tuba

tuba
@lotusus
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2014 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2014 00:00
Franz Kafka'nın; böcek metaforu üzerinden, ana akımından ayrılana karşı, toplumun duyduğu hoşgörüsüzlüğü, dışlanmışlığı vurgulayan, herkes gibi olmak istemeyenlerin yaşadığı trajediyi anlatan, farklılıklara duyulan tahammülsüzlüğü gözler önüne seren şahane bir eseri. Herkesin okuması, kütüphanesinde bulundurması ve önermesi gereken bir klasik.
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma
Reklam
Yalnızca “çabalamaya değmez” demektir kendini öldürmek. Yaşamak, hiçbir zaman kolay değildir kuşkusuz. Birçok nedenlerden dolayı yaşamın buyurduklarını yapar dururuz, bu nedenlerin birincisi de alışkanlıktır. İsteyerek ölmek, bu alışkanlığın gülünçlüğünün, yaşamak için hiçbir derin neden bulunmadığının, her gün yinelenen bu çırpınmanın anlamsızlığının, acı çekmenin yararsızlığının içgüdüyle de olsa benimsenmiş olmasını gerektirir.
Sayfa 23
Alıntı
Burukluk
Sanki bu dünyada yokum” diyor, “bazen var olduğumu hissetmek için kolumu ısırdığım, o acıyla birlikte bir insan olduğumu ve yaşadığımı anladığım oluyor.” Bir başkası, “Dünya bana sisler arasından görünüyor” diye betimliyor olan biteni, “her şey hayal ve gerçek arasında gidip geliyor” Bir diğeri, “Dünyaya sanki bir dürbünün tersinden bakıyor gibiyim” diye özetliyor durumu. Dinlediğim üç ayrı genç insandan odama düşen sesler bunlar. İçimde uğuldayan, anlamaya çalıştığım sesler. Görünen o ki, dünyaya ve kendine yabancılaşma hali, giderek daha çok insanı esir alıyor. O yakıcı ıstırap, ruhun derinlerine kök salıyor ve insan o duygudan sonra bırakın dünyayı, kendi bedenini bile yurt edinmiyor. Varlığın buruk tadı.
Alıntı
9/10
·334 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2023 20:58
" SİZE İHTİYACINIZ OLAN HER ŞEYİ SATABİLİRİZ AMA SATTIĞIMIZ ŞEYLERE İHTİYAÇ DUYMANIZI TERCİH EDERİZ. (s. 264 ) Kenti bir işgalci olduğunda ele geçiren merkez ve ona direnen küçük bir köyün hikayesi. Fabrikasyon ve el emeği, çılgınca bir tüketim ve onurlu bir üretimin çelişkilerinin işlendiği muhteşem alegorik bir eser. Yapaylığa direnen çömlekçi Cipriano, kızı Marta ve damadı Garçal'ın merkez ve köy gerilimine dair mücadelesini okuruz bu kitapta. Çömlek üreterek geçimini sağlayamayacağını gören Cipriano ve ailesi yapay bir cennet olan Merkez'e taşınırlar. Bir nevi sürgün olarak tanımlar ihtiyaç çömlekçi bu taşınmayı. Platonun mağarasına benzer bu Merkez. Mağaradaki gölgeleri gerçekler zanneden taşlaşmış insanlar içinden hakikati gören de çömlekçi ve ailesi olur. Hakikatin bu ani keşfi, aileyi yeni bir karar vermek zorunda bırakacaktır. Nasıl olsa bir anlatıma sahip güzel bir eserdi. Tavsiye ederim.
MağaraJosé Saramago · Kırmızı Kedi · 2022146 okunma