M.Y.

M.Y.
@m_y_1903
Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.Oğuz Atay
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2018 45. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2018 15:26
İngiltere'de bir kral ve kraliçe, Fransa'da bir kral ve kraliçe, çevrelerinde ise her şeyin yolunda olduğunda ve sonsuza dek böyle kalacağından emin olan soylular... Çevrelerindeki küçük yaratıkları çoğu kez nedensiz yere ezip geçmelerinin olağan sayıldığı bu ülkelerden birinde, "ufak yaratıklar" bu adaletsizliğe dur diyebilmek için içten içe büyürken, soylular giyotine kellerini teslim edeceklerini akıllarından bile geçiremezlerdi. Üstelik giyotinin ne olduğunu bile bilmeden.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
Reklam
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2018 41. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2018 15:52
"Öğretmenimin gönlümü ısıtan gülüşünü görmeye, bilgi veren sesini duymaya can atardım." Eğitime, öğretmene değer verilmeyen daha doğrusu gerek olmadığına inanılan bir köyde, Duyuşen adlı öğretmenin -ki mesleki alanda fazla bilgisi olmayan birisidir kendisi- o köyde yaşayan çocukların tek kurtuluş yollarının eğitim olduğunu fark etmesiyle Altınay adında bir kız çocuğunun yaşam serüveni başlar. Duyuşen ilk önce köye derme çatma bir okul yapar. Daha sonra her gün okuldaki çocukları dereden geçirir, kar, kış demeden öğrencilerinin geleceği daha doğrusu ülkesinin geleceği adına binbir eziyete katlanır. Ama bundan zerre de gocunmayarak yapar. Varoluş gayesini bu yola adar. Duyuşen, bir öğretmenin sahip olması gereken hep türlü duyarlılığa sahiptir. Öğrencilerine fedakardır, onlara verdiği sözlerin arkasında dimdik bir şekilde durur, en önemlisi de mesleğine verdiği değer onun özel ve rol model bir insan yapmaktadır. Ne güzel bir sözdür: Bir öğretmeni unutulmaz kılan şey; öğrencisinin yüreğine yaptığı dokunuştur. Yüreğine dokunduğu öğrencilerinden birisi olan Altınay, gün gelir ülkesinin önemli akademisyenlerinden birisi olur ve gelin öğretmenin yüreğine yaptığı dokunuş sonrası öğretmenine nasıl teşekkür ettiğine bakalım: "Duyuşen'le dağlardan indiğimiz o yolu bulabilsem şimdi gider, toprağa eğilir öğretmenimin ayak izlerini sevgiyle öperdim. Bu yol benim hayatımın yoludur. Bu yola, geçirdiğim o güne teşekkürler. O güneşe, o toprağa binlerce, binlerce teşekkürler."(s.52) Türk eğitim sisteminde nice Duyuşen'ler yetişmesi dileğiyle, bu kitabı bütün öğretmen adayı arkadaşlarıma öneriyorum. Elips Yayınları, 9. Baskı
Edebiyat
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201810,7bin okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2018 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2018 18:04
"Gurul da senin gibi düşündü anlaşılan. 'Bayram fukaranın biri, sesini çıkaramaz, çıkarırsa da bastırırız.' dedi." Deli Haceli adında bir zalimin Kara Bayram adında bir mazlumun, fukaranın hakkını yemesiyle başlayan bu eser; Bayram'ın, annesi Irazca ile birlikte hakkını arama serüvenin konu edinmektedir. ÖZET: Deli Haceli ve karısı Fatma evlerinin çok nemli olmasından yakınarak tam Irazca ve ailesinin kaldığı evin önüne ev yaparlar.Bu sırada köye ziyarete gelecek kaymakamın haberi alınır..Kaymakamı ağırlamak adına çeşitli hazırlıklar tertip edilmeye başlanır.Bu iş önce Kara Bayram'ın kuzusunu çalmakla işe başlarlar.Köyün muhtarı kişisel menfaatleri için Haceli'ye destek olur ve bir gün muhtarlığa konuşmak vaadiyle çağırdığı Kara Bayram'ı birkaç adamına dövdürür.Hem kuzusundan hem de üstüne dayak yiyen oğlunu gören Irazca , intikam almak için bir gece Haceli'nin ev yapmak için kazdığı temelleri doldurur.Bayram ise ev yapımı için gerekli olan kerpiçleri parçalar.Sabah kalktığında bütün yaptıklarının yok olduğunu gören Haceli, öfkeyle o sırada hamile olan Haçça'ya taş atar ve onun düşük yapmasına sebep olur.Irazca , kaymakam köye ulaşmadan onun yolunu keser ve hakkını aramak için kaymakamdan destek ister.Kaymakam, kendisi için hazırlanan tüm tertibe ve eğlenceye katılmadan açılışı yapar ve Irazca'nın hakkının verilmesini ister, aksi halde kendisinin dava açacağını söyler.Muhtar kendisinin de suçlanacağını düşündüğü için Haceli'ye verdiği desteği keser ve Kara Bayram'a yanaşmaya çalışır. Haceli'nin bütün yaptıklarından vazgeçeceğini ve bir miktar maddi destek olacağının teminatını verir Kara Bayram ikna olsa da annesinden çekindiği için tekliflerini kabul etmez ve şehre gidip dava açacağını söyler. Şehirde mi büyüdünüz? Köy hayatıyla ilgili fazla bir bilginiz yok mu?
Edebiyat
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2018 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2018 22:58
"Garbın ruh iklimi bana çok soğuk geldi, şark ikliminde sükun ve şifa arıyorum." ****Garb: Batı, Şark: Doğu*** II. Abdulhamit döneminden portreler yansıtarak Rabia isminde muhafazakar bir kız ile eski bir papaz olan Peregrini arasındaki aşkı; Doğu - Batı sorunsalı üzerinden işleyen bu eserin en dikkat çekici yanı, II. Abdülhamit döneminin İstanbul’unu her zümreden insana yer vererek anlatmasıdır. Fakir kenar mahallesi, zengin konakları ve saray çevresiyle. Ayrıca kahramanlara yüklediği rollerle de dönemin siyasi ve toplumsal sorunlarına da dikkat çekmektedir. Örneğin; sıradan insanlar, devrimci bireyler, yozlaşan tabaka, saray çevresi gibi rollere sahip bireylerin olması buna örnektir. Halide Edib romanda bir kadının kendi ruh çatışmalarının yanı sıra din etkisiyle kalbi ve aklı arasında karar verişini anlatıyor. (Özgür Yayınları, 7.Baskı)
Edebiyat
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,9bin okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2018 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2018 16:29
"SOKRATES: Sevgili dostum! Doğrunun ne olduğunu öğrenebilmek için çırpınıp duruyorum." Platon'un diyaloglarından birisi olan "Kratylos", "Adların Doğruluğu" şeklinde ifade edilmektedir. Adların ait olduğu şeyle ilişkisi, nasıl verildikleri, kökenleri ve doğrulukları üzerine yazılmış olan bu eser; özellikle dilbilim alanının ortaya çıkmasıyla birlikte dilbilimciler tarafından inceleme konusu olmuştur. Dilbilim alanında önemli bir kaynaktır. Ancak sanırım böyle eserlerin orijinal dillerinde okunması, eserin kavrama ve anlamladırma sürecinde daha etkilidir. Çünkü bazı kelimeler özellikle Türkçeye çevrilmediği için metinden bazen kopmalar meydana gelmektedir. Say Yayınları, 1.Baskı
Felsefe
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015351 okunma
Reklam