10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:14
Okumak için sayfaları heycanla çevirdiğim ama bitmesini istemediğim bir kitaptı. Biliyordum sonunun böyle biteceğini Bülbülün kırk şarkısı! beni kırk yerimden bıçakladı sanki… Bülbülün Gülüm demesi, kıskandım bülbülü. Ne güzel sevmişti Rasûlallah, ne güzel sevilmişti Rasûlallah.Bülbül Gülünü istedi. Halime Gülünü bırakmak istemedi. Ebûbekir Gülünün dostluğunu istedi. Gülüm Miraçta ümmetini bırakmak istemedi, sahi neden istemedi o kadar ezâya rağmen ümmetini bırakmayı… Senin derdinle yanmak bir saâdet yâ Rasûlallah Şu âlemde hemân sensin hakîkat yâ Rasûlallah (Lâedri) (Rasûlüne kavuşmayı sen nasib eyle Allah’ım.) 05.06.2026 - 22:22
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
8/10
·184 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:46
Lacan'ı okumaya başladığım ilk kitaptı. Sayfalardaki metinlerin kısalığı ve çizimlere rağmen hatta belki bu yüzden oldukça yoğun ve karmaşık bir kitaptı benim için. Kitabı anlamak için sadece kitabı okumak yeterli gelmedi. O yüzden bir taraftan da internetten araştırma yaptım sürekli. Ancak tüm bunlara rağmen okuduğum için memnunum. Bu bir Lacan'a giriş kitabı mı hiç emin değilim ancak yine de temel kavramları ve fikirleri öğrenmeye ve anlamaya giriş yapmak adına iyi oldu benim için. Özellikle (anladığım kadarıyla) şu kavramlar ve fikirler ilgi çekiciydi: İnsan zihninin 3 gerçekliği olarak imgesel, simgesel ve gerçek'den bahsediyor. İmgesel, anne ile bebeğin bir ve bütün olduğu o ilk aşama gibi. Simgesel düzene geçiş de dil, toplum ve kurallarla yani aslında 'babanın adı' denilen ve doğrudan cinsiyetle ilgisi olmayan şeyle mümkün oluyor. Ayrıca çocuğun şunu kabullenmesi gerekiyor: Ben annemin her şeyi değilmişim. Bu simgesel bir hadım edilme. Erkek çocukları da kız çocukları da dolayısıyla bütün insanlar eksiktir. Annebabadan özgürleşmek ve birey olmak bu eksikliği kabule bağlıdır. 3. olarak; Gerçek de gerçekliğimizin dışında kalan, ham, çıplak, tanımsız şeyleri temsil ediyor. Fallus, eksiklik ve kayıpla ilişkilendirilerek anlatılıyor. Bebeğin, annenin eksikliğini çektiği şey olmaya çalıştığını, annenin ne istediğini, anne için ne ifade ettiğini anlamaya çalıştığını, bunun onda çok kaygı uyandırdığını ve bununla başa çıkabilmek için de düşlem yani bilinçdışı fantezilere sığınmak zorunda olduğunu söylüyor. Ayrıca benliğin sahtelikleriyle bizi koruyan bir zırh olduğudan da bahsediyor. İnsanlarda "babanın adı"nın bastırıldığını ve semptomlarla geri döndüğünü ancak psikozlu hastalarda tamamen men edildiğini ve halüsinasyonlarla geri döndüğüne de değiniyor. Kitapta
Çizgilerle Lacan RehberiDarian Leader · Okyanus Yayınları · 021 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hayal kırıklığı
6/10
·156 syf.··
2026 28. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:08
Athica yayınlarının bu serisini severek takip ediyorum. Bu yeni kitabı özellikle kapak tasarımıyla fazlasıyla ilgimi çekmişti. Büyük bir merakla başladığım kitabın kapağını tam bir hayal kırıklığıyla kapattım halbuki birkaç kere okumak istediğim kitaplardan birine dönüşmesini tercih ederdim. Bence en büyük eksikliklerden bir tanesi kitabın bir amacı yok. İyileştirme serisi adı altında daha fazla yapayalnız karakterlerin acılarını okuduğumuz bir kitap olmuş. Karakterlerin gittiği kitapçıya bir mucize yaşamaya gittikleri söyleniyor ama mucizenin onlara hiçbir şey kattığını düşünmüyorum. Maalesef büyük bir potansiyel harcanmış gibi hissettim. Editörler popüler diye kitapçılarla alakalı her türlü fantastik, kurgu romanı böyle iyileştirme serisi adı altında yayınlamaya devam ederlerse seriyle halk için yakaladıkları bu güzel etkiyi kaybettirecekler. Ayrıca uluslararası bir roman yazan yazarımızın bütün karakterlerin isminin birbirine benzememesine dikkat etmesini dilerdim. Sonuçta dünyadaki her okur ‘Japon’ olarak doğmuyor. Söylenebilecek daha pek çok şey var ama bu ladarı da yeterli olur diye düşünüyorum. Bu kitabı okuyup çok beğendiyseniz serinin diğer kitaplarına da göz atmanızı tavsiye ederim.
