10/10
·328 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 01:20
48 dile çevrilmiş, kalbe dokunmayı çok iyi bilen bir Mitch Albom başucu eseriyle geldim bugün size "Bir Kere Daha" ​Hikaye, bir kumarhanede ardı ardına üç kez şans numarasını tutturup milyonlar kazanan Alfie’nin sorgu odasında başlıyor. Dedektif La Porta bunun nasıl bir hile olduğunu çözmeye çalışırken, Alfie çantasından üstünde ölürsem okunsun yazan bir kompozisyon defteri çıkarıp masaya koyuyor. Ve biz o defterin sayfalarında, insanı kendi hayatıyla yüzleştiren büyülü ama bir o kadar da acımasız bir gücün hikayesine ortak oluyoruz. ​Alfie, daha 8 yaşındayken annesini kaybettiği o en acı günde bir yeteneği olduğunu keşfediyor: Geçmişe, aynı ana bir kez daha geri dönme şansı... Hataları düzeltmek, ergenlik utançlarından kaçmak ya da hayatı daha mükemmel kılmak için bu gücü kullanıyor. Ama annesinin ölürken yaptığı o uyarı hep havada asılı kalıyor "Bu gücü kullanırken çok dikkatli ol." ​Çünkü Alfie her şeyi ikinci kez yaşıyor ama ölümü değiştiremiyor. En yakın arkadaşı Wesley’yi kaybettiğinde, ölüm karşısındaki o çaresizlikle bunalıma sürükleniyor. Kitabı okurken kendime defalarca şunu sordum, ölüm dışında her şey için hayatta bir şansımız daha olsaydı nasıl olurdu. Ölümün o mutlak duvarı, hayatın geri kalan tüm hatalarını ne kadar da telafi edilebilirdi? ​Kitabın beni en çok sarsan ve büyüleyen kısmı ise aşkın o narin, geri dönüşsüz doğası oldu. Alfie’nin Gianna’ya olan derin aşkını okurken içiniz titriyor. Ama insanın kararsızlığı ve insani zaafları araya girince aşkın nasıl usul usul mahvolduğunu görüyorsunuz. Özellikle kitapta öyle bir kural var ki kalbimi acıttı bir aşkı geri aldığında, o kişi sana bir daha asla âşık olamaz. Bazı duyguların büyüsü bozulunca, zamanı geriye sarsanız bile ruhu geri gelmiyor işte. ​Alfie’nin hayatını sonsuza dek değiştiren o büyük
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202645 okunma
Sevdiğin işle ve insanlarla ol, uzun ve huzurlu yaşa.
7/10
·171 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
IKIGAI, özet olarak; " insana hayat enerjisi veren uğraş, süreç" demektir. Hayattan emekli olmamayı; üretmeyi, sosyal ilişkilere önem vermeyi, doğa ile doğrudan (bahçe sahibi olarak) ilişki kurmayı, herşeyden (hazır gıda hariç) az yemeyi, çevresindeki insanlara güven ortamı sağlamayı ve bu ortamdan sağlıklı şekilde yararlanmayı uzun ve kaliteli yaşamın sebebi olarak olarak tanıtan bir kitap. Japonya'nın Okinawa bölgesinde yaşayan nüfusun 100 yaşı aşma oranının %25 lerde olduğu ve sırrın bu şekilde yaşamaktan geçtiği belirtiliyor. Ayrıca Thai Chi vb. Vücut ile ruh arasında bağlantı kuran, stresi dengeleyen uygulamalar yapmak ve herhangi bir uğraşa odaklanarak "anın içinde olmaktan başka birşey düşündürmeyen" aktiviteleri bulmak ve yapmak gerekiyor. "Kişisel odaklayıcı" uğraşların neler olduğunu bulmanın, "kişisel hayat amacını" bulmak anlamına geldiği anlatılıyor. Uzun ve mutlu yaşam için 10 kural : #1. Ölene dek aktif kal (sevdiğin işi yap) #2. Ağırdan al (aynı anda tek şeye odaklan) #3. Midenin %20si boş olsun #4. İyi arkadaşlarınla sık zaman geçir #5. Egzersiz yap #6. Gülümse #7. Doğayla bağlantı kur #8. Teşekkür et #9. Anı yaşa (Geçici hazlarla ve boşa tüketerek değil; değer katan, öğreten deneyimlerle) #10. İkigai' ni takip et. Basit gibi görünen bir kitap ve bunu biraz da, amatör denebilecek bir yazım şeklinden alıyor. Bununla birlikte içeriği önemli ve uygulanması gerekli bilgiler veriyor.
