Beş para etmeyen romanları okuyunca boşa vakit harcadığımı hissediyorum. Her zaman böyle değildim aslında. Önceleri bol bol zamanım vardı, işe yaramadığını düşündüğüm romanları bana bir şeyler katar diye okurdum yine de. Şimdi daha farklı. Yaşlanıyorum galiba.
O zamanlar bilmiyordum. Birini tekrar düzelemeyecek kadar kötü kırabileceğimi. İnsan, sadece var olarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu.
Şanssız vatanımızın "büyük sosyal devrim"in onu attığı yüz karası ve yoksulluk çukurunun en dibinde bulunduğu günümüzde çoğumuzun aklına giderek daha da sık, aynı düşünce geliyor.
Direşken bir düşünce bu.
Karanlık, karamsar bu düşünce bilincimizde yer ediyor ve ısrarla cevap bekliyor.
Bu sade bir düşünce: İleride başımıza neler gelecek?