yani öncesinde klasik bir roman olarak başladım…bir dinci adamın küçük bir kızla evlenmesi, beni pek şaşırtan bir olay değildi maalesef. Ancak devam ettikten sonra şaşkınlıklar içinde kaldım. bu kadar derin ve aynı zamanda sığ bu kadar basit ve aslında karmakarışık bir kitabı uzun zamandır okumamıştım. rüyalarıma kadar girdi… Oğuz atay detayı sürüklemenin üstüne sürüklüyecilik kattı.. herkese önermelisin deseler mutlaka vereceğim örneklerin başında Hakan Günday’ın “Az” kitabı gelecektir.
Çatıları ısıtan altın rengi güneş ışıklarıyla aydınlanan sokakların curcunasına katılmasınıa izin vermeyen bu mutsuzluğun, bu sessizlik içinde uyuklamasına neden olan yorgunluğun kaynağı yine kendisi miydi? neden bütün bu güzellikler onu hiç etkilemiyordu?