Puan vermedi·192 syf.··
2026 20. kitabı
Sarah ve Şemsi. Birbirlerini 20 yıl önce Paris’te gören iki kişi. Sarah genç,neşeli ,başınabuyruk,kural tanımaz bir tiyatro sanatçı. Şemsi ise ailesinin isteğiyle medrese eğitimi alıp din adamlığı yapan ama bir yandan da tıp okuyan bir genç. Şems’in Sarah a hayranlığıyla başlıyor hikaye.Ama birbirlerinden ayrılan ve 20 yıl sonra İstanbul da tekrar biraya gelen eski aşık ve iki dost un hikayesi anlatılıyor. Genel olarak keyifli bir kitaptı. Ama içerinde Fransızca cümlelerin olması ve bunların Türkçelerinin dipnot olacak koyulmaması benim açımdan eleştirilecek bir durumdu.
Sarah ve ŞemsiNilüfer Kuyaş · Sia Kitap · 2024528 okunma
7/10
·496 syf.··
2026 19. kitabı
Şimdi karşınıza bir dönem kitabıyla geldim. Uzun zamandır dönem kitabı okumamıştım. O zaman mayıs ayının ilk kitabı hayırlı olsun. Hemen kısaca konusundan bahsedelim; Sophie; zengin,görgülü, 20 yaşında genç kızımız ve kendisi bir leydi. Aşık olduğu Brendan ise 33 yaşında zengin ve acımasız bir Dük… aslında bu dük, genç kızımızın kuzeni olan Lily ile evlenecekti ama bazı sebeplerden dolayı Sophie ile evlenmek zorunda kaldı. Sonrasında bir sürü olay yaşandı… Yorumuma gelecek olursam; Sophie çok akıllı fakat bir o kadar da yaşından kaynaklı duyguları ile hareket ediyordu. Yani tek kelime ile bir genç kızın olması gerektiği gibiydi. Fakat Brendan ise; kısaca buz gibi soğuk olduğu için tüm kitap boyunca kızı canından bezdirdi. Ve onun gibi duygu yoksunu birine bağırsan da anlamaz suratına tükürsen de anlamaz. Hep kendi kurallarıyla hareket etmeyi tercih ettiği için kıza da şato’yu zindan etti. Neymiş efendim kaybetme korkusundan kaynaklı bir sürü kural koymayı tercih etmiş. Bence daha çok onu esaret altında tutmaya karar vermişti. Bir de iç sesini kitapta okurken; kıza iğrenç ithamlarda bulundu. Yok s*rtük yok fah***… Yok her şeyi bilerek yaptı; yok koca meraklısı, yok düklerle yatma meraklısı falan filan… yani nasıl olurda ona böyle ithamlarda bulunan bir insanla bir kadın evlenebilir aklım almıyor. Tamam anlıyorum o zaman şartı ile şimdiki şartlar aynı değil… Ama o zamanda böyle aklı başında kadınlar vardı. Vardı değil mi? Mesela ben üzerime suç atılsa bile, adımın çıkacağını bilsem bile, o pislik dük bozuntusu ile evlenmezdim. Bir kenarda kız kurusu olarak çürürdüm, daha iyi! Tabi bu 2010’larda yazılan her dönem kitabı gibi olmazsa olmaz bir problemimiz de vardı. Neyse ki o da halledildi ve dük bozuntusu; bu sorun karşısında kızımıza aşık olduğunu fark etti. Bu
1000Kitap
Ruhun AteşiRita Hunter · Epsilon Yayınları · 2013445 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Harleigh Beck kaleminden Saplantı kitabının yorumu ile geldim Nisan ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 500 sayfalık bir kitap "O benim hem cennetim hem de cehennemimdi." •Ahlakın, vicdanın ve aşkın en karanlık dehlizlerinde yapılan çok tehlikeli bir yolculuk. 9 kural Savannah’ın hayatta kalma rehberi. Ama Robbie Hammond ile tanıştığında, bu kuralların her biri paramparça oluyor. •45 yaşlarında idamına sadece bir yıl kalmış, 14 kadını öldürmekle suçlanan ve 16 yıldır hücre hapsinde olan azılı seri katil Robbie Hammond ile 20'li yaşlarında mesleğe yeni başlamış genç muhabir Savannah Campbell. Savannah, hapishane koridorlarında Robbie’nin buz mavisi gözleriyle karşılaştığında, aslında sadece bir katille değil, kendi geçmişinin gölgeleriyle de yüzleşiyor. Bir yanda ülkeyi kasıp kavuran Köprü Katili gizemi, diğer yanda bu iki yaralı ruhun arasındaki o hastalıklı, karanlık ve çekim gücü yüksek bağ. Robbie: O sadece bir mahkûm değil; manipülasyon ustası, karizmatik ve bir o kadar da vahşi. Çocukluğu bir köpek kafesinde, kilitler ardında geçmiş bir adamın nasıl bir canavara dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. Bir yanda da Savannah’ı korumak için her şeyi göze alan o saplantılı sadakati. Savannah: Görünürde masum ama aslında içinde büyük bir boşluk taşıyor. Onun tarafından izlenmek, her zaman güvende hissetmemi sağladı diyecek kadar bu karanlığa teslim olmuş bir kadın. Köprü Katili: Ve tabii ki dışarıda kol gezen, gizemiyle herkesi korkutan o Köprü Katili meselesi. Olaylar öyle bir noktada kesişiyor ki, Robbie’nin mi yoksa dışarıdaki gizli avcıların mı daha tehlikeli olduğunu sorgularken buluyorsunuz kendinizi. •Harleigh Beck’in kalemi gerçekten çok keskin. Karakterlerin psikolojik derinliğini, travmatik detayları öyle bir anlatmış ki, bir katile
