Neyse, o sırada çok endişelenmiştim ve sanırım neredeyse kendimden geçmek üzereydim. Dizlerimin üzerine çökmüş, yoğun bir kanama geçiriyordum. Bu yüzden aklıma gelen tek şeyi yaptım ve yalvardım. Dedim ki, lütfen, Zark aşkına, gemimi alma. Ve beni böyle ilkel, Zark'ın cezası bir ormanda, beş parasız, ilk yardımsız ve kafası yaralı olarak bırakma. Benim de başım ciddi belaya girebilirdi, onun da."
"Peki, ne dedi?"
"Elindeki taşla başıma bir daha vurdu."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ondan korkmana gerek yok. O, senin ondan korkmanı istiyor. O senin korkunla besleniyor. Onu açlıktan öldüreceğiz Therru. Kendi kendisini yiyinceye kadar onu açlıktan öldüreceğiz. Kendi ellerinin kemiklerini kemirirken kemikler boğazına kaçıp tıkanıncaya kadar...
Çok basit, diye düşündü hiddetle, Mahir için, ondan güneşi almak; ondan gemiyi, kralı ve çocukluğunu almak çok basit, ama bunları geri vermek çok zor! Bunları ona geri verebilmek için bir yılımı harcadım; o tek bir dokunu suyla onları aldı ve attı. Ve bunun ona ne yararı var ödülü ne, gücü mü? Güç bu mu, bir boşluk mu?
Sessizlik adamı alıkoyuyordu. Kadın,adamın sessizlikten kurtulmak için verdiği uğraşı görebiliyordu. "Eğer bana sabredebilirsen," dedi adam.
Ben yirmi beş yıldır sabrediyorum, dedi kadın. Adama baktı ve gülmeye başladı, "Gel, gel haydi sevgilim. Olsun da geç olsun! Ben sadece yaşlı bir kadınım... Yitirilen bir şey yok, hiçbir zaman hiçbir şey yitirilmez.