"Yalnız, bir başına kalacaksın, kendi hayatını kendin kazanacaksın, anlıyor musun? Beni anlıyor musun? Kendi kendinin patronu olmayı öğren, kimsenin etkisi altında kalma! Sessiz ... sakin ... ama inatla yaşa! Herkesi dinle, ama senin için en iyisi neyse, onu yap ..."
Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkan olmadığını hissediyordum. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.