar etkileyebileceğini anlatmaktadır. Hikâyede üç önemli karakter ön plana çıkmaktadır. Ana karakter Dorian, Lord Henry ve ressam Basil. Lord Henry, felsefi ve sanatsal olan konuşmaları yüzünden Dorian'ı etkisi altına almış, son derece bilgili ve kültürlü birisidir. Yaptığı yerinde tespitler ve dünya görüşü, onu diğer insanlardan farklı bir konuma yerleştirmesine sebep olmaktadır. Lord Henry'nin, insana dair önemli görüşleri şunlardır: "Modern çağın ideali iyi eğitimli insandır. İyi eğitim görmüş insanın zihni ise korkunçtur; her şeyin ederinin üzerinde satıldığı canavarlarla dolu, tozlu bir çıfıt çarşısı gibidir." "Bir insanı etkilemek ona kendi ruhunu vermektir. Etkilenen kişi artık kendi fikirleriyle düşünemez, kendi tutkularıyla yanıp tutuşamaz hale gelir." "Yaşamın amacı kendi kendini geliştirmek, tekâmül etmektir. Dünyaya gelme sebebimiz özümüzün farkına varmaktır." "Sahip olunabilecek en kıymetli şey gençliktir." "Günümüzde insanlar benliklerini sinsice kuşatan sağduyudan ölüyor; aslında asla pişman olunmaması gereken tek şeyin hataları olduğunu anladıklarındaysa iş işten geçmiş oluyor." Lord Henry'nin söylediği bu çarpıcı sözler belki de günümüz açısından değerlendirildiğinde dahi oldukça önemli olan, insana dair birçok şeyi hatırlatmaktadır. Bunlardan en dikkat çekicisi çevremize karşı en faydalı olacak şekilde yaşamak ve bu hayatta; kalıcı,
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,3bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:41
Denizde fırtınaya yakalanmış bir gemide gibiydik Merhaba arkadaşlar bu akşam size #puskin adlı yazardan #yüzbaşınınkızı adlı romanı yorumlamaya çalışacağım Bu roman 1836 yılında yayınlanan yüzbaşının kızı Rus edebiyatının en güçlü tarihi romanlarından biridir 18 yüzyılda çerice 2. Katerina döneminde yaşayan pugacev ayaklanması sonunda geçen Eser aşk sadakat Onur vicdan gibi temalara Harmanlar. Kitap 1773 yılındaki gerçek bir köylü isyanını anlatır. Puşkin Bu kitabı yazmadan önce arşivleri talan etmiş İsa'nın yaşadığı köyleri bizzat gezmiştir.. Gelelim kitaba; Pyotr andreyich grinyov emekli bir askerin tek hayatta kaldığı çocuğudur.Pyotr 17 yaşına geldiğinde babası onu askerliğini yapması için oranburga gönderir oraya giderken yolda bir tipi çıkar ve yolunu kaybeder arabacı ile beraber. Fakat gizemli bir adamla karşılaşırlar ve o pyortra yolu gösterir buna ufak bir karşılık olarak tavşan kürkü ceketini hediye eder.. Belogorsk Kalesi, aslında etrafı çitlerle çevrili sakin bir köy gibidir. Kaleyi Yüzbaşı Mironov yönetmektedir. Grinyov, burada yüzbaşının kızı Masha’ya aşık olur. Ancak kalede görevli diğer bir subay olan Şvabrin de Masha’ya ilgilenmektedir. Şvabrin’in Masha hakkında ileri geri konuşması üzerine Grinyov onu düelloya davet eder ve yaralanır. Masha, iyileşme sürecinde Grinyov’a bakar ve ikili birbirlerine aşklarını ilan eder. Ancak Grinyov'un babası bu evliliğe onay vermez. Sizce bu aşk burda biter mi? Bu savaş hangi tarafa galip gelecektir?? #okudumbi̇tti̇ #puşkin #yuzbasinin kizi
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Kibele Yayıncılık · 199636,9bin okunma
Ses~Sabahattin Ali
10/10
·64 syf.··
2026 17. kitabı
Bu eserden önce,Sabahattin Ali’nin kaleminden, yalnızca Kürk Mantolu Madonna okumuş biri olarak söyleyebilirim ki,kesinlikle Sabahattin Ali’nin romanlarının yanın- da kısa öykülerine de şans verilmesi gerekli.İlk başta gözüme çarpan en büyük fark,komünist mesajların yoğunluğu.Toplumun sefaleti,kurumla- rın beceriksizliği,kadınlara uygulanan kötü muamele,burjuva(şehirli)sınıfla köylü sınıfın arasındaki fark ve şehirlinin,köylüleri bir yandan kardeş olarak gördüğünü idda edişiyle,onları aşağılaması arasındaki tezatlık bu öykülerde birebir işleniyor.Konuyla en alakasız görünen “Köstence Güzellik Kraliçesi” öyküsünde dahi,gazinolarda çalışan kadınların çektiği zulüm ve kapitalist sistemin seni kullanıp atması temaları işleniyor.Şüphesiz her öykü cidden pek dehşet verici olsa da,“Sıcak Su” öyküsü bir çalışanın patronuna yaranmak uğruna yaptıklarında ne kadar sınır tanımaz olduğunu ve yaptığından biraz bile olsa utanmayışını gözler önüne seriyor.Yanlış hatırlamıyorsam aynı hikâyede,dönemin kadınının,eşinden bağımsız birey olmasının imkansızlığını da anlatıyor.Kitaba ismini veren “Ses” hikâyesi ve diğer hikâyeler arasındaki farka dikkat ederseniz eğer,Sabahattin Ali’nin Türkçü düşünceden,Komünist düşünceye kayışını ve bu değişimin kalemine etkisine de şahit olabilirsiniz.
Edebiyat
SesSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20267,8bin okunma