Məhəmməd İmanov

Ana karnındaki çocuğa (cenin) dokunma kuvvetinin peşisıra verilen ilk kuvvet koku alma kuvvetidir. Bunun için hamile kadınlar kötü kokulardan muhafaza edilirler. Yine onlara çocuğa bir zarar gelmemesi için yiyemeyecekleri besinler koklatılmaz.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Hayata Dair
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·175 syf.·
Beğendi
·
55 günde okudu
·
2025 2. kitabı
İmam Gazali
10/10 · 10 okunma
Kitabın Hatimesi
Bütün bunların sonucunda ben bil ki, şunu söylüyorum, bu kitapta yazmış olduğum kısımlarda, hacimlerinin küçüklüğüne rağmen, değer olarak büyük esasları ortaya koydum, harekete geçirdim. Şayet bu kitabın anlaşılmasına kendini verirsen, benim durumun hükmüyle (gereğiyle) meşgul olup, etraflıca beyan etmediğim kısa, öz olarak bıraktığım bazı yerlerin fazladan izahına meyledersin. Bu ayrıntıları Mi'yaru'l-İlm kitabına bıraktım ve bu nüshayı henüz açığa çıkarmadım ve ellerinize geçmedi. Çünkü o kitap hazf, ziyade ve değiştirmek bakımından, biraz daha güzelleştirme ve düzeltmenin yapılmasına ihtiyaç vardır. Şu ana kadar, kader onun güzelleştirilmesine meydan vermedi. Eğer ecel gecikir, engeller kalkar ve kalbimiz bütün kuvvetiyle Cenab-ı Hakk'a yönelir ise ve temizlenmesi gerekeni temizlemek suretiyle kitabın yapılmasına yönelirsem, o zaman bu kitapta muhtaç olduğun ve seçiminde serbest kaldığın şeyi bulursun. Şu an ise, sana yeniden edeceğim vasiyetim şudur: duaya devam etmek ve Allah Teala'dan, kitabı tasnif ve ilmi ifade cihetiyle vermek istediğim şeylerde niyetimi halis kılmasıdır ki, dünya hazlarından nasipsiz veya sırf dünyaya yönelen ya da halkı Allah'a davet edip de, kendisi ondan yüz çeviren kimsenin hali ne kötüdür. Nefsimizin şerrinden ve kötü amellerimizden Allah'a sığınırız. Allah'tan hallerimizi, sözlerimizi ve fiillerimizi islah etmesini dileriz. O fazlından ve geniş cömertliğinden cevap vermeyi sevendir. Hamd, ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Din
Ruh
Bunlardan hangisi doğrudur dersen, bil ki; bu konuda soru sorulan, ya bilmemekten uzak değildir, ancak açıklama mümkün değildir. Ya da bilmekten uzak değildir ve bu konuya dalmak onun için doğru değildir. Nasıl kıdem Allah'ın sırrı ise, ruh da Allah'ın sırrıdır. Rasulullah onun açıklamasında ileri gitmeye müsaade etmemiştir. Onun şu ve bu şekilde olduğuna cevap verilmemesi, Tevrat'taki vasıflarındandır. Yani onun sırlarını açıklamaması ve bütün olarak ruhtan bahsetmemesi. Ancak zannetme ki, Allah Teala onu bu konuda bilgili kılmamıştır. Çünkü o bundan daha yüce işleri bilir. Ruhu bilmeyen kendisini bilemez. Onun Allah'ı ve meleklerini bilip, öncekilerin ve sonrakilerin ilimlerini ihata ettiği ve O'nun kendisini bilmediği nasıl zann olunur? Fakat o, bir kuldur, bir emirle emr olunmuştur ve o emre uymuştur. Buna inanan herkesin ona uymayı kabul etmesi ve bilsin bilmesin onun sustuğu konularda susması gerekir. Onun ümmetinin içinde, bu işin (ruh) kendisine açıldığı alimler ve velilerden birisinin bulunması tabiidir. Bunun muhal olduğuna dair şeriatta bir delil de yoktur.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Din
Hâdisin tanımında onun kadīm (ezeli) olmayan şey olduğu söylendi ki, bu çılgınlıktır. Bu kadîm, hâdis olmayandır diyen kimsenin sözü gibi, zıddın zıddıyla tanımıdır ve durum (problem) burada dönüp dolaşır. Onun ezeli kudretle ilgili olan şey olduğu söylendi. Bu ise ancak delillerle anlaşılan kapalı bir özelliğin (lazımın) söylenmesidir. Hâdis'e gelince, düşünce ve akıl yürütme olmaksızın açık bir kavramdır. Açık olanın, kapalı olan bir sözle izahı büyük bir hatadır. Ömrüme yemin olsun ki, kim efradını cami ve ağyarını mani her lafza tanım ismini verirse, ona göre bu kesinlikle bir tanımdır. Aynı şekilde onun "hâdis, kadîm olmayan şeydir" sözü de böyledir. Fakat biz diyoruz ki, akıl önce varlığı idrak eder, sonra onun kısımlarını idrak eder önceden yokken sonradan var olan ve anlamında başlangıcı olan ve evveli olmayana ayrılmasını idrak eder. Kadîm bu iki bölümün birinden ibarettir. Hādis diğer kısımdır. Deriz ki, hâdis yokluktan (adem) sonra var olandır, veya yok olduktan sonra olandır veya var kılınandır veya yokluğun kendisinden önce geldiği şeydir veya yokluktan var edilendir. Bunlar tanım değildir. Bilakis hepsi tek bir tanımdır ve anlam değil de, ibareler tekrar edilmiştir. Bu, "hâdis kudretin taalluk ettiği şeydir" diyenin sözü gibi değildir. Çünkü o, ilk manası anlaşılmayan diğer bir tanımdır. Bu tanımlar, bu anlamı gerektirir. Çünkü kudretin taalluk ettiği şeyin hâdis olması gerekir ve birbirini gerektiren iki şeyle kendisinin iki ibaresi olan bir şey arasında fark vardır. "Yokluktan var olandır" diyenin sözü de doğru değildir. Çünkü ağaçtan sedir yapıldı anlamında, ağaçtan denilir. Yok olan bir şey var kılınamaz. Bu, nadir itirazların olduğu bir durumdur. Biz müşterek lafzı inkar etmiyoruz. Fakat biz, müşterek lafızın karine ile anlaşıldığı zaman nassa dahil
Sayfa 162·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce