dilsiz kılınanlardan geçmişi "inadına" öğrenmek önemlidir. Sormanın vaktidir: Tarihi, nasıl yeni baştan ve kulağımızı "dilsiz"lere vererek okuyabiliriz? Egemen anlayışın karşısında durma imkanı taşıyan eleştirel bir tarihsel/toplumsal okuma nasıl mümkündür? Öncelikli olarak, sınıf, etnik kimlik ya da toplumsal cinsiyet ayrımcılıkları ezilenin, eziyet çekenin lehine tarih anlayışının temeline oturtularak, tarihsel okuma toplumda varolan bu eşitsizliklerin farkındalığında yapılabilir.