Bu sebeple pek çok kimseleri görürsün ki; onlar ticaretlerinde, sanatlarında hatta ilim tahsillerinde birçok yorgunluklara, zillete, hüsrana tahammül etmektedirler.
Onlar şimdi kaybettiklerinden daha fazlasını gelecekte kazanacakları için böyle yapmaktadırlar.
Hal böyle olunca, ileride sınırsız faydalar sağlamak için simdiki bazı ufak tefek faydaları terk etmeyi göze almalıdır.
Dünyada yaratılan her akıl sahibi, mal talebine hırslıdır. Para harcar, bekler, zaman kaybeder.
Meselâ, bir iksir ile bakırı som altına çevirmek için eline bir aylık bekleme fırsatı geçse, halen elinde bulunan daha az değerdeki bakırdan vazgeçer. Daha sonraki bir tarihte eline geçecek olan kıymetli madeni bekler.
Yine büyük nimetlere erişeceğini bilen bir kimse, ona kavuşabilmek için bir müddet açlığın elemine tahammül eder. Buna sabredemeyen kişi akıllı sayılmaz.
Çok büyük ahiret nimetlerine ulaşmak da meşakkate tahammül ile olur. Ölüm, insanın peşinde pusudadır. Altın madeni ahirette insana bir fayda sağlamaz.
Eğer bir ay içinde veya daha sonra ölüm bir kimse için mukadder ise, dünyadaki altınlarla da kendisini kurtaramaz.
İşte akıl sahibi bir kimse nasıl olurda bu ölüm ihtimaline rağmen altını elde etmek için gayret sarf eder ve akıl sahibi bir kimse nasıl olur da nihayet yüz yıl olan ömrünün sayılı günlerini şeheví arzular peşinde harcar!