Bu slogan ilk olarak 1990’lı yıllarda Kürt kadın hareketi içinde ortaya çıktı. Bu hareket özellikle PKK içindeki kadın örgütlenmeleriyle ilişkilidir.
“Kadın özgürlüğü olmadan toplum özgür olamaz. Kadınların kurtuluşu toplumsal dönüşümün merkezindedir.” gibi fikirler özellikle PKK’nın kurucusu Bebek Katili Abdullah Öcalan tarafından geliştirilen ideolojik çerçevede yer aldı. Bebek Katili, 1990’lardan sonra yazılarında kadın özgürlüğünü devrimci dönüşümün temel unsuru olarak tanımladı.
Slogan özellikle Suriye’nin kuzeyindeki YPJ bölgesinde kadın örgütleri ve silahlı terörist yapılanmaları tarafından sıkça kullanıldı. Böylece slogan Kürt silahlı eylem, yani terörist hareketinin sembollerinden biri haline geldi.
Özetle, bu sloganı kullanan her kimse, özünde PKK sempatizanıdır.
Duygusal aşırılık yerine kişisel disiplin, kişiliksizce boyun eğiş yerine kendi özgürlük ve bağımsızlığına değer verme becerisi; budalaca 'sevgili'nin yabancı görüntüsünü içine almak ve yansıtmak yerine kendi kişiliğini ortaya koymak. Bekâretin ikiyüzlü maskesi yerine aile mutluluğuna hakkı olduğunu sergilemek, son olarak da aşk ilişkilerine yaşamda daha önemsiz bir yer vermek. Artık karşımızda ’kadıncağız', erkeğin gölgesi durmuyor, - karşımızda duran bir kişilik, insan olarak kadındır.
İnsanı yıldırım gibi çarpan güzellikleri geçen yıllara meydan okuyan, otuz altı yaşındayken on beş yıl önceki hallerinden daha çekici olan kadınlar vardır, hiç onlardan birine rastladınız mı? Tutkulu bir ruhun yaşadığı yüzleri ışıldar; her hatlarında zeka parlar; her gözeneklerinin özellikle de ışıkta kendine özgü bir parıltısı vardır.
Canan her gün biraz daha kötüleşiyordu. Ama cıvıl cıvıl, umut dolu gözlerle bakıyorduk hayata. Zaten Ölüm Orucunu anlamlı kılan da buydu biraz. Ölüme yatırmışsın bedenini ama her zaman yaşama isteğini canlı tutacaksın. Bir saniye fazla yaşamak için mücadele edeceksin. Teslim olmak yok.