Ya hep beraber ya hiçbirimiz
Alevi kökenli vatandaşlarımızın gerek Kurtuluş Savaşına ve gerekse devrimlere verdikleri destek her türlü takdirin üstündedir. Özellikle Alevilerin laiklik ilkesi konusundaki titizlikleri ve koruyucu konumunda bulunmaları ve diğer devrimlere dört elle sarılmaları, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği konusunda çok önemli bir güç oluşturmuştur. Özverili, hoşgörülü, yıkıcı değil yapıcı, dağıtıcı değil toplayıcı olan bu yardımsever vatandaşlarımızın o güzel vasıfları tarihten bu yana hiç değişmeden günümüze kadar gelmiştir. Şüphesiz o çileli yıllarda onlarda pek çok haksızlığa uğramış ve zor günler yaşamışlardır. Fakat Atatürk devri, Alevi vatandaşlar için "Altın Devri"dir dense, herhalde abartılmış olmaz.
Huzurunu yaşadığı günde bulamayan insana kurtuluş yoktu.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İdam Fermanı
Padişah/halife başta olmak üzere, Sadrazam Damat Ferid Paşa, İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal'in idam fermanını hazırlayıp padişahın önüne koyan Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'tan tutun da, İstanbul'un Mütareke basınına kadar herkes kurtuluşa, kuruluşa ve Anadolu İsyanı'nı başlatan Mustafa Kemal Paşa'ya düşmandı.
Tuhaf değil mi, kurtarmak istediği şeyi kurtarmak için ne gerekiyorsa yaptığını sanan kişinin, ömrünün sonunda o şeyi boğmakta en büyük payı kendi eliyle getirmiş olduğunu anlaması?
Samimi bir kitle önderi, kurtuluş olmayan bir çıkmaza girerse, o zaman çekilir ve başkalarına yer açar. Daha iyi kimse bulunmazsa, o zaman ortaya çıkan engelleri açık açık anlatarak toplumu durumdan kesin haberdar eder ve toplumla birlikte, bireylerin buluşlarıyla da olsa, yine de bir çözüm bulunur mu, bulunmaz mı bekler. Politikacı böyle bir doğruculuktan korkar.
Sayfa 252
Alıntı
“Sevgili kardeşlerim, sadece kendimizi, kendi hayatımızı, ne yaptığımızı, nasıl yaşadığımızı, sevgi dolu Tanrı’yı nasıl kızdırdığımızı, İsa’ya ne acılar çektirdiğimizi düşünmekle bile bağışlanmayacağımızı, kurtuluş yolumuzun bulunmadığını, hepimizin ölüme mahkûm olduğumuzu anlayabiliriz. Korkunç bir ölüm ve sonsuz acılar bizleri bekliyor,” diyordu titreyen, ağlamaklı bir sesle. “Nasıl kurtulacağız? Kardeşlerim, bu korkunç yangından nasıl kurtulacağız? Bu yangın evimizi sarmış, kurtuluş yok.”