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 202682 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 26. kitabı
Salam Qədirzadə - "Su pərisi Mariana" İlk növbədə onu deyim ki, yazıçının bu səmimi, şirin və insanı kitaba bağlayan qələminə aşiqəm. Bu günə qədər oxuduğum hər bir kitabını bəyənmişəm və hər birinin məndə ayrı yeri var. İkinci növbədə, "Xan nəşriyyatı"nın bu seriya üçün hazırladığı üzlüklər möhtəşəmdir. İnsanda oxumağa həvəs yaradır. Kitab iki hissədən - "Haram pul" hekayəsi və "Su pərisi Mariana" adlı romandan ibarətdir. "Haram pul" - həcmi kiçik olsa da, mənası böyük bir hekayədir. Yazıçı burada tamahın, pul hərisliyinin insanı necə uçuruma apara biləcəyini çox gözəl izah edib. İnsan əlindəkinin qədrini bilməyib, ayağını yorğanına görə uzatmayanda həyatını necə məhv edə bilərmiş, bunu bu kiçik hekayədə aydın görürük. Və vicdan məhkəməsi - yazıçı hekayə ilə deyir ki, dünyada insanın öz içindəki məhkəmədən daha böyük bir məhkəmə yoxdur. O vicdanın səsi bir dəfə gəlməyə başladımı, onu susdurmaq üçün mütləq doğru qərarlar verməlisən. Düşündürücü və maraqlı bir hekayə idi. "Su pərisi Mariana" - Leandra və Mariananın qarışığı sevgi hekayəsindən bəhs edir. Qarışıq olmasının əsas səbəbi isə mühakimələrdir. Mən ümumiyyətlə nəyisə tam bilmədən, beynində uydurduqlarına inanan insan tiplərindən uzağam. Çünki belə insanlar öz beyinlərindəkilərlə gözəl olan nə varsa - dostluğu, sevgini, münasibəti məhv edirlər. Leandra da Marianaya qarşı qərəzli rəftar göstərib, sevgisi uğrunda lazımi addımları atmır. Romanın düşündürücü tərəfi isə cəmiyyətin insan üzərindəki təsiridir. Elə bir millətik ki, nə etsək də, bir qulp qoşacaqlar. Mariananın sənəti ətraf mühit tərəfindən pis qarşılanırdı və hər kəs bu sevginin əleyhinə idi. Həmçinin yazıçı Mariana obrazı üzərindən pulun insan həyatında necə önəmli, hətta bəzən vazkeçilməz bir vasitə olduğunu göstərib. İnsanın pul üçün nələrdən
1000Kitap
Su Pərisi MarianaSalam Qadirzade · Xan Nəşriyyatı · 202415 okunma
Kaygı, Kayıp ve Öteki.
