Bu kadar yüksekten bakıldığında kendisini bir şey sanan insanın ve inşa ettiği tüm yapıların aslında ne kadar önemsiz olduğu gözüküyordu. İşte bu gözlemle beraber çaresizliğin ne kadar derin bir kuyu olduğunu her hücresiyle hissetmişti. Ne kadar gücünüz olursa olsun, dünya denen gezegen o kadar büyüktü ki güçsüzlüğün ne demek olduğunu size tattıracak bir şeyler her zaman olurdu.
- Yalnız akıllılar, dahiler mi sevilir Süheyla?
- Böyle bir şey iddia etmedim yavrum, belki dahiler hiç sevilmez, fakat hayatında bir dahinin fikir arkadaşı olan bir kadın kolay kolay başka erkekleri beğenemez.
-Belki kolay kolay beğenmez, fakat ...
-Fakat?
-Fakat sevebilir.
-Zannediyor musun?
-Eminim, madem ki sen kocanı aşkın en iptidai fakat en kuvvetli manasıyla sevmemişsin, bugün bu merbutiyete kalbin daima yabancı ve uzak kalmış, şimdi tanıdığın yahut tanıyacağın erkekler içinde senin kalbini. ..
- Bana kalpten bahsetme... Ben kalbin, duygunun hayatta mühim bir rol oynadığına, oynayacağına inanmam ki. .. Ben kimseyi lrfan'ı beğendiğim kadar beğenmiyorum. Güzel serin bir menbaadan tatlı bir su içip hararetini teskin ettikten sonra bir bardak kuyu suyu içen adam ne hissederse ben de bugün tanıdığım erkekler karşısında aynı hisle mütehassisim, insan beğenmediğini sevebilir mi?