Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım
Salome'nin Belkis'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Son yıllarda farkına vardığı ve üzerinde kafa yorduğu bir görüşü vardı Leyla hanımın. İnsanlar yaşlanıyordu,bunun bir ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak, bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu. Bunun püf noktası ise bir insanın " nasıl görünüyorum?" sorusundan ," nasıl görüyorum?" aşamasına geçmesiydi.
13 Ocak 1986
İyi olmana çok sevindim. Fatoş için dua ediyorum. Çok mutluluklara lâyık bir kişi. Kendim de hastalığın neden olduğu depresyon ve üzüntüleri yenmeye çalışıyorum. Zaman geçerse iyi olacak. Okuyorum, yürüyüşe çıkıyorum. İstanbul'da sizlerle olsam daha mutlu olurum, burada hep yalnızım. Yalnız olunca insan acı düşüncelere saplanıyor. Ama iyi olacağıma inancım büyük. Gözlerinden öperim.
Tezer
buradaki aydın takımı o denli cahil, o denli yanlış davranmış ki, bu Almanya'da "Türküm" demek, bayağı üzücü boyutlara ulaşmış. Bu, Almanlar'ın ırkçı tutumundan da kaynaklanıyor ama, biz de radyo programlarını Gönül Yazar çalarak 8 yıldır geçiştiren aydınlarla neyi temsil edebiliriz?