Peki değer verilecek ne kaldı geriye? Bence insanın kendine has yapısına, amacına uygun hareket etmek ve etmemek. Bütün işlerin ve sanatların hedefi de budur: Üretilen şey, üretildiği amaca uygun olmalıdır.
... Bu devlet, artık yalnızca kendi kendisine ayak uyduruyordu, insan bu devlete olumsuz özgürdü, hep kendi varoluşunun yetersiz nedenlerini duygusu içerisindeydi ve çevresi, olmamışsın ya da tersine, olmamış kılınabilecek bir olmuşun büyük imgelemi tarafından, sanki insanlığın geldiği okyanusların soluğuyla okşanırmışçasına sarılıydı.