İnsan ve Hayat
IkigaiFrancesc Miralles · Penguin Books · 201724bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·68 syf.··
2026 9. kitabı
GENÇLERE TAVSİYELER • Mutlu sona ulaşacak olanlar, ALLAH’ın emir ve yasaklarına uyanlar olacaktır. • Bir gün öldüğünde toprağın altında sana arkadaş olacak olan ilimle meşgul ol. • Kırkını aşıpda iyilikleri kötülüklerine ağır basmayanlar, ateşe hazırlansınlar. • Nasihat etmek, birilerine iyliği ve erdemli olmayı tavsiye etmek kolaydır, asıl mesele nasihat almaktır. – Zira nasihat, keyfi arzularına uyup zevkine düşkün olanların tadını kaçırır. • Kıyamet günü en ağır şekilde azap görecek kişi, ALLAH’ın ilmiyle kendisini faydalandırmadığı alimdir. • Bil ki insanı amele sevk etmeyen ilim, insanın elinden tutmaz, ona bir fayda sağlamaz. • Necm Süresi 39 Ayet; ALLAH TEALE ; ‘’insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır’’ buyuruyor. • Seni amele ve harekete sevk etmeyen ilim, deliliktir. • Bugün seni günahlardan uzaklaştırıp iyilik ve salih amele sevk etmeyen ilim, yarın seni cehennem ateşinden uzaklaştırmaz. • H.z. Peygamber efendimiz ‘’ Ef falan! Geceleri çok uyuma. Zira gece çok uyku, kişiyi kıyamette fakir bırakır.’’ buyurmuştur. • Gecenin ilk yarısı, gecenin ortası, seher vakti ve şafak sökünce; Arş’ın altında ‘Yok mu ALLAH’a ibadet edecek olanlar, kalksınlar!’ diye seslenilir. • Söz ve eylemlerin Şeriat’a, yani İslam hukukuna uygun olmalıdır. • Bilesin ki dil söyler ama kalbin için gaflet, arzu ve emelle doludur. Bu da insanı bekleyen kötü akıbetin bir habercisidir. O yüzden samimi bir çaba ve mücadele gösterip nefsani arzu ve eğilimlerine gem vurmadıkça, kalbini ilim ve marifet nuruyla asla ihya edemezsin. • Manevi yolculuğa çıkacak olan kimsenin yapması gereken şeyler; - ilki; kişi, doğru ve gerçek akideye sahip olmalı, inancına herhangi bir bidat karıştırmamalıdır - İkincisi; ‘’ Tövbe-i Nasuh’tur. Yani halis ve samimi bir tövbede bulunmalı, bundan sonra
Din
Gençlere Tavsiyeler Eyyühe'l Veled & Kavaidü'l Aşarİmam Gazali · Çelik yayınevi · 20226,5bin okunma
Arzularla gerçeklerin çarpıştığı eşsiz bir pazarlık
8/10
·118 syf.·
2026 8. kitabı
Yeşim Türköz, psikoloji alanında hem akademik birikimi hem de bu birikimi edebiyatla harmanlayan "Büyü Dükkanı" serisiyle tanınan bir klinik psikolog, psikodrama terapisti ve eğitmen bir yazardır. 1985 yılında ODTÜ Psikoloji Bölümü’nde lisans eğitimi aldıktan sonra aynı bölümde 1988 yılında Klinik Uygulamalı Psikoloji alanında yüksek lisans derecesi almıştır. 2007 yılında ise doktorasını Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü Klinik Psikoloji ABD’de tamamlamıştır. Bir dönem Ankara Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak dersler vermiştir. Bireysel terapiler ve grup terapileri üzerine profesyonel çalışmalarına devam ettiği biliniyor. Türköz, sadece teorik çalışmalarla sınırlı kalmamış, uygulama alanında da derinleşmiştir. Türkiye Grup Psikoterapileri Derneği bünyesinde uzun yıllar çalıştığı ve "Psikodrama Grup Psikoterapisti" unvanını aldığı bilinmektedir. Psikodrama yöntemiyle rol-playing ve sahneleme üzerine terapi, onun yazın dünyasını ve "Büyü Dükkanı"ndaki kurguları besleyen ana etkendir. Türköz’ün "Büyü Dükkanı (1998)" dışında psikoloji ve psikodrama alanı bağlamında yazdığı diğer kitapları ise "İç Dünya Oyunları (2005)", "Büyü Dükkânı’nda İki Çınar (2011)", "İçeride Oyun Var (2016)" ve "Büyük Dükkanı Üçüncü Bahar (2021)"dır. İlk ve en popüler kitabı "Büyü Dükkanı" aslında psikodramadaki "Büyü Dükkanı" tekniğinin edebi bir dille halka aktarılmasıdır. Genel olarak eserleri ve profesyonel duruşu, bedel ödemeden kazanım elde edilemeyeceği gerçeği üzerine kuruludur. İnsan ruhunun derinliklerindeki çatışmaları, masalsı, akıcı ve herkesin anlayabileceği bir dille aktarması, onu Türkiye'de psikolojik edebiyatın öncülerinden biri yapmıştır. "Hayatta her seçiş, bir vazgeçiştir" felsefesiyle okurlarına en naif şekilde hissettiren bu eseri bizlere sunmuş. Türköz’ün bu kitabı, "Büyü