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 19:09
İnsan kaybettiğinde sadece birini kaybetmez. Onunla kurduğu anlamı da kaybeder. Belki de bu yüzden yas sadece hüzün değildir; aynı zamanda bir huzursuzluktur. Bir şeyin eksildiğini bilmenin ama tam olarak neyin eksildiğini tarif edememenin yarattığı o garip boşluk. Freud yas ile melankoliyi ayırırken, birinde kaybın dışarıda, diğerinde içeride yaşandığını söyler. Yasta insan “onu kaybettim” der. Melankolide ise mesele daha karanlıktır: “Ben eksildim.” Bu eksilme çoğu zaman açık değildir. İnsan neyi kaybettiğini bilmez ama kendine yönelir; suçlar, küçültür, değersizleştirir. Lacan ise kaygının başka bir yerden geldiğini söyler: Başkası için ne olduğumuzu bilememekten. İnsan sadece kaybettiği için değil, ne olduğunu bilmediği için de huzursuzdur. Sevildiğinde bile emin olamaz. Değerli hissettiğinde bile içinde bir boşluk kalır. Belki de bu yüzden insan hem bağ kurmak ister hem de o bağın geçiciliğini bilir. Sever ama kaybedeceğini de hisseder. Ve bu çelişkiyi taşır. Günümüz dünyası bu ağırlığı hızlıca hafifletmek ister. Semptomu susturmak, huzursuzluğu azaltmak, işlevselliği geri kazandırmak… Ama insan sadece düzeltilecek bir mekanizma değildir. Acı her zaman ortadan kaldırılması gereken bir şey değildir; bazen anlaşılması gereken bir şeydir. Çünkü insan sadece yaşadığıyla değil, anlayamadığıyla da şekillenir. Ve belki de en zor olan şudur: Kendimizi tamamen bilemeyeceğimizi kabul etmek. Bilinç dediğimiz şey yüzeydir. Altında, bizi biz yapan ama çoğu zaman bize yabancı kalan bir alan vardır. İnsan orada başlar. Ve mesele o karanlığı yok etmek değil, onunla yaşamayı öğrenmektir.
Depresyon Yas ve MelankoliDarian Leader · Encore Yayınları · 2021180 okunma
'Kararlı olmak, sessiz olmak demektir. '
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 11:45
Gerçek hayatta sık rastlayamadığımız, filmlerde geçen duygu dolu bir sahne vardır. Salon kalabalıktır, herkes kendi arasında sohbete dalmıştır, siz mikrofonu alır bir şeyler söylemeye başlarsınız, herkes susar. Bir an tereddüt edersiniz ve salonda bulunan, arkadaşlarınızı, ailenizi, sevdiğiniz ve hiç sevemediğiniz insanları şaşkına çevirecek o konuşmayı yapmaya başlarsınız. İlk dakikalarda içinizden bir ses bunun delilik olduğunu söyler ama son cümleye geldiğinizde, sizin bu cümleleri söylemeye, dinleyenlerin de bunları duymaya uzun zamandır ihtiyaç duyduğunu anlarsınız. Darian Leader size uzaktan göz kırpıp, onay veren ve bu çılgınlığı başlatmanız konusunda sizi yüreklendiren bir analist... O halde başlayalım :) Şakaydı elbette ama bu uzun ve yorucu :)) 9 yılda, bana en az kitaplar kadar yardımı olan kıymetli arkadaşlarıma teşekkür ederim. Darian Leader, Lacancı bir psikanalist. Lacan'ın teorilerini kendi eserlerinden kavramanın güçlüğünü gidermek için âdeta özel bir çaba sarfediyor. Zaman zaman Klein ve Lacan'ın düşüncelerinin bağlantılarını da bulmaya çalışıyor. Ama bunu psikiyatrinin tatsız atmosferinden çıkarıp ilgi çekici, entelektüel ve öğretici bir yolculuğa dönüştürüyor. Leader, 'Kesinlikle Bipolar' eserinde yaygın şekilde kullanılan psikiyatri ilaçlarının gerçek yüzünü ortaya çıkardığında kendisine çok saygı duymuştum. Hattâ ilaç pazarına müşteri kimliğiyle dahil edilen hastaya 'en çok işe yarayacak kokteylin' hazırlandığını ifşa eden cümlesi alkışlanasıdır. Bu eseri bitirip de, ben manik-depresyonu tanımlayan motifleri anlayamadım diyebilecek kişi çıkmaz sanıyorum. Bir analistin yazmaktan büyük keyif alan bir edebiyatçı gibi bir üslûp geliştirdiğini görmek okuru da motive eden ana etkenlerden biri. Bir bilgi yığını olmasından çok günlük hayatın içine
Psikoloji
İş İşten Geçtikten Sonra Verilen SözlerDarian Leader · Ayrıntı Yayınları · 200011 okunma