Acapella Mellon, Yerdeniz Büyücüsü'ü inceledi.
18 May 21:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Yakın bir arkadaşım Ursula Le Guin hayranı. O yüzden ne zamandır okumayı düşünüyordum ve bu kadar geç okuduğuma pişman oldum. Keşke o ölmeden önce tanışmış olsaydım onun satırlarıyla. Ne fark eder ki derseniz bunu açıklayamam sanırım. Başka çok sevdiğim bir yazar olan Tolkien için böyle hissetmiyorum ama. Çünkü zaten o hayattayken benim onun kitaplarını okuma ihtimalim yoktu. Ama Le Guin'in kitapları hep kitaplığımdaydı, gözümün önündeydi ve sürekli erteledim, o öldükten sonra da hevesimi mi kaybettim artık ne olduysa bu zamana kadar erteledim ama iki gün önce yeter bu kadar erteleme dedim ve başladım.
Kitapta ilk farkettiğim şey isimlerinin önemi oldu ki Bay Rothfuss sanırım bundan biraz etkilenmiş dedim ve bu biraz moralimi bozdu çünkü Kral Katili Güncesi benim için tamamen yeni ve özgün bir dünyaydı. Ama yine de Rothfuss'un isimleri öğrenme mantığını ve üniversitesini daha çok sevdim. Evet, Le Guin'in okulu bana hiç sıcak gelmedi. Orayı hiç okul gibi düşünemedim. Hogwarts gibi bir yer bekliyordum ben sanırım. Ged'i hiç öğrenci gibi düşünemedim orada.
Ged'in bu kadar çabuk her şeyi öğrenmesini, düşmanını bu kadar çabuk yenmiş gibi görünmesini de - yıllar aldığını biliyorum ama sadece Ged bunu söylediği için yoksa bir ayda olmuş bitmiş gibi geldi bana her şey- pek tatmin edici bulamadım.
Konu güzel aslında ama bunun bu kadar kısa anlatılması ben de hayal kırıklığına sebep oldu. Bu kitabı kapattıktan sonra daha net bir şekilde anladım ki ben sürekli olaylar dönmesini, karakterin oradan oraya koşturmasını pek sevmiyorum. Bunlar illaki olacaksa bu olayların, karakterlerin ve duyguların uzun uzun betimlenmesini istiyorum. Bu kitapla sürekli Kral Katili Güncesini karşılaşırdım. İkisi de sürekli isimlerin öneminden bahsettiği için hemen bir bağ oluşmuştu zaten kafamda bir de ikisi de bir kahramanın kahraman oluş hikayesini anlattığı için . Ve ben Rothfuss'un dilini daha çok sevdim çünkü Kvothe'un ne hissettiği bana tam olarak geçiyordu. Onunla üzülüp, onunla korkuyordum. Ama Ged'in dünyasına giremedim bu yüzden hikaye beni derinden etkilemedi ve bende bir iz bırakmadı.
Yine de devam kitaplarını okumayı düşünüyorum çünkü akıcıydı. Bu yoğun günlerde aklımı pek yormadı.

Merve Akdoğan, Rüzgarın Adı'ı inceledi.
10 May 00:40 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

İçinde rahatlıkla ve zevkle kaybolabileceğiniz bir kitap. Kitap baş kahraman Kvothe’nin başından geçenleri anlatıyor.

Efsanevi bir hayat süren Kvothe en sonunda birilerinden ya da bir şeylerden kaçmak için sıradan bir hancı olarak yaşamaya başlamıştır. Ancak bir hikaye toplayıcısı olan tarihçi ile karşılaştığında oturup hikayesini baştan sona anlatmaya başlar. Bu hikayeyi anlatması üç gün sürecektir ve ilk gün anlattığı her şey bu ilk kitaptadır: Rüzgarın Adı.

Bu fantastik evrendeki en yüce karakterler, varlıkların gerçek isimlerini bilen ve onlara hükmedebilenler. Kitabın ismi de buradan geliyor: Rüzgarın adı. Rüzgarın adını bilen rüzgara hükmediyor. Kvothe de bunu istiyor.

Kitapta yaratılan fantastik dünyanın kendi dünyamızla taşıdığı benzerlikler, mizah, kahramanlık, birbirinden etkileyici karakterler, iç ısıtan konuşmalar ve olaylar şahane. İçerikten ziyade yazarın üslûbu da etkileyici, kitap su gibi akıp gidiyor. Yaşama, aşka, arkadaşlığa dair tam yerine oturan cümleler de kitabın tuzu biberi oluyor.

Eğer fantastik dünyaya meyliniz varsa, ya da güzel bir hikaye arıyorsanız mutlaka okuyun. Tek kötü yanı, bittikten sonra başka fantastik kitapları beğenmenizin zor olacak olması.

