“Ruhumuzdaki boşluğun dolduğunu hissetmek muhteşemdir.” Eliyle karnını gösterdi. “İnsan, hayatı burada hisseder. Her soluk alıp verişinde, her gözünü kırpışında, ona her bakışında, ruhun, yaşıyorum yaşıyorum, diye çığlıklar atar.”
“Çünkü öyle güzel bir kafaydı ki çocukluk mereti, bugüne kadar ne içtiysem, ne denediysem, hiçbiri beni tekrar oraya götüremedi...
Rüya gibi... Sanırım bu nedenle rüyalarımda çocukluğumu görmüyorum. Bir rüyanın rüyası kolay kolay görülmüyor.”
“Kendime vereceğim bir iyi, bir de kötü haberim var. Kötü haber: Hayatımda hiçbir şey hayal ettiğim kadar iyi olmayacak. İyi haber: Hayatımda hiçbir şey hayal ettiğim kadar kötü de olmayacak.”
Bir mısırcının önünde durdu. Onunla birlikte, geçmişte kalan eylüllerin başka günlerinde, başka yerlerde, başka mısırcıların önünde, yüzlerce Melda ve Murat durdu. Yüzlerce farklı şekilde güldüler, yüzlerce para üstü aldılar; binlerce, on binlerce mısır tanesi yediler...