… ilk lokmayı ağzıma götürdüm, çiftçilerin, tarım araçlarını kullananların ellerinin kokusuydu bu. Bu ekmek petrol kokuyor, demir kokuyor, saman kokuyor, olgun başak kokuyordu … içimden ekmek ölümsüzdür, iş de ölümsüzdür. dedim.
Camus ün yine arayışta olduğu bunu kendi yaşam ve anılarıyla harmanladığı bir kitap hayatın boşluğu, tekdüzeliği, dolayısıyla yaşamın, varoluşun boşluğuna çıkardığı için, ölüm nihai bir son olarak belki de mutluluğun kendisiyle eş anlamlı sayılabilir. Yine de onun ölüm ile mutluluğu birbirine bağlayan bir bunalım teorisi değil, ölümün dahi mutlu veya mutsuz halleri olabileceğine ilişkin mutluluğun başka yerlerde olabileceği düşüncesi ile yer değişikleri ve eylemlerini gerçekleştirdiği güzel bir kitap sunmuş.
Bana göre can alıcı bir yazı olan ;
‘’Eğer mutluysam, bu kötü vicdanım sayesindedir"
İyi okumalar …