8/10
·536 syf.··
2026 58. kitabı
Derin Mavi Sezer, arkadaşı Baran'ın kaybolmasıyla büyük bir bilinmezliğin içinde kendini bulmuştur. Her ne olursa olsun arkadaşları Berfu, Dünya Can ve yeni tanıştığı Aziz Ata ile Baran'ı bulmak için seferber olmuşlardır. Ancak Baran hiç tahmin etmedikleri bir şekilde karşılarına çıkmış, ardından da kimsenin bilmediği büyük bir sırrı ortaya çıkartmıştır. Bu sırla herkesin ailesi dağılmış, Derin ise kendini Madrid'de bulmuştur. Orada sıfırdan bir hayat kurmuş ve geçmişi geride bırakmaya çalışmıştır. Ancak birgün aldığı bir haberle ülkeye geri dönme zamanının geldiğini anlamıştır. Lakin dönüşü, hem büyük sevinç yaşadığı hem de kötü bir sürecin içinden geçmesi gerektiği bir zamana denk gelmiştir. Derin, büyük bir karmaşanının içine yeniden çekilirken, Aziz Ata tekrar onun yanında olacak ve geçmişin sır perdesi bir daha aralanacaktır. Nefes alamdan okuduğum bir seri oldu.Olaylar zaten gizemliydi kim neyi neden yaptı bilmiyorduk ama ilk kitapla birlikte çoğu şeyin çözüldüğünü düşünmüştüm.Aslında her şey arka planda gizliymiş.Derin, Dünya Can ve Berfu'nun yaşamak zorunda bırakıldıklarına rağmen bir arada kalmayı başarmalarını çok sevdim.Aziz Ata'ya ilk kitapta kızmış olsam da bu kitapla birlikte yeniden kalbimi kazanmayı başardı.Onun çocukluğu, yaşamak zorunda kaldıkları ve tüm her şeyin altında kalması beni paramparça etti.Ayrıca onun kadar adaletten yana olan birini de görmedim.Özellikle de abisi konusunda...Tabi birde Derin'in annesinin mektup olayı var ki orada hem içim acıdı hem de yok artık dedim.Olaylar hızlı bir şekilde çözüldü ve her şey bir sonuca bağlandı.Ben yazarın genel olarak kalemini seviyorum ve seriyi sizlere de gönülden tavsiye ederim.
Bul Beni 2Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202673 okunma
Ben Pauline'i Arıyorum Ama O
Puan vermedi·368 syf.··
2026 50. kitabı
Merhaba Sevgili Okur Kitap, yıllar önce kısa bir yaz mevsiminde yaşanmış Burak ile Pauline adında bir kadının karşılaşmanın insanın içinde nasıl derin izler bırakabileceğini anlatıyor. Felsefe akademisyeni Burak, hayatında Buket ile her şey yolunda görünse de geçmişin bir köşesinde saklı kalan bir hatıranın peşinden gitmekten kendini alamıyor. Tesadüfen aldığı bir haber onu arkadaşı Ediz ile Avrupa'nın farklı şehirlerine uzanan sıra dışı bir yolculuğa çıkarırken, Pauline'i arayışı zamanla bir insanı bulma çabasından çok daha fazlasına dönüşüyor. Floransa'dan Prag'a, Berlin'den Madrid'e uzanan bu serüvende Burak; aşkı, özlemi, kaçırılmış ihtimalleri ve yıllardır taşıdığı duyguları yeniden sorguluyor. Geçmişle bugün arasında gidip gelen hikâye, okuru da "İnsan gerçekten kimi arar?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Aşk, aidiyet, hatıralar ve kendini keşfetme temalarını merkeze alan bu kitap, insanı kalbin en derin sorularıyla yüzleştiriyor. Bazen yıllar sonra çıktığımız yolculukların amacı bir başkasını bulmak değil, kendimize ulaşmaktır. Siz de insanın kendi iç yolculuğunun izini süren, duygusu yoğun bir okuma arayışındaysanız mutlaka şans vermelisiniz. ✿Hep kitapla kalın