SaplantıHarleigh Beck · Prime Kitap · 2025231 okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
Jack London’ın kalemine olan hayranlığım malum ama Cinayet Şirketi (The Assassination Bureau, Ltd) beni beklediğimden çok daha derin bir yerden yakaladı. London’ın diğer eserlerine göre daha az bilinen bu kitap, aslında tam anlamıyla bir 'etik laboratuvarı' gibi. Okurken bazı yerlerde kurgunun aceleye geldiğini, edebi açıdan bazı boşluklar olduğunu hissetmiştim; meğer bu durum kitabın hikayesiyle ilgiliymiş. London, romanın ana fikrini 1910’da Sinclair Lewis’ten satın almış ama karakterini soktuğu o muazzam mantık çıkmazından nasıl çıkaracağını bilemediği için eser yarım kalmış. Ölümünden 47 yıl sonra Robert L. Fish’in yazarın notlarına sadık kalarak kitabı tamamlaması ise bence büyük bir başarı örneği. Sadece teknik bir tıkanma değil, London'ın bu kitabı bitirememesinin felsefi bir sebebi olduğu da söylenir. London, sosyalist idealizme inanan biriydi ancak Dragomiloff karakteri o kadar "soğuk" ve "mekanik" bir adalet anlayışına sahipti ki; London, yarattığı bu canavarın haklılığını kanıtlarsa, savunduğu insancıl değerlerin çökeceğinden korkmuş olabilir. Yani yazar, kendi yarattığı karakterin mantığına yenik düşmüştür. Kitap yazıldığı dönemde (20. yüzyılın başı), Avrupa ve Amerika’da suikastlar siyasi bir araç olarak çok yaygındı. London, bu kaotik ortamı alıp "etik bir sisteme" oturtmaya çalışarak aslında dönemin anarşist dalgasıyla dalga geçiyor ya da onu eleştiriyor da olabilir. Cinayeti bir "şirket disipliniyle" işlemek, vahşi kapitalizmin bir parodisi gibidir. Kitap, her işi kabul etmeyen, katı ve titiz kuralları olan, yüksek eğitimli 'filozof katillerden' oluşan bir şirketi anlatıyor. Şirketin başında ise adaleti matematiksel bir kesinlikle uygulayan Ivan Dragomiloff var. Hikaye, Dragomiloff’un 'ölümü hak eden bir adamın' infaz siparişini almasıyla başlıyor; ki bu adam
Cinayet ŞirketiJack London · Dorlion Yayınevi · 20192,774 okunma
Oulipo Matematiği İle Kitap Yazmak:
10/10
·633 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 19:40
Bana göre edebiyat tarihinin gelmiş geçmiş en görkemli, en akıl almaz ve en hüzünlü yapıtlarından biri olan Yaşam Kullanma Kılavuzu, okuduğum Perec kitapları arasında da tartışmasız başyapıtıdır. 1978 yılında yayımlanan bu devasa metin, sadece bir roman değil; Oulipo (Potansiyel edebiyat atölyesi) akımının zirve noktası, devasa bir edebi matematik problemi ve insanlığın nafile çabalarına yakılmış felsefi bir ağıttı. Neden bu kadar görkemli olduğunu Oulipo felsefesi ile daha sonra anlatacağım. Şimdi, roman, 23 Haziran 1975 günü, saat akşam sekizi bulmadan hemen önceki tek bir ana odaklanır. Paris’te, Simon-Crubellier Sokağı 11 numarada bulunan 10 katlı bir apartmanın cephesi hayali olarak kaldırılır. Ben, burada adeta dev bir oyuncak bebek evine veya kesiti alınmış bir karınca yuvasına bakar gibi binanın tüm odalarını, merdiven boşluklarını ve bodrum katlarını aynı anda görür gibi oldum. Perec, doğrusal akan zamanı durduruyor ve onun yerine yatay ve dikey uzanan mekânı koyuyor. Her bölüm, binadaki farklı bir odanın eşyalarını, o odada yaşayanların (veya geçmişte yaşamış olanların) anılarını, hayallerini ve trajedilerini anlatıyor. Binadaki onlarca karakter ve yüzlerce yan hikaye arasında, romanın ana omurgasını eksantrik bir İngiliz milyoner olan Percival Bartlebooth'un hayat projesi oluşturuyor. Bartlebooth, hayatına tamamen anlamsız, hiçbir iz bırakmayacak ve faydasız bir düzen kurmak için 50 yıllık bir plan yapar, bu plan şöyledir: * 10 Yıl: Sadece suluboya resim yapmayı öğrenir. * 20 Yıl: Dünyayı dolaşarak her on beş günde bir, tam 500 adet liman manzarası çizer. Çizdiği bu resimleri Paris'e, aynı apartmanda yaşayan zanaatkar Gaspard Winckler'a ( Paralı Asker romanındaki isim buraya usta bir yapbozcu olarak dönmüştür) gönderir. Winckler bu resimleri 750 parçalık
Felsefe-Düşünce
Yaşam Kullanma KılavuzuGeorges Perec · İmge Kitabevi · 2016197 okunma
7/10
·320 syf.·
2026 67. kitabı
Akıcı bir polisiyeydi ama hikaye çok ama çok yayıldı uzattıkça uzadı şahsi fikrim 20-30 sayfa eksik olsa da olurmuş hele bir de yan koldan devam eden olaylarda ana hikaye gibi uzatılmıştı katil için farklı düşünmüştüm ama o evrensel kural kitapta geçerli tutulmuş. Uzun zamandir bekleyen bir kitapta okundu çok şükür.
2026 Okuma Raporları
SeslerArnaldur Indridason · Doğan Kitap · 2012146 okunma