Puan vermedi·328 syf.·
2026 26. kitabı
Leeds, bir grupta gitaristtir. Grupla bir düğünde çalmaya gittiğinde, gelinin kız kardeşi Layla'ya aşık olur. İkilinin ilişkileri ilerlerler. Çok da mutlululardır. Bu mutluluk çok uzun sürmez. Önce Layla sonra Leeds vurulur. Leeds de vuran kişiyi öldürür. Layla, uzun tedaviler sonrasında normal hayatına döner. Ama eski Layla değildir. Leeds, onun eskisi gibi ve mutlu olması için bir sürpriz yapar. Tanıştıkları pansiyonda başbaşa vakit geçireceklerdir. Pansiyona ayak bastıkları anda tuhaf olaylar başlar. Beynimi yakan, sevip sevmemek konusunda kararsız kaldığım bir kitap yazıyorken çok sevmediğime karar verdim. Verity gibi muhteşem bir kitaptan sonra Layla hiç gitmedi. Açıkçası ben daha çok gerilim ve zihnimi yoracak bir gizem bekliyordum. Kitap bittiğinde de ağzımın açık kalmasını... Leeds'i ilk başlarda seviyordum ama sonraları malum sebeplerden dolayı sevemedim. Layla da keza başta sevemedim ama göründüğü gibi değilmiş. Kitabın başları güzeldi. Layla'yı kim vurdu? Leeds'in görüştüğü adama kim? Sorularıyla gayet iyi ilerlerken paranormal kısımlar devreye girer ve (spoiler olur mu emin değilim) bir aşk üçgeni başlar. Daha sonraki bölümler bundan dolayı hoşuma gitmedi. Ufak bir sürpriz vardı. Fena da sayılmazdı. Bir bölüm de heyecanlıydı. Ama nedense benim için yeterli değildi. Son bir kaç şey daha söylemek istiyorum. Kitabın başlangıcı çok hızlıydı. Hızlı tempoda bir gerilim romanı okuyacakmışız gibi. Sonrasında ikilinin birbirine nasıl aşık olduklarını, aralarındaki bağı okurken bam Layla vurulur. Ve bu ani olay ikilinin aşkının inandırıcılığı yitirmiş bence. Bu son olsun kitabın ismi Layla ama biz Layla hakkında pek bir bilgi edinemedik. Anlatıcı Leeds de olunca onun zihninde hapsolduk. Ben en iyisi paranormal okumayayım. Ya da başka bir kitapta daha sonra
Gerilim
LaylaColleen Hoover · Epsilon Yayınevi · 2023622 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 37. kitabı
Ispanyol edebiyatindan oldugu, azizlerden ve buram buram hiristiyanligi hissettirmesinden belli olan bir kitap. Sosyal adaletsizligin ve cinsiyet ayrimciliginin, ofkenin tortulasmis halini gecmisle ozdeslesmis ev metaforuyla ve insanin icini kemiren tahta kurduyla anlatmistir yazar.. kitabin sonunda tesekkur kisminda da ailenin hayatinin kitaba esin kaynagi oldugunu goruyoruz. Bir ev ki icinde erkeklerin barinamadigi kadinlarin da ne icinde kalabildikleri ne de cikabildikleri bir yer. Her yerden olulerin cikmasi, azizlerin gelip buyukanneyi goturmesi gotik unsurlari animsatiyor.. kitapta buyukanne ve torun iki farkli anlaticiyi goruyoruz. Genel anlamda ilginc gelmedi.. okunabilir...
Tahta KurduLayla Martínez · Yan Pasaj Yayınevi · 2023366 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·328 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 13:36
Konusu o kadar hoşuma gitti ki bu kitapla ilgili olumsuz yorumlara çok şaşırdım. Kendini inanılmaz okutan, heyecanlandıran bir kitaptı. Colleen Hoover’ın okuduğum 2. kitabı. İlk kitabı Verity idi o da inanılmaz manyak bir kitaptı ondan sonra Layla tabiki bi tık daha aşağıda kaldı ama yine de çooook keyif alarak elimden bırakamadan okudum…
LaylaColleen Hoover · Epsilon Yayınevi · 2023622 okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 07:52
İspanyol yazar Layla Martinez'in ilk kitabı olan Tahta Kurdu gotik öğeler taşıyan, ve sarsıcı bir romandı. Sarsıcılığı gerçekten içinizi sarıyor, bunun sebebi anlatılanların gerçek üzerinden kurgulanması, okurken bunu iliklerimde hissettim. Kitap anneanne ve torunun yaşadığı, duvarlarında hayaletlerin gezindiği, adeta yaşayan bir organizma gibi nefes alan karanlık bir evde geçer. Komşular tarafından dışlanan bu iki kadın, geçmişteki kayıplarının ve uğradıkları haksızlıkların intikamını alma arzusuyla yaşarlar. Evin duvarları, dolapların içindeki gölgeler, yapılan büyüler ve evdeki ruhlar, aile tarihinin acısını ve korkusunu somutlaştırır. Roman, ataerkil baskı altındaki kadınların yaşamını, kasaba dedikodularını ve sınıfsal ayrımları sert bir dille eleştirir. Gönülden tavsiyemdir... Layla Martínez
