«Senin adın ne, Coca dedim. Hayır, senin adın Elisabeth Jones, dedi. Soylu Jamaica'lılann soylu adları olmalıdır, Jamaica'lılar Jamaica'lı oldukları için övünmelidir. Belkemiğime dokundu, bu nedir, diye sordu, belkemiğimdir, dedim, güldüm. Garson bağırdı, sırtındaki belkemik, diye bağırdı. Gövdeni dik tutuyor, bir de yüreğinde belkemik olmalı, Elisabeth Jones. Jamaica tarihini biliyor musun, diye sordu, bilmiyorum dedim. Neyse, eskiden o günlerde Beyaz Yabaniler Afrika'dan güzel Afrikalılar satın almışlar, onları ezebilmek için kendilerine hayvan gibi davranmışlar; Pazar yerlerinde, beyaz alıcılar saygıdeğer onurlu Afrikalıların yanlarına gitmişler, onların erkeklik organlarını yoklamışlar, onların onurlu karılarının yanlarına gitmişler, göğüslerini sıkmışlar, Afrikalı erkeklerin aile babaları olmalarını engellemişler, Afrikalı kadınların onurlu anneler olmalarını engellemişler, aile hayatını yasaklamışlar, onurlu Afrikalı erkekleri hayvana çevirmişler, onurlu Afrikalı kadınları sana çevirmişler. Bunu beyazlar yapmışlar, yüzlerce yıl boyunca bütün dünyada bunu kara derili insanlara yapmışlar. İşte biz bu yüzden böyleyiz, Garson dedi ki, işte sen bu yüzden böylesin, dedi.»