Ben Pauline'i Arıyorum Ama OBurak Çapraz · Edebiyatist Yayınevi · 202559 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·384 syf.··
2026 28. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:36
Bir Zamanlar Hayat Bizimdi... Madrid sokaklarında, İspanya İç Savaşı'nın karanlık günlerinin ardından, küçük bir ikinci el kitapçı işleten Lola ve Matias'ın sevgiyle örülmüş hayatlarına bir gün sessizce bir kadın sızar: Alice. Alice ve Lola, Lepiska Saçlı Kız adlı kitabı birlikte okurken, yalnızca satırların arasında değil, birbirlerinin hayatlarında da yolculuğa çıkarlar. Bir kadının yalnızlığı... Sevmesi, sevilmesi... Kimlik arayışı, dostluğu, cömertliği ve gücü... Naiflik ve zarafetle örülmüş bir dünyanın içinde; hayatına girenler, hayatından çıkanlar, yaptığı seçimler ve onların izleri... Yazarın birbirine karışmadan, incelikle ördüğü anlatım sayesinde zaman zaman kendimi okuduğum kitabın içinde başka bir kitapta bulmam .. Bazı kitaplar bittiğinde büyük cümleler kurdurmaz insana. Sadece kapağını kapatıp bir süre sessiz kalmak istersiniz. Kitabı kapatır, bir durup etrafını hisseder, kahve kokulu Madrid sokaklarında belki bir otobüste , belki de yağmurun altında şemsiyeni açıp yürüdüğünü hayal edersin. Tüm duyguları, tüm atmosferi hisseder, kitabın içinde kalır çıkmak istemezsin. Bir Zamanlar Hayat Bizimdi benim için böyle bir kitaptı. Detaylara girip okuma keyfini kaçırmak istemiyorum ama kitabı bitirdiğimde geriye kalan duygu şuydu: İyi ki okudum.
Bir Zamanlar Hayat BizimdiMarian Izaguirre · DeliDolu Kitap · 2015375 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 01:22
İfrit Leigh Bardugo 2024 Goodreads Okur Ödülleri En İyi Fantezi Romanı Finalisti “İfrit” ile selamlıyorum sizi. Orijinal adı “The Familiar” olan eser ünlü fantastik kurgu yazarı Leigh Bardugo'nun tahtının neden bu kadar sağlam olduğunun kanıtıdır bence. İspanya'da Madrid Engizisyonu'nun gölgesinde hayatta kalmaya çalışan bir hizmetçinin tehlikeli güç oyunlarını konu alıyor. Yetenek, bir ceza mıdır yoksa ödül müdür sorusunun cevabıdır bir bakıma da … Kralın gözdesi olabilmek için yarışılan kanlı ve entrika dolu bir güç oyununun ortasında kendini bulan karakterin hayatta kalabilmek adına ölümsüz bir varlık olan Santángel ile ittifak kurmak zorunda kalışını okuruz, görünürde. Saray ihtişamı, acımasız ve adaletsiz engizisyon korkusu ve inanç baskısı kusursuz bir tarihi arka planla ve gotik bir atmosfere harmanlanmış. Karakter psikolojisi, güç, inanç, iktidar, özgürlük ve sahtekârlık gibi kavramlar üzerinden karanlık bir anlatımla sunulmuş. Şayet Grishaverse evreni veya Ninth House tarzı #darkfantesy okumayı seviyorsanız, İfrit inanıyorum ki çok iyi bir seçenek olacaktır.
