ibrahim

ibrahim
@legerin
tenê mirî ji êş azad in.
iüif & felsefe tarihi
hewag, 2000
89 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Berkeley'e göre, Locke'un anladığı anlamada tüm insanlar için var olan nesnel bir zaman olmuş olsaydı, acı çeken bir insanın algıladığı zamanla, zevk içerisinde algılanan zaman aynı olurdu. Halbuki acı çeken bir insanın algıladığı zaman, hayatını zevkle geçiren birinin algıladığı zamandan çok daha uzundur ve zordur. Bu da zamanın nesnel olmayıp göreceli ve öznel olduğunu, algılayan kişiden soyutlanarak düşünülemeyeceğini, her insanın sahip olduğu zamanın o insana ait ve o insana özgü olduğunu gösteren bir kanıt olmaktadır. Bunu Grayling'in ifadeleriyle söyleyecek olursak, "Benim için zaman benim zihnimdeki ideaların ardarda gelmesi, senin için zaman senin zihnindeki ideaların ardarda gelmesidir." Ideaların hızlı veya yavaş olması ise zamanın kısalığını veya uzunluğunu gösterir. Zamanın kısalığı veya uzunluğu da Locke'un anladığı gibi nesnel değil özneldir. Onu algılayana bağımlıdır
Sayfa 104
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hz. Ömer, Şam'da bir Yahudi'nin arsasına, sahibinin müsaadesi olmaksızın yapılan bir caminin inşasına sahibinin itirazı ve şikayeti üzerine, valiye şunu yazar: "Adaleti yıkma, camiyi yık".
Islam Toplumunun Doğuşu
Siyaset
Atinalıların o kendini beğenmiş, atalarından kalma, adaletsiz yasalarını tahkir ve alay konusu yapan Sokrates ve Diogenes ile atalarının dinini yerle bir eden Hz. İbrahim bugün yaşasalardı, yeniden taşlanırlardı. Cengiz Çakmak
Din
Hoşgörülü Şii Büveyhiler döneminde bireyci bilginler antik çağın Yunan ve Roma felsefesini ve yazınını incelemiş ve dar görüşlü dindaşlarınca İslam dışı olarak kınanan bir düşünce silsilesini izlemişlerdir. Selçuklu zaferi bu hümanist rönesansı etkili bir biçimde kısıtladı. Dine dayalı ve önceleri hayli dar kapsamlı bir müfredatı olan medreseler sonraları sadece dini açıdan "entelektüel merkezlere" dönüştüler.
Kültür-Sanat
Talîban, Bamyan'daki Budist heykelleri havaya uçurarak dünyanın büyük bölümünde öfke uyandırdı. Böyle yaparak atalarının başlangıçtaki put kırıcı inancını yeniden savunmuş oldu. Bu, ilk Hristiyanlar ve daha sonra (özellikle Kalvenci) birçok Protestan tarafından benimsendiği gibi, ilk Yahudiliğin de bünyesinde barındırdığı bir inançtı. Bunların hepsi kutsal eserlerin sayfalararına geri dönmeyi ve sonradan eklenmiş olduğu düşünülen her şeyin reddini temsil ediyordu. Bu anlamda bütün olup biten bir reformdu, bir canlanmaydı. Öyle ki, sonraki yorumların yetersiz, dahası sapkın olduğu ilan edildi. Böylece bu dinlerin kendi bünyeleri içinde bir çatışma başladı (bugün özellikle Irak'ta ama aynı zamanda Kudüs ve Kuzey İrlanda'da da benzer bir çatışma hala devam ediyor). Ne var ki, bu türden bir reform, ilahi kaynaklı sabit (bundan dolayı değiştirilemez) bir metne yöneldiğinden, aslında rönesansın tersidir ve bilgide ya da genel olarak kültürde bir atılıma yol açmaz.
Sayfa 123 - Islamda Yeniden Doğuş
Kültür-Sanat