Puan vermedi·523 syf.··
2026 18. kitabı
Eser insanların huzur ve güvenlik ihtiyacı nedeniyle doğa durumu dediğimiz ilkel ve vahşi durumdan çıkarak; toplumsal bir anlaşma yoluyla devlet dediğimiz (mutlak otorite'yi) nasıl kurduklarını ve mutlak otoritenin neden egemen güç olması gerekliliiğini bizlere açıklar. Doğa durumu; insanlar arasında genel bir eşitlik hali mevcuttur. Lakin insan tabiatına ait (bencillik, hırs, istek) gibi özelliklerin kıt kaynaklar ile birleşmesi nedeniyle çatışma durumu süreklidir. Güvensizlik ve kaos ortamı hakimdir. Can ve mal güvenliği yoktur. Kısaca yabanıl ve ilkel bir yaşam mevcuttur. Toplumsal anlaşma; zamanla insanlar arasında can ve mal güvenliğini sağlayabilmek adına, mutlak güce sahip üst bir otoriteye bağlı olma ihtiyacı ortaya çıkar. Bu otorite kitapta (Tevrat'a göre deniz canavarı olan) Leviathan'ken günümüzde ise devletin taa kendisidir. Kısaca devlet insanların temel hakları olan (yaşam, barınma ve huzur) gibi ihtiyaçlarını koruyabilmek adına bir araya gelerek oluşturdukları bir yapıdır. DAYATMA sonucu oluşmuştur. Devlet ise üç ana vasıfa sahiptir: Mutlak güç; yasama, yürütme ve yargı onun iradesindedir. Ondan habersiz hiçbir şey yapılamaz. Sarsılmaz iktidar; kimse onun otoritesini sorgulayamaz, eleştiremez veyahut devirmeye çalışamaz. Devlet bazlı özgürlük; devlete bağlı fertler kanunlar çerçevesinde istediğini yapmakta özgürdür. Sınırlar devletin kırmızı çizgileridir. Din devletin üzerinde bir güce sahip olamaz eğer olursa çeşitli karışıklıklar ortaya çıkar. Misal ortaçağ avrupası... Papa ve kilise kısaca (Roma) devletler üstü bir konumda olduğu için sürekli bir çatışma ve iktidar mücadelesi mevcuttur. Kitaptan da yola çıkarak din ve devlet ile ilgili görüşlerimi kısaca dile getirmek istiyorum. Din devlet üstü bir konuma yerleştirilemez. Din devletin mutlak
LeviathanThomas Hobbes · Yapı Kredi Yayınları · 20241,266 okunma
9/10
·512 syf.··
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:42
Güzel bir bilimkurgu kitabı başı biraz tutuk başlıyor.Okudukça açılıyor sonlarına doğru çok keyif aldım. Karakteri güzel yazılan kitapları seviyorsanız çok seversiniz.Karakterler çok kendine has bayıldım. Miller karakteri olsun Holden olsun hatta Fred Johnson ve Amos..Seri ilerledikçe daha derinleştikçe daha da seveceğime eminim.Politik olaylar seri ilerledikçe derinleşicek gibi fitilini ateşlediler bakalım okuyup görelim.Çok önceden almıştım bayadır kitaplığımda duruyordu okumadığıma üzüldüm daha önce bir yandan da okucak bir seri bulduğum için mutluyum
Leviathan UyanıyorJames S. A. Corey · İthaki Yayınları · 2024179 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
2/10
·523 syf.··
2026 8. kitabı
Zor Okudum kitabı. Anlaması , icerigi çok anlamlı hissettirmeyen bir kitap. Din, tarih , felsefe çorbası gibi olmuş… kitap okumak insanı yormaktan ziyade , dinlendirmeli , mutlu hissettirmeli , kafasını içini anlamayacak şeylerle doldurmamaya çalışmamalı.
