Susalım.
Susup inkâr edelim; “Ardımızda verdiğimiz sözleri bozmak için can attığımızı” göz göze gelince. “Yalan” diyelim, — yalan yetiyor bize. “Özlemek için sevmişiz, kavuşmak ne haddimize?” Birbirine varmayan yolların aynı yağmurda ıslanışı gibi; uzaktan geçelim birbirimizden, bir ömür uzağından. Akıp gitsin iki yanımızdan iki ırmak gibi zaman. Kıyılarında adımız unutulsun, suya düşen gölgemiz bile söz etmesin bizden. Dillendirilmeyince vuku bulmamış sayılan derin acıların sükûtunda lal olalım. Ne sen sor, ne ben söyleyeyim.
Şiir
Dağıldım
Bir rüzgâr değdi en ince yerime, Sessizce kırıldım, duymadı kimse. Yaprak yaprak döküldüm gecenin içine, Toplayamadım kendimi, sığmadım kendime. ​Aynada yabancı bir yüz, bakışlar uzak, Zaman sanki ruhuma kurulmuş bir tuzak. Kelimeler yorgun, cümleler paramparça, Bir yanım gurbet oldu, bir yanım darmadağınık. ​Biriktirdiğim ne varsa avuçlarımda, Rüzgâra savrulan küller gibi şimdi. Adım adım yürüdüğüm o yollarda, İzim bile kalmamış, silinmiş gibi... ​Şimdi hangi parçamdan başlasam bilemedim, Kırıkları batıyor kalbime, temizleyemedim. Bütün aynaları kırdım da şu şehirde, Bir tek kendi dağılmışlığımı gizleyemedim.
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadisi kudsîde : "ALLAH :  "Seni kendi nurumdan, diğer şeyleri de senin nurundan yarattım. buyurmuştur. Tarihler 1996 yazını gösterirken Kuş adasına bir gazeteci gelir işini icra etmek ister hakkı ile görevini yapan insanlar mutlaka kendisini tebessümü ile belli eder siz onları alınlarındaki iz ile tanırsınız Alnında secde izi bulunan insanlar ahlâkını peygamberimizden alırlar Allah hepimizi o şerefe eriştirsin erdeme ulaştırsın inşAllah amin gazeteci arabaya gaz doldurur fulle ustam sana zahmet der Ve Kuş Adası söke arasında bulunan dilek adası milli parkına doğru yola çıkar burada avcıların vurduğu leşlerini yerde bıraktığı yaban domuzlarının fotoğrafını çeker kimisi domuz eti kimisi kul hakkı peşindedir ve objektifler doğal güzellikleri çeke dursun gazeteci Allahın yarattığı en kıymetli nesne biri vakit diğeri akıldır fakat vaktini ziyan eden çok aklını kullanan nedense hiç yoktur Vakit zayi olursa geri gelmesi hiç mümkün değildir diyen gazeteci civar köylere yola çıkar objektifini insana çevirir fakat tarih 1996 yazı yer dilek milli parkıdır halk anız yakımına başlamıştır Akılsızlıkmı diyelim takdiri ilahimi uyarımı ilahi ikazmı küçük bir kıvılcım binlerce cana mâl olur o yıl 4 bin 500 hektarlık milli servetimiz kül olmuştur yanan küller arasında kirpiler kaplumbağalar nice canlar vardır onlarda evladımız değil mi yanan can bizim
Duygu ve Düşünce
bir yangının ardından sadece küller kalmaz, yanmış olmak da kalır. bunu nerede söndürsün insan?
Uçup giden zamanın afyonunkine benzer uyuşturucu etkisini önleyebilecek hiçbir şifalı bitki yetişmemiştir.Kış güneşi, ışığın küller arasında nasıl sönüp gittiğinin, gecenin bizi nasıl ansızın kavrayıp sarıverdiğinin en iyi kanıtıdır. Geçen her saat yekûna eklenir. Hatta zamanın kendisi bile yaşlanır. Satürn'ün Halkaları
Edebiyat
Kışın kupkuru kalıp nisan yağmurlarını bekleyen ağaçlar gibi, insan da bazen tükenir ve kabuğuna çekilir. Ama bitmez... Herkes defterin kapandığını sandığı an, küllerinin altındaki o son kıvılcımı bulur ve bu kez kendini yok etmek için değil, kalbini gerçek aşkla tutuşturmak için yeniden doğar. ​Hele bir de iman güneşi doğmaya görsün; o eski küller bir anda savrulur, kıştan kalma donmuş dallar berekete çözülür. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap