Tarih boyunca hemen tüm devrimciler, din ile değil, ama bir kısım din adamları ile karşı karşıya gelmişlerdir. Çünkü "eski düzen"le çıkarları bütünleşmiş olan bir din adamları kesimi, köklü değişimlere hep karşı çıkmış, dini bir siyasal amaç için kullanarak kitleleri etkilemeye çalışmışlardır. Kendilerinin etkisini ve ağırlığını azaltacak her girişimi de "dinsizlik" olarak nitelendirmekten çekinmemişlerdir. Sultanın ve düşmanın çıkarları ile bütünleşerek, Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal'in idam fermanını çıkaranlar gene bu tür din adamları olmuştur.
Fransa'daki Müslümanların manevi önderi Şeyh Abbas, Türk toplumunun dışından bir gözlemci olarak, bu konuda şöyle diyor: "Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünde din adamları çok olumsuz roller oynadılar. Mustafa Kemal din adamlarının hatalarını ve yarattıkları tehlikeyi anladığı için devrimine önce onlardan başladı. O, din adamlarının cehaletinden korkmakta, onların ülke için tehlike yarattıklarını düşünmekte haklıydı. Onun savaş açtığı din adamlarının tanıttıkları, savundukları İslam ile gerçek İslam arasında dağlar kadar fark vardı. Türklerin babası, dünyaya hakim bir Osmanlı İmparatorluğumu çökmüş, parçalanmış haliyle buldu. Bu koca imparatorluğun çöküşüne de İslam'ın yanlış tanınması, yanlış yorumlanması neden olmuştu. Atatürk cehalete karşı savaştı, İslam'a karşı değil..."
P parçacığı sadece doğal halde bulunmaz. Modern zamanların büyük bir dâhisi 20. yüzyılın en yıkıcı silahını yaratmak için bu molekülü ayrıştırmayı başardı: O dahi Einstein'di, silah ise atom bombası. İzafiyet teorisinin temeli şu denklemdir: e = mc² Ona nihai formülle ilgili vahiyin inmesi için sadece birkaç yıl yetti. Bu da ailesinin evinde köpüklü banyo yaparken saldığı osurukla oldu: e= mc yada m= 13 ve c = 3 ya da 13+3 = 16 = p; dolayıstyla: e= p²= pp = pepe = puurrrrrt = BUUUUUUUUUUUUUUUUUM
Désencyclopédie Wikia
Mitolojinin önemi üzerine uzun açıklamalar yapmaya gerek yoktur. Şiirlerimiz, romanlarımız ve günlük yayınlarımız Klasik Dönem referanslarıyla doludur. Sanat galerilerimizde ve müzelerimizde gördüğümüz birçok eserin tadını, onları yüzyıllardır ressamlara, heykeltıraşlara ve şairlere ilham veren mitolojik bilgilerden habersiz olarak almak mümkün değildir.
"Peki, şimdi Kensington Bahçeleri'nde yaşamıyorsan... "
"Hala bazen gidiyorum oraya. "
"E o zaman genelde nerede yaşıyorsun?"
"Kayıp çocukların yanında."
"Kim onlar?"
"Dadıları başka tarafa bakarken pusetlerinden düşen çocuklar. Yedi gün içinde kimse onlara sahip çıkmazsa uzaklara, masraflarını üstlenen Hiçbiryer'e gönderilirler. Ben de onların kaptanıyım. "
"Ne kadar eğlencelidir kim bilir! "
"Evet," dedi kurnaz Peter," fakat oldukça yalnızız biz. Yani hiç kız arkadaşımız yok. "
"Öbür çouklar arasında kız yok mu?"
"Ah, hayır... Kızlar pusetlerinden düşmeyecek kadar akıllıdır. "