Bir yelkenli gibi sarhoş olup sahillere vurabilseydim
Açmaya duran gülüm, işitiyor musun beni?
Ustamın deyimiyle, şu kâinat denen nesnenin içinde
En çok sevdiğim yürek, üzerine en çok titrediğim insan kalbi
Senin göğsünün içine takılı olanıdır
Anası bana bir oğlancık doğurdu kaşsız, sarı bir oğlan
Masmavi kundağında yatan bir nur topu, üç kilo ağırlığında
Benim oğlan dünyaya geldiği zaman çocuklar doğdu Kore'de
Sarı ayçiçeğine benziyorlardı, MacArthur kesti onları
Gittiler ana sütüne bile doymadan, benim oğlan dünyaya geldiği zaman
Çocuklar doğdu yunan zindanlarında babaları kurşuna dizilmiş
Bu dünyada birinci görülecek şey diye demir parmaklığı gördüler
Benim oğlan dünyaya geldiği zaman çocuklar doğdu
Anadolu'mda mavi gözlü, kara gözlü elâ gözlü bebeklerdi
Bitlendiler doğar doğmaz kim bilir, kaçı sağ kalır mucize kabilinden
Benim oğlan benim yaşıma bastığı zaman, ben bu dünyada olmayacağım
Evet ama harikulâde bir beşik olacak dünya siyah, beyaz, sarı
Bütün çocukları sallayan mavi atlas döşeli bir beşik
Son hayalım, son hasretim, son sözüm, nar tanem
Yutkunuşum, uyanışlarımın en güzeli
Kadınım benim, kadınım, kadınım, kadınım benim