Məhəmməd İmanov

Bu sebeple pek çok kimseleri görürsün ki; onlar ticaretlerinde, sanatlarında hatta ilim tahsillerinde birçok yorgunluklara, zillete, hüsrana tahammül etmektedirler. Onlar şimdi kaybettiklerinden daha fazlasını gelecekte kazanacakları için böyle yapmaktadırlar. Hal böyle olunca, ileride sınırsız faydalar sağlamak için simdiki bazı ufak tefek faydaları terk etmeyi göze almalıdır. Dünyada yaratılan her akıl sahibi, mal talebine hırslıdır. Para harcar, bekler, zaman kaybeder. Meselâ, bir iksir ile bakırı som altına çevirmek için eline bir aylık bekleme fırsatı geçse, halen elinde bulunan daha az değerdeki bakırdan vazgeçer. Daha sonraki bir tarihte eline geçecek olan kıymetli madeni bekler. Yine büyük nimetlere erişeceğini bilen bir kimse, ona kavuşabilmek için bir müddet açlığın elemine tahammül eder. Buna sabredemeyen kişi akıllı sayılmaz. Çok büyük ahiret nimetlerine ulaşmak da meşakkate tahammül ile olur. Ölüm, insanın peşinde pusudadır. Altın madeni ahirette insana bir fayda sağlamaz. Eğer bir ay içinde veya daha sonra ölüm bir kimse için mukadder ise, dünyadaki altınlarla da kendisini kurtaramaz. İşte akıl sahibi bir kimse nasıl olurda bu ölüm ihtimaline rağmen altını elde etmek için gayret sarf eder ve akıl sahibi bir kimse nasıl olur da nihayet yüz yıl olan ömrünün sayılı günlerini şeheví arzular peşinde harcar!
Sayfa 21·Kitabı okudu
Din
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Meşhur allâme İbn-i Haldûn yazdığı bir risalede şöyle demektedir: "ilim, amelde esas olduğu müddetçe tarikatta mürşide gerek yok. İşte bu esaslar İmam Gazâli'nin kitaplarından alınmalıdır. Onlardan elde edeceğin bilgiler sana kâfidir."
Sayfa 14·Kitabı okudu
İmam Gazali
Normal toplumsal etkileşimin bir anda hangi yollarla kopma noktasına geldiğine örnekler verirken, bana Sırpların Boşnak bir dişçiye yaptıklarını anlattı. Onu kollarından bir lamba direğine asmışlar, ve omurgasını kırana kadar metal bir çubukla vurmuşlardı. Dişçi orada üç gün boyunca asılı kalmış, Sırp çocuklar okula giderken cesedinin yanından yürüyüp geçmişlerdi. Hasan'ın ifadesiyle "Bazı evrensel değerler vardır ve bu değerler, temel niteliktedir: öldürmeyeceksin. 1992 Nisan'ında bu 'öldürmeyeceksin' kuralı birdenbire yok olmuş ve 'git ve öldür'e dönüşmüştü."
Sayfa 183·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular