insanın doğasında üç temel kavga nedeni buluyoruz. birincisi rekabet; ikincisi, güvensizlik; üçüncüsü şan. doğa insanları bu şekilde birbirinden ayırıp yok etmeye eğilimli kılıyor.
"Leviathan commonwealth, devlet ya da meşru hükümdar; Behemoth ise sivil uyumsuzluk, isyan ya da devrim anlamına gelir." Hobbes'a göre, biri olmazsa diğeri olacaktır.
Tiranlık sevilmeyen bir şeydir, çünkü yöneten yasalar değil, kişidir. Bizzat genç Hobbes da bu kanıdaydı. "Yüce insanların yasalar karşısında fazlasıyla güçlü hale geliverdiği" durum üzüntü vermişti ona. Otorite sahibi insanların yalnızca yasaları dayatmak amacıyla yaptırım gücüne sahip olması gerektiğini ve muhtemelen yasaların bağımsız bir varlığının bulunduğunu düşünüyordu. Hobbes şu atasözünü zikrediyordu istihzayla: "Yasalar örümcek ağı gibidir, yalnızca ufak sinekleri yakalar."7 Leviathan'ın yazarı olgun Hobbes ise insanlar değil de yasalar tarafından yönetilmenin bir anlamı olduğu fikrine burun kıvırıyordu. Yasaları yalnızca hükümdarın koyduğunu, dolayısıyla hükümdarın söylediği her şeyin yasa olduğunu söylüyordu.
Leviathan, "Kutsal Kitap'ta tasvir edilen devasa bir deniz canavarıydı. Hobbes içinse devletin muazzam gücüne bir göndermeydi. Leviathan, tepenin arkasında yükselen, bir elinde kılıç, bir elinde asa tutan bir devin resmiyle açılır
Bedeni öldürenden korkmayın, ruhu öldürenden korkun.
Borçlu olmak, köleliktir.
Dünyadaki bütün din değişimlerini tek bir nedene bağlıyorum; kötü din adamları.
Bilgelik, kitap okuyarak değil, insanları tanıyarak öğrenilir.
Doğal adaletin tek mahkemesi vicdandır.