Edebiyat
Büyü DükkanıYeşim Türköz · Epsilon Yayınları · 20234,627 okunma
Beş Numaralı Kural Kitap Yorumu
8/10
·320 syf.··
2026 13. kitabı
Sen benimsin. Bunun farkındasın, değil mi? Ben farkındayım çünkü seninim. #alıntı ️Puan:8.5/10 Tropes:Spor Romantizmi/Arkadaştan Aşka/İlk Erkek Aşık Olur Bu kitabı bitirdiğimde hissettiğim tek şey şuydu: “Ben çok tatlı bir şey okudum.” Hani böyle drama yaratmayan, seni yormayan ama yine de içini ısıtan kitaplar vardır ya… Tam olarak öyleydi. Konudan kısaca bahsedersem, Sidney’nin kalbini korumak ve hedeflerine odaklanmak için koyduğu beş tane net kuralı var: öpüşmek yok, bağlanmak yok, numara yok, hokey oyuncularına kocaman bir “hayır”… ve en önemlisi: aşık olmak yasak. Ama kaderin planı başka olunca, karşısına tam da bu kuralları tek tek “yanlışlıkla” bozan biri çıkıyor: okulun hokey yıldızı Jax. Sidney hayallerindeki staja bir adım kalmışken “dikkat dağıtıcı” bir aşka kapılmak istemiyor… ama aralarındaki çekim ve o tatlı yakınlık? Karşı konulamaz. Gelelim benim asıl kalbimi çalan yere: Jax & Sidney ilişkisi. Bu kitapta arkadaştan aşka aşırı doğal ilerliyor. Önce gerçekten arkadaş oluyorlar, sonra küçük küçük “ben sana alıştım galiba” anları geliyor ve sende o geçişi okurken yüzünde kocaman bir gülümsemeyle kalıyorsun. Ve Jax… Jax’a ekstra bir parantez açmak zorundayım çünkü AŞIRI tatlıydı. Hani şu “sert sporcu” kalıbından çok uzak; tam tersine aşırı nazik, sabırlı, düşünceli. Sidney’nin sınırlarına saygı duyması, onu acele ettirmemesi ve hayallerine destek olması… o kadar güzeldi ki. Sidney tarafı da güzeldi çünkü “kural koyan kız” olmasının bir nedeni var. O yüzden Jax’a karşı yavaş yavaş yumuşaması, kendini bırakması ve o “tamam… galiba ben de istiyorum” noktasına gelmesi daha tatmin edici olmuş. Atmosfer olarak da kampüs ortamı, spor dünyası, arkadaş grubunun enerjisi… hepsi çok akıcıydı. Ben kitabı resmen çerez gibi okudum; sayfalar hızlı gidiyor,
Beş Numaralı KuralJ. Wilder · Artemis Yayınları · 2025110 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 6. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 16:39
Kitap Tom adlı karakterin Albatros adlı cemiyetin başı olan Hendrich'in uyaları ile başlıyor. Bu uyarılar; * İlk kural aşık olmayacaksın. (Kendi kendime dedim bu kural insan doğasına aykırı ama daha sonra Hendrich'in neden böyle bir kural koyduğunu anladım. ) * İnsanlara bağlanma. (İnsan insansız yapamaz.) * Tanıştıklarına karşı olabildiğince şey hissetmeye çalış. Bu kuralların açıklaması ise yavaş yavaş Tom'un aklını yitireceğini öne sürmesi. Tom ise bu kuralları uyuyor mu uymuyor mu burası kitabın akıcı sayfalarında saklı. Peki Tom kim; Tam 40 yaşında görünen ama 439 yaşında olan Anageria hastalığına sahip biri. Bu hastalık ile çok uzun süre yaşlanmıyor , her türlü bulaşıcı hastalığa bağışıklığı oluyor. İlk okuduğumuzda kulağa ne kadar hoş geliyor. Tam bu esnada Tom diyor ki; " Kaç ömür gerek, yaşamak için." Ve küçükken başlıyor onun var olma mücadelesi. Var olma mücadelesi ile hep çok uzaklara kaçıyor, kaçmak onun hayat felsefesi oluyor çünkü o kaçtıkça var olacak. Bu kaçış süresince tarihe tanıklık ediyor. Shakespeare ile aynı sahnede yer alıyor, Kaptan Cook ile denizlere açılıyor, Fitzgerald ile içki içiyor ve hep farklı kimlikler ile geçmişini geride bırakıyor. Geçmişe dair tek bırakamadığı müziğe olan ilgisi. Müzik onun için kendi gerçekliğinden kaçış kapısı resmen. Tek kaçamadığı gerçek onun yaşlanmaması. Albatros Cemiyeti ile kendisine benzeyen insanlar ile tanışıyor, Cemiyet kuralları gereği 8 yılda bir yaşadığı bölgeyi ve kimliği değiştirmesi gerekiyor ve cemiyetin kurucusu Hendrich ona özel görevler veriyor. Tom'un bu cemiyette bulunmasının bir diğer sebebi ise kızını bulmak istemesi. Tom bir yandan kızını bulma, bir yandan geçmişine olan özlemi, bir yanda şu anda yani şimdiki zamana tutunma çabalarını okurken çoğu şeyi sorguluyor buluyorsunuz
İnceleme
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma