Kitle psikolojisi uzun zamandır merakımı celbeden ilginç bir konu. Gerçekten de belli bir amaç için geçici de olsa bir araya gelen insanların oluşturduğu kitle, onu oluşturan insanların bireysel kişiliğinden tamamen ayrı bir vücut meydana getiriyor.
Kitle içerisinde insanların davranışlarında gözlemlediğim değişimleri anlamakta hep güçlük çekmişimdir. Normal hayatta sakin, sağduyulu ve iyi bir insan diyebileceğimiz bir kimse kitle içinde tamamen farklı bir kişiliğe bürünüyor, kendisinden beklenmeyen davranışlar sergiliyor, hatta bir canavara dönüşebiliyor. Örneğin iki farklı futbol takımı taraftarları bir caddede karşılaştığında hiçbir neden olmaksızın nefretle birbirine vahşice saldırabiliyor. Bir siyasi parti mitingi, ya da bir protesto gösterisi için bir araya gelen insanların oluşturduğu kitleler akıl ve sağduyudan uzak eylemler yapabiliyor. Yukarıda futbol takımı örneğine dönersek, belki birbirini çok seven Baba-oğul, abi-kardeş ya da samimi arkadaşlar farklı takımların taraftarı olabilirler. Yani nefretle saldıran kitle bireylerinden birinin çok sevdiği kişi o anda ya da başka bir sefer karşı tarafta olabilir.
Tüm bu mantık dışı durumlara çok daha fazla örnek verilebilir. O halde tüm bu çelişkileri ve soru işaretlerini bünyesinde barındıran ve adına kitle denilen muammayı çözmeye gayret etmek , kitlenin psikolojisini , ayrıca kitle-lider ilişkisini anlamaya çalışmak benim için gerçekten önemli bir sorundu. Bu konuda yaptığım araştırmalar beni çeşitli kitaplara götürdü. Bu kitaplar arasından ilk aşamada 3 kitap seçtim ve evveliyatla bu 3 kitabı okumaya karar verdim. Seçtiğim kitaplar şunlar olmuştu: 1-Gustave Le Bon/Kitleler Psikolojisi, 2-Sigmund Freud/Kitle Psikolojisi, 3- Elias Canetti/Kitle ve İktidar . Bu kitaplardan ilk ikisini okudum ve