İşte bu yüzden gidip yatmıştı; uykunun araya girebileceğini ve yolunda gitmeyen bir şeylerin onun algılamak istemediği bir biçimde hareket ettikleri bu döngüyü kapatabileceğini ummuştu.
“Bir zamanlar seni sevmiştim. Ve sevgiyi senin suretinde yaratmıştım. Bu kalbin, birini sevmeye ihtiyacı vardı. Ve sen bunu anlamadın. Ve bana eziyet ettin. Ve eziyet ettiğini bilmedin. Gözyaşımı silmedin. Ve ben, senin bilgisizliğinin artmasına izin verdim. Fakat hiçbir şeyi unutmadım. Ve hepsini aklıma yazdım. Ve sana izin verdim ki, bilmeden yaptığın eziyet artsın. Ve sonunda artık dayanamıyorum diyebilmek için ben de bilmeden bu oyunu oynadım sana…Oysa, elimin tersiyle yıkabilirdim seni.”