O sevda -ki bir insanın yalnız gönlüne değil, aklına, fikrine, iradesine kısacası bütün heveslerine, manevi kuvvetlerine hakimdir- daime şüphe ve kuruntular içinde bulunmaktan zevk duyduğu için kulakları ve gözleri her duyduğu, her gördüğü şeyi onun karakterine göre duyup görmeye, akıl her hükmünü onun arzusuna göre vermeye mecburdur.
“Hocaya hürmet etmeyen zelil olur” sözü, tahsil ve terbiyenin en ürkütücü maddesidir. Bence bu madde herhangi bir diyarda uygulanamazsa orada ilerleme fikri uyanamaz.
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen göz yaşlarından daha yürek sızlatıcıdır.
İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar, yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır. (Nitekim her nefesini hayatını uzatmak için alır. Yine her nefeste hayatından bir nefeslik zaman azalır.)