İSLÂMİYET'İN ZUHÛRU SIRASINDAKİ DÜNYA AHVÂLİNE UMUMI BİR BAKIŞ (1)
İslâmiyet'in, muzdarib insanlığa neler getirdiğini ve Hazret-i Muhammed'in tebliğ eylediği İslâm talimatının beşeriyete nice hizmetleri olduğunu lâyıkıyla anlayabilmek için, o zaman ki dünya ahvâline şöyle umûmî bir nazar atfetmek yerinde olur. Milâdî altıncı asırda, dünyanın üstünü kalın siyah bulutlar kaplamıştı. Dünyada insanlığın en muhtaç olduğu şey huzur ve sükûn, âsâyiş ve emniyet kalkmış gibi idi. Dünyanın birçok köşeleri kanlı boğuşmalara sahne oluyordu.
Şöyleki: İspanya ve Cenûbî Fransa'da saltanat da'vâları yüzünden siyasî boğuşmalar, kargaşalıklar vardı. Fransa'da Vizigotlarla Franklar arasındaki nizâlar, tarihin en hazin sahifelerini yazıyordu. Anglo Saksonlar İngiltere adasını istîlâ etmişlerdi. Orada da kanlı boğuşmalar oluyordu. Bugün san'at ve medeniyet kaynağı olan İngiltere, o zaman vahşet içinde idi. Koyu bir zulüm ve zulmet içinde bocalıyordu. İtalya'da Romalılar eski şöhret ve ehemmiyyetini kaybetmiş, o koca imparatorluğun merkezi olan Roma şehri, sırf dinî bir merkez haline gelmişti. Bir Roma - Germen millet câmiası yapmak, yeni bir Garbî Roma İmparatorluğu kurmak istiyen Teodorik bunu yapamadan ölmüş; dâhilî ve hâricî entrikalarla sarsıldıktan sonra Roma'da kurduğu bu Germen-Got hakimiyeti nihayet bulmuştu. Bu hakimiyetin hudutları Sicilya'dan Tuna kaynaklarına ve Dalmaçya Alplerine kadar uzanan sahalarda bulunuyordu.
ve Bizans, eski tarihi şöhreti silinmiş, sönük bir halde idi. Şarkî Avrupa garpten, Ren nehrinin döküldüğü yerden başlıyarak doğuda Tuna'nın ağzına kadar kargaşalık içinde çalkalanıyor, yeni yeni istîlâlara ma'ruz bulunuyordu. İskandinavyalılar, Norveçliler, Danimarkalılar; Got'ların Hun'ların çığırına koyulmuşlar, istilâ peşinde idiler. Milletler göçüyor;
İmparatorlugun vatandaşları olarak bizlerin B ü y ü c ü -K ra lla r
doneminden
alabilecegimiz en büyük ders, gücün s ın ırs ız o lm a m a s ı g e r e k tiğ id ir . Bu ne
d e n le b ir im p a ra to r ta ç g iy d iğ in d e T a n rıla rın b ir ra h ib i o n u n k u la ğ ın a şunu
fıs ıld a r: Ölüm lü olduğunu unutm a. Öleceğini unutma. Ç ü n kü ö ld ü ğ ü m ü z d e ,
h a y a tta k i e y le m le rim iz i ya rg ıla ya n G ölge Tanrı A n ib a l ile y ü z le ş ir iz ve ö lü m
lü gü cü n h e rhan gi b ir şe kild e kötüye k u lla n ılm a s ı, Cehennemde sonsuzlukla
sonuklasacaktır.