LeviathanThomas Hobbes · Yapı Kredi Yayınları · 20241,266 okunma
8/10
·173 syf.·
2026 73. kitabı
Merhaba. “Borges’i seven, Borges’in sevdiğini de sever.” demiş atalarımız. (Aynalara , seslere, içerilerine ve de içeridekilere pek güvenmeyen , hayatının bir döneminde en az bir kez labirentte kaybolmuş birileriydi galiba onlar.)Borges sayesinde yolumun kesiştiği Julien Green’in Yeryüzünde Bir Yolcu kitabını pek sevdim. Zaten kitabın arka kapağında Borges’in Green karakterleri için söylediği o cümle bile insanı doğrudan bu karanlık atmosfere çekiveriyor: “Biz başkayız, bir düşten geliyoruz, başka yere gidiyoruz.” Ve sanırım kitabın tamamı biraz bu “başka yere gidiyoruz” hissinin içinde geçiyor çünkü Green’in karakterleri tahmin edersiniz ki bir yere yolculuk etmiyor kendi içlerinin karanlığı boyunca sürükleniyorlar. Dünyada yürüyen ama ruhu başka bir koridorda kalan insanlar gibi… Kitaptaki öyküler arasından sondan bir önceki öyküyü aldım yamacıma ben:”Leviathan ya da Yararsız Yolculuk”. Uzun zamandır okuduğum en sarsıcı metinlerden biri oldu benim için. Başta sessiz ve gizemli bir yolcunun yük gemisine binişini okuyoruz yalnızca. Eski bir palto, yüzünü örten bir şapka, ağır bir valiz, kimseyle konuşmayan bir adam… Ama öykü ilerledikçe anlıyoruz ki mesele insanın kendi içine yerleşememesi...Bonne-Esperance adlı gemi ise burada yalnızca okyanusu yaran bir taşıt değil sanki insanın kendi iç uğultusunun üzerinde ağır ağır ilerleyen bir bilinç tabutu gibi…Deniz de özgürlük değil. Tam tersine günler boyunca değişmeyen ufuk çizgisiyle insanı kendi zihnine kapatan dev bir sessizlik kuyusu... Green’in denizi insana sürekli aynı düşünceyi geri kusan tuzlu bir yankı mabedi gibi sezdirmesi ise olağanüstüydü... Bir de öykünün merkezindeki o görünmez “Leviathan” hissi… O deniz canavarı insanın içine yerleşmiş bir karanlık gibi dolaşıyor metinde. Sessizlik uzadıkça büyüyen,
Yeryüzünde Bir YolcuJulien Green · İmge Kitabevi · 201232 okunma
2/10
·120 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 18:35
Arno Schmidt ile Leviathan - Kara Aynalar kitabıyla tanıştım. Bir hafta her gün modern klasik okudum ve aralarında en kötüsü buydu. Ne yazık ki hiç sevemedim. Kitap iki farklı hikâyeden oluşuyor. İkisi de savaş temalı hikâyeler. Bilinç akışı tekniğiyle yazıldığı için zaten okuması zor olsa da yazarın kalemi daha da zorlaştırıyor. Kısa olmasına rağmen bitirmekte bile zorlanabileceğiniz bir eser. Modern klasik de olsa bazı kitaplar güzel olmuyor maalesef. Bu da onlardan biri. Ben önermem ama bilinç akışı tekniğini sevenler yine bir bakabilirler. Keyif okumalar.
Edebiyat
Leviathan - Kara AynalarArno Schmidt · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202552 okunma
1/10
·120 syf.··
2026 52. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 17:47
Bu kitaba dair ne diyeceğimi inanın hiç bilmiyorum. Bilinç akışı tekniği ile yazılmış ve zerre bir şey anlamadım. Bugüne bugün Ulysses okumuşum, bilinç akışının alasını görmüşüm ama şuncacık ince kitapla yuvarlandım gittim. Yazar ordan oraya atlıyor, konular kopuk kopuk. Genel anlamda konuya bakınca güzel hikâye çıkar diyorsun ama işleyememiş sanki. 2.Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor lâkin dediğim gibi zerre adapte olamadım. Zihinsel sıçramalar oldukça fazla ve takip etmek güç.
Leviathan - Kara AynalarArno Schmidt · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202552 okunma