İçinde eksilen bir şeyler var. Uykunu çalıyor gecelerden. Ama sabah olduğunda, kahvaltı sofrasına oturmak zorundasın.İçindeki boşluk, seni saatlerce aya kilitliyor. Oysa ay batacak, güneş yeniden doğacak. Sen yerinde sayıyorsun, ama sonbahar ağaçları çoktan kararını vermiş; yapraklarını birer birer toprağa bırakıyor.Zaman yürüyor. Sen ise olduğun yerde kaldıkça, mevsimler senin yerine ilerliyor.
"Onların bu dünyadan göçüp gitmesi, gezintiye çıkmış olan diğer sinekler üzerinde hiç mi hiç etkili olmuyordu; onlarla aynı kaderi paylaşana dek -sanki fil ya da alakasız başka bir hayvanlarmış gibi-hiç istiflerini bozmadan, havalı havalı bakıyorlardı ölü sineklere."