Tahta KurduLayla Martínez · Yan Pasaj Yayınevi · 2023366 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Bazı şiir kitapları vardır; kapağını açtığınız anda kelimeler değil, küllenmiş hatıralar dökülür insanın avuçlarına. Bazıları ise bir mezar taşının soğukluğu gibi susar. İnsan başını yaslayınca içinden yıllardır kalan acılar yükselmeye başlar. “Babama Layla” tam da böyle bir şiir kitabı. Baştan sona yokluğun etrafında dolaşan. Eksikliği yalnızca anlatmayan, onu her dizede biraz daha büyüten, sessizliği bile kırık bir ağıda dönüştüren derin ve sarsıcı bir şiir evreni. Bu eser yalnızca bir şiir toplamı değildir. Bir iç ağıdıdır. Bir hasret defteridir. Bir eksiklik atlasıdır. Kitabın tam merkezinde “baba” durur. Fakat şiirler derinleştikçe baba, hatırlanan bir yüzden ya da insanın içinde giderek büyüyen bir sessizlikten ibaret kalmaz. Daha çok kalbin en kuytu yerinde yankılanan, adı var ama kendisi eksik bir boşluğa dönüşür. Artık ete kemiğe bürünmüş bir varlık değil; her mısranın kıyısında üşüyen bir boşluk, kalbin içinde yankılanan eksik bir nefestir. Şair çoğu zaman babayı doğrudan anlatmaz; onun yokluğunu, eşyaların üzerine çöken kederle, gecenin içinden geçen üşüme hissiyle duyurur. Çünkü burada ölüm yalnızca bir insanın gidişi değildir. Bir evin duvarlarından sesin çekilmesi, sofrada eksilen bir gölge, çocukluğun omurgasından kopan sıcak bir parçadır. İnsanın dünyaya korkmadan bakmasını sağlayan ilk gölgenin çekilip gitmesiyle birlikte, hayat da şiirlerde yarım kalmış bir cümle gibi kalır. Bu yüzden kitap boyunca baba, bir hatıradan çok daha fazlasıdır. Çocuğun dünyaya gözlerini ilk kez korkusuzca açtığı eşik, ilk huzurun gölgelendiği çatı, ilk sığınağın kalp gibi attığı yer ve anlamın kendisi gibidir. Ve o anlam çekilip gittiğinde hayat artık tamamlanmış cümlelerle değil; yarım kalmış nefeslerin, yutulmuş kelimelerin ve içe gömülmüş suskunlukların arasında
Edebiyat
Babama LaylaHazal Karadağ Yurdagül · İbk Yayınevi · 04 okunma
Tamam zaman var yetiştin sena
8/10
·358 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 20:31
İncelemeye başlamadan önce herkese selamlar uzun süredir yoktum çünkü hayatım inanılmaz derecede yoğun ve karmaşıktı. Bu nedenle önceden okumuş olduğum bu serinin incelemesi bu kadar gecikti. Geçenlerde dizisinin ikinci sezonunun fragmanını yayınlanmasiyla artık dedim Sena yaz artık şu incelemeyi ve kisacik olan aciklamam da bittiğine göre kitaba geçebiliriz. İlk başta yine her zaman olduğu gibi spoilersiz konusacagim. Kitabı ve seriyi oldukça beğendim. Beklediğimden daha cok bile beğendim diyebilirim hatta. Büyük oranda karakterleri de baya sevdim ama Ravi ve Pip bir baskaydi tabii ki. (Onları özlüyorum) Serinin ikinci kitabı inanılmaz derecede sürükleyiciydi okulda veya evde müsait olduğum her an elime alıp okudum ve asla bırakamadım. Hatta bu kitabın gizemini ilkine göre daha iyi buldum. Sonuclanmasini da aynı şekilde. Birde geçen incelemede ikinci kitap için not alacağımı söylemiştim şimdi o notları sizinle paylaşıyorum. (Bundan sonrası spoiler içericektir!) Max Hasting: Daha önceden de sorunları olan biriydi ve mahkeme gününden önceki gün felaket partisindeydi. (şantaj yapmış olabileceğinden şüpheleniyorum.) Ant ve Lauren: Ant, Connor'ın yakın arkadaşı olmasına rağmen hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor. (fazla tuhaf değil mi?) Bu işin içinde bir iş olabilir. Layla Mead: Kim olduğu belli değil bir sahte hesap. Jamie'yi uzun süre kandırmış. Şüpheli mesajları varmış. Luke Eaton: Nat Da Silva'nın şuanki sevgilisi. Belki Jamie'nin Nat'i sevdiğini biliyordu o yüzden de Jamie'ye bir şey yapmış olabilir diye düşünüyorum. (Az öteden salla Sena) Pip değişmeye başladı. Eskisinden farklı davranıyor. (Kızı delirttiler en sonunda.) Asla tutturamadim buara da bildiğim şeyler oldu da Charlie Green'i hiç listeye bile almamışım. Benim aptalligim muhtemelen çok
İyi Kız Kötü SonHolly Jackson · Epsilon Yayınevi · 20221,746 okunma