o ağzımız, o hiç öpülmeyecek etli ağzımız, o hiç olmayacak kucaklaşmayı der yine de, eğer bir şey diyecekse. ve böyle dikenlerimiz kadar uzakken bize dünya, işte sırf bu yüzden, kimsenin kucaklaşması, daha coşkulu olamaz bizim düşümüzden. — gerçek, her zaman daha gerçek değildir düşten