Hamide Yılmaz, bir alıntı ekledi.
 16 Nis 23:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Masalların nereden çıktığını sanıyorsun, E'lir Kvothe? Her masalın dünyanın bir yerinde derin kökleri bulunur."

Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 416)Rüzgarın Adı, Patrick Rothfuss (Sayfa 416)
Zeyneb G., Bilge Adamın Korkusu'yu inceledi.
11 Nis 13:28 · Kitabı okudu · 10 günde · 9/10 puan

Kvothe bu kitapta kesinlikle sizi kendine bağımlı hale getiriyor. 1000 küsür sayfali bir kitap olarak değilde 1 sezonluk bir dizi veya her gün konuştuğunuz bir arkadaşınız gibi düşünebilirsiniz. İkinci kitap olay ve mekân olarak daha gelişmiş ve Kvothe'un günümüzdeki hali hakkında daha ayrıntılı bilgiler verilmiş. Genel olarak tarzı ve atmosferi ilk kitapla aynı gidiyor. Kitap bittiğinde son sayfayı 5 kere falan okumuşumdur. Bittiğine kendimi inandıramadığim icin olsa gerek. Üçüncü kitabi merakla bekliyorum özellikle film ve dizi projelerini görmeden çünkü bu atmosferin senaristlerin elinde heba oldugunu görmeyi hic istemiyorum. Umarim en kisa surede biter ve bizde okuruz.

angelsbooks, Sessizliğin Müziği'yi inceledi.
03 Nis 14:52 · Kitabı okudu · 1 günde · 3/10 puan

İlk 2 kitap okunmadan, bu kitabın okurlara bir anlam ifade etmeyeceğine dair yazısı var yazarın.
Kitap Auri isimli karaktere yazılmış ki benim seride Kvothe'den sonra en sevdiğim karakter kendisi. Çok çok özel cici bir kız.

Bu kitap benim için hayal kırıklığı oldu. Sebebi içeriğinin eksikliğinden kaynaklanıyor. Ben Auri'nin ne olduğunu, nereden geldiğini, kimliğini, geçmisini okuyacağım diye ümitlenirken, bu cici kızın 6 gün neler yaptığını okudum sadece. Ve inanın okuduğum hiçbir şeye şaşırmadım. Yani bana 'aa öyle miyimiiiiş?' dedirten hiçbir şey yoktu. Kitap bu haliyle güzel evet ama keşke 184 sayfa değil de 584 sayfa olsaydı ve biz bu karakteri çok daha iyi tanısaydık..

angelsbooks, Bilge Adamın Korkusu'yu inceledi.
02 Nis 09:38 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

İlk kitaptaki sakinlik bu kitapta da devam ediyor. Benim için ikinci kitap ilkine göre 1 tık aşağıda kaldı. Kvothe'nin yetişkin hallerini okuyacağım diye ümit ediyordum ama 15-19 arasında kaldı yaşı. İlk bölümler birinci kitap gibi okula dair anılarla ilerliyordu. Bu biraz sıkıcı oldu. Ortalarda ilginç başlayıp gereksiz uzatılan bir kısım vardı. Sonlarda da zaten bizim bilmediğimiz bir ırka dair çok fazla bilgi verilmişti. Bu da ekstra sıkıcı oldu. Spoiler olmasın diye çok üstü kapalı geçtim ama umarım anlaşılır olmuştur yazdıklarım.

Neticede ikinci kitap beklentimi karşılamadı.
Umuyorum ki 2.kitapta 'bunlara ne diye bu kadar yer verdin be adam?' dedirten kısımlar, 3.kitapta karşımıza çıksın. Diyelim ki 'okuduğumuza değmiş be!' Kitapların sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın bu arada. Bölümleri kısa kısa ve kurgusu sürükleyici olduğundan rahat okunuyorlar. Benim eleştirim tamamen kendi beklentimden ve karşılığını alamamamdan kaynaklanıyor
Aldığıma ve okuduğuma asla pişman değilim.

angelsbooks, Rüzgarın Adı'ı inceledi.
02 Nis 09:35 · Kitabı okudu · 37 günde · 9/10 puan

Seri fantastik bir seri. Ana karakterimiz Kvothe. Ah Kvothe ah!
İlk kitapta Kvothe'nin 6-15 yaş arası maceralarına yer verilmiş. Zorlu bir hayatı olan, oldukça zeki bir karakter. O kadar tatlı bir kitap ki, sanki böyle bir aile büyüğü herkesi etrafına toplamış da hikaye anlatıyormuş gibi bir havası var. Yüksek dozda aksiyon, macera beklentiniz olmasın yalnız. Okurların iç yağlarını eriten kısımlar çokça bulunuyor ama çok hareketli diyemem.

Kafeinmanifestosu, Rüzgarın Adı'ı inceledi.
09 Mar 21:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Hayatımda okuduğum en anlamlı fantastiklerden biridir, bu kitap. Fantastikler de nasıl alt metin olur? nasıl güzel mesaj verilir? onu görüyoruz. Kvothe'nin zekasına, davranışlarına, hatta hayal gücünüzde yarattığınız tipine dahi aşık olabilirsiniz. Benim en sevdiğim karakter oldu. Kitabı okurken geçmişe geri dönüşler oluyor sık sık. Olay zaten geçmişte. Ama Rothfuss araları mukemmel bir şekilde doldurabilmiş. Kitap sıkmıyor ve bunaltmıyor da. Son olarak çocuk tekerlemelerine yapılan göndermeler, çocukluğa yapılan atıflar çok güzeldi. Tarihçiye demişti Kvothe; "Çocuk şarkıların da gizlenen şeyleri bir bilsen"
"metal paslanır, ama müzik bakidir"
"zaten büyük başarısızlıklar da, en az büyük başarılar kadar keyif vericidir"
"Masalların nereden çıktığını sanıyorsun E'lir Kvothe? Her masalın, dünyanın bir yerinde derin kökleri bulunur."

Okulun kütüphanesinden eve getirdiğim kitabı annem görünce ilk söylediği şeyi burada sizlerle paylaşmak istiyorum;
-Bilge Adam'ı ne korkuttu da bu kadar şey anlatabildi?
Bilemedim annem o_O
Ah Auri! Ne güzel şeysin sen öyle. Yen doğan bir bebeğe sarılır gibi kucak açmak geliyor insanın içinden. Şeyaltı'nda huzuru daim olsun.
Başlamam ile bitirmem arasında epeyce bir vakit , aralara son final sınavlarım ve bir çok dergi ve kitap da girdi. Ve üzülerek artık bitti diyebiliyorum. Kalın kalın kitaplar okumaya alışkınım ama yine de gözümü çok korkutan kalınlığına rağmen bitmese de okusam daha birkaç ay dedim her ayracı kaldığım yere sapladığımda.
İlk kitapta daha ilk çeyrekte potansiyeli ortaya koyan sakallı deli abimiz Pat işi nerelere taşıdı çok şaşkınım.
Başka fantazik dünyalardaki büyü diyip olağanüstü nitelikler vasfetmek yerine sistematiğini inşa edip bunu birbirinden detaylı bilimler olarak katman katman açarak bir kampüs içine yedirmiş güzel abimiz.
Gencecik çilekeş Kvothe'umuz (İsmin okunuşunu Patrick abimiz youtube'da telaffusunu kendisi yapmakta; https://www.youtube.com/watch?v=_80uQPaDax8) birbirinden büyüleyici maceralar yaşar ve yine çokça ders alıp ivmeyle yeteneklerini gözlerimize soka soka bizi ezik hissettirir.
Çok güldüm, çok eğlendim, çok korktum. Bilge bir adam nelerden korkmalı; bunu kanımda hissettim.
Toplumsal tabulara kazandırılan yeni bakış açıları bana yeni bakış açıları kazandırdı ki ne kadar bunlar kurgusal toplumlar ve adetleri de olsa reel dünyadan izler taşımıyor demek kendimize ihanet olur.
Çokça yeni karakter girdi ve Kvothe'a etkilerde bulundular. Artık Re'lar Kvothe bir Edema Ruh olarak Ademre'nin bir mensubu , Felurian'ın koynunda uyuyup Fae'den bedeni ve aklı yekpare kurtulan bir ozan, Maershon Lerand Alveron'un hayatını kurtarmış takdirini kazanmış fakat soyundan dolayı kalbi kırılmış bir kahraman.
Çok fazla iz bırakan karakter var.
ÇOK KARAKTER ANNECİM!
Hangi birini inceliyeyim. Hangi sahneleri değenlendireyim.
Benim için kalitenin ve detayın en güzel timsali Patrick Rothfuss'tur abi daha bir şey diyemem günahtır.
Benden naçizane tavsiye; kalın kitap okumaya korkan elemanlar kesinlikle Kralkatili Güncesi serisine başlamalılar. Evet çok yorucu bir uzunluğa sahip ama enerjisi çok yüksek, çok çok akıcı ve eğlendirici. Reeliteye olan göndermeler, nükteler, zümrüt işler gibi detayla işlenmiş bir medeniyet.
Medeniyetin her köşesine ayrı ayrı hayran kaldım.
OKUYUN , OKUTTURUN.
Kendime saklayamam abi ben bu baş yapıtı. Lütfen okuyalım :'(
Patrick Hocam 8 sene oldu hala daha 3. cilt yok hadi ama biraz çabuk...!
Vorfelan Rhinata Morie(Knowladge shapes a man)
Oğuz Beyiniz