3 . Bölümün alıntılarını başlattım...
Kalabalığın içinden bakıyordu belki de hayal görmüşümdür.Bu aralar hep hayaller görüyorum çünkü... Sana bişey söyleyeyim mi Parfyon dostum beş yıl önce nöbetlerin başladığı zamanlardaki gibi hissediyorum kendimi .
Sayfa 190 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları PDF okuyorum sayfa sayısı farklılık gösterir·Kitabı okuyor
Alıntı
Evet o istek 3 ay tatil yapmak boş boş duvara bakmak :)
Karşı konulmaz, neredeyse ayartıcı bir istek ansızın bütün benliğini sardı.
Sayfa 288·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Yazar isimlerini kendince düzenlemiş, Fransızca’ya yaslamış.
Don Quichote’a gelince, bu sevinci söylemem gereksiz. Hayatımın 2-3 kitabından biri. Yalnız biraz kızdım Dostoievsky’e. Kendi kitabı Budala Don Qoichote’tan daha ağırbaşlı imiş. Çünkü Don Quichote gülünçlüymüş. Gogol’ü seven bir yazar hiç bunu söyler mi?
Sayfa 27
Alıntı
Tenvari’nin Eşi Hamide Nur Röportajı
“Patanili Müslüman Lider Kebir Abdurrahman Tenvira'nın vefatndan kısa bir süre sonra eşinin Şam'a geldiğini öğrendim. Sağlık sorunları nedeniyle Malezya'da tedavi gördüğü için cenazeye yetişemeyen Hamide Nur Hanım eşinin mezarını ziyaret etmek için Şam'a gelmişti. Bunu öğrenince bu büyük dava adamını, Abdurrahman Tenvira'yı bir de eşinden dinlemek istedim. Şam-ı Şerif’te bir akşam vakti 40'dan fazla Patanili öğrencinin de iştirak ettiği bir programda biz sorduk Hamide Nur Hanım da kendisine sorduğumuz soruları içtenlikle cevapladı. Hamide Nur Hanım'la Patanili Müslüman Lider Tenvira hakkında yaptığım röportaja geçmeden önce size Hamide Nur Hanım'ı daha yakından tanıtmak istiyorum: 1926 yılında Malezya'da doğan Hamide Nur orta ve lise eğitimini Malezya'da tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için Endonezya'ya gitti. Endonezya'da ilk olarak İslâmi ilimler Üniversitesi'ne başladı. 10 seneden fazla burada İslâmi ilimlerin çeşitli alanlarında eğitim gördü. Daha sonra Malezya'ya geri dönen Hamide Nur, 3 yıl da Malezya'da okudu. Uzun yıllar süren eğitim sürecinin ardından Malezya'nın Başkenti Kuala Lumpur'daki Mescid-i Negara'da haftalık vaazlar vermeye başladı. Verdiği vaazlar nedeniyle Malezyalı ve Patanili bayanlar arasında kısa zamanda tanındı. Daha sonra Abdurrahman Tenvira ile evlenen Hamide Nur yıllardır Malezya'da yaşayan Patanili mültecilerin eğitimleriyle ilgileniyor.”
Sayfa 232 - Tenvira’nın eşi Hamide Nur, Patani, Ağustos 2008.
ITRÎ: BİR TÜRK MUSİKÎ DEHÂSI...
(...) Itrî’ye gelince, Türk müziği gerçek bir musikî dehâsı örneğine kavuşmuştur. Takrîben 1640’ta İstanbul’da doğan Itrî, Hafız Post mektebinden yetişmiştir. Yenikapı Mevelevîhânesi’ne müntesib olup, Şeyh Câmi Ahmed Dede Efendi’den ders aldığı söylenir. Asıl adı, Buhurîzade Mustafa Efendi’dir. “Itrî” mahlasını divan ve âşık tarzında yazdığı şiirlerde kullanmış ve bu mahlasla şöhret bulmuştur. “Itrî” kelimesi, bugün halk arasında iyi bilinen “ıtr” (gerenium) çiçeğinden gelmekte ve “güzel ve lâtif koku” anlamını taşımaktadır. Itrî de, musikîde attığı adımlarla, günümüze ve İslâm âleminin her köşesine kadar yayılan “güzel ve lâtif bir koku” olmuştur. O, yalnız müzik ve şiirle değil “hüsn-ü hatt” sanatıyla da meşgûl olmuş, bilhassa “ta’lik” tarzında büyük bir usta olarak dikkat çekmiştir. Bunun yanında, meyvecilik ve çiçekçilik, onun başlıca uğraşı durumundadır. “Mustafabey armudu” olarak bilinen armut çeşidini -muhtemelen- aşılama yoluyla o bulmuştur. Onun hayatına dair her şey, insanda derin bir hayret ve hayranlık uyandırır. Hayatında büyük bir şöhret kazanmış ve Saray’ın himayesine alınmış olan Itrî’nin eserlerinden tüten lâtife ve rayiha, İslâm âleminin pek çok köşesine ulaşmakla beraber, Kırım Hanı Selim Giray’ı bilhassa mestetmiştir. Osmanlı sarayı tarafından ihsanlara boğulan bestekâra “Padişah musahibliği” makamı takdim edilmiş, ama o bununla kanmayıp, “esirciler kethüdalığı” görevini de istemiştir. **Bunun sebebi, gözünü şahsî hırs ve makam keyfi bürümüş olması değildir şübhesiz; bütün dehâlar gibi o, sosyal imkânlarını san'atının emrine sunmayı bilmiş ve bunlar sadece san'atı için yararlanabildiği ölçüde onun gözünde kıymetli olmuştur. Orta budala bir müzisyen yönünden saraya hânende kabul edilmek, görülebilecek ikbâl rüyalarının en
Selim Gürselgil, TÜRK MÜZİĞİNE GİRİŞ, -Türk Müziğinin Doğuşu ve Gelişmesi-, (I. Dönem, Ocak 1996, Feyyaz Aksakal imzasıyla)
Akademya Yazıları
Siz bunları yapmayın tabii ;)
1. Adım: Bekâr, Budala ve Çok Zengin Bir Erkekle Tanışın 2. Adım: 0 Çok Zengin Adamla Evlenin 3. Adım: Evliliğin tadını çıkarın... Kısa süreliğine 4. Adım: Kocanızla Birbirinize Göre Olmadığınızı Fark Edin 5. Adım: Mutluluğu Başka Yerde Bulmaya Çalışın 6. Adım: Kocanızı Ölümü Hak Eden Birine Dönüştürmenin Yollarını Bulun 7. Adım: 0 Pisliği Öldürün
Sayfa 208·Kitabı okudu
Reklam
Reklam