İfritLeigh Bardugo · İthaki Yayınları · 2026134 okunma
8/10
·384 syf.··
2026 150. kitabı
İfrit #okudumbitti İfrit’i bitirdim ve şu an hâlâ o Madrid sokaklarının tozu, sarayın gösterişi ve Engizisyon’un soğuk gölgesi üstümde gibi hissediyorum… Bu, Leigh Bardugo’dan okuduğum ilk kitaptı ve şunu net söyleyebilirim: Kalemine bayıldım. Hikâyenin en sevdiğim tarafı, “büyük” bir destan anlatmadan da insanın içini sıkıştıran, kalp çarptıran bir gerilim kurabilmesi oldu. Luzia’yı tanıdığımızda o kadar sıradan ve görünmez biri ki… Mutfakta, arka planda, “kimsenin bakmadığı” yerde. Ama tam da orada yaptığı küçük mucizeler bir anda hayatını geri dönüşsüz bir yola sokuyor. Gücün kendisi değil, gücün fark edilmesi tehlikeli. Hele bu dünyanın kuralları “yanlış anlaşılmaya” bile izin vermiyorsa… İlk bölümlerde bir tık yavaş ilerledim; çünkü dönem, terimler ve o “her an suçlanabilirsin” hissi hemen içine çekse de, zihinde oturması zaman istiyor. Ama bir noktadan sonra taşlar yerine oturuyor ve sayfalar daha hızlı akmaya başlıyor. Özellikle “yarışma” tarafı başladığında kitabın tansiyonu yükseliyor; hem gösteri gibi hem de ölümcül bir sınav gibi… Ve ben bu ikili hissi çok sevdim. Santángel’e gelirsek… Kitabın karanlık mıknatısı gibi. Ne tamamen güvenli, ne tamamen “kötü.” Onunla ilgili en etkileyici şey, gücünün yanında taşıdığı ağırlık. Aralarındaki bağ da bana yapay bir “hadi şimdi romantizm olsun” gibi gelmedi; daha çok, iki yalnız insanın birbirini istemeden de olsa anladığı, birbirine tutunmak zorunda kaldığı bir yerden büyüdü. Sessiz, yavaş ve tehlikeli. Luzia’nın dönüşümü ise kitabın kalbi bence. “Kurtulayım” diye başlayan bir arzunun, yavaş yavaş “Ben kimim, neye razıyım, özgürlük dediğim şey ne?” sorularına dönüşmesi… Ve bunu yaparken karakterin bir anda süper kahramana dönüşmemesi, hâlâ korkması, hâlâ hata yapması çok gerçekti. Karanlık bir masal okudum ama
İfritLeigh Bardugo · İthaki Yayınları · 2026134 okunma
"Esir" Şehir ve Kâmil Bey
8/10
·463 syf.··
2024 100. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2024 01:48
Babası Paşa olan Kâmil Bey, ömrünün büyük bir kısmını zevk ve sefahat içerisinde geçirmiş bir asilzadedir. Yaşamı Avrupa'da geçmiştir. Eşi de paşa kızıdır. Savaş ile parasız kalınca Madrid'de sefarette görev alır. Ardından parasızlık içinde İstanbul'a döner. Eski konağını tadilat ile kendine bir ev yaptırır. Burada avare dolaşırken lise arkadaşı Ahmet'e denk gelir. Ahmet, arkadaşı İhsan'ın çıkarttığı Karadayı dergisinden bahseder. Kâmil'e ihtiyaçları olduğunu söyler. Kâmil Bey de bu dergi için çalışır. Zamanla dergiyi ve daha ziyade Anadolu'daki İstiklâl Mücadelesi'ni kendine dava edinir. İhsan tutukludur, eşi Nedime Hanım dergi işlerini halleder. Nedime Hanım'ın bu azimli duruşundan etkilenir. Zamanla bu derginin tehlikeli işlere de alet olduğunu görür. Anadolu'daki mücadeleye katkı sağlar ve yasadışı işler yaparlar. Hafiyeler ve dedektifler peşlerindedir. Kâmil Bey, nihayetinde önemli bir evrâkı teslim ederken yakalanır. Tutuklanır ve burada zor şartlar geçirir. Kendisine rütbe mevkili işler teklif edilir, ama o Anadolu'yu kendine ülkü edinmiştir. Davasından vazgeçmez. Kısacası kitapta, Avrupaî bir halkına sırt çevirmiş bir mirasyedinin Nedime Hanım ve diğer gözü kara kişilerden etkilenip Mustafa Kemal Paşa ve İstiklâl Mücadelesi'ne destek olması; bu uğurda sevdikleri ile dahi tartışıp mevki ve paradan feragat etmesi anlatılır. Kâmil Bey bize kusursuz bir kahraman olarak değil; günahı, buhranı, hatasıyla bu memleketi kendine dava edinmiş bir kişi olarak sunulur. Kemal Tahir'in akıcı ve edebî dili de romana tat katıyor. Memleketin ahvalini, ne denli çaresiz olduğumuzu, "esir" şehirde yaşamanın hazinliği görüyoruz. Üçlemeye Kâmil Bey'in tevkifhane hayatını gördüğümüz Esir Şehrin Mahpusu ile devam edeceğiz. Tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 201